"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Efsun

Havva Küçük KONUR
07 Temmuz 2019, Pazar
Sonsuzluğuna besteler yazarım hergün. Gökyüzüne hep maviyken bakarım. Daha bir sahici gelir bana, daha bir mûnis...

Nedendir bilmem, kalem sadece seni yazacağında ışıldar. Hiç susmaz, susmak istemez, hep içini dökmek ister. Kâh serâda kâh süreyyada gezmek ve bu semâda mütemadiyen temaşa ister.

İstanbul... Vazgeçenlerin peşinden giden, peşinden koşanların yakalayamadığı şehir.. Hep bir güvercin bakışı, bir martı süzüşü, bir erguvan sessizliği sende sezdiğim. Çorak topraklara yürüyen su gibi.. Gökyüzü hangi halde olursa olsun, mutlaka gülümseyen yıldızlar gibi.. İstanbul şiir gibi, nesir gibi, ebrû gibi.. Nihavend, Hicaz, Rast gibi.. Neden bu kadar şiirseldir bu şehir diye çok düşünmüşümdür. Neden? Sanki şiirin her tonu rengin her tonuyla, kalemin her bakışı yârin her cevriyle tamamlanmış gibi.. Bir bütünün anlamlı parçaları gibi.. Gökteki yıldızlar ülkesinin yeryüzüne inmiş hâli gibi..

Aşkın söyletmediği kalem, dilini döndürmediği bir kalp var mıdır? Ve hangi sâiktir, bu kadar kendine meftûn eden? İstanbul aşktır; aşkla söylenir, aşkla okunur, aşkla yazılır. Ve bir sessizlik kaplar her yeri. Gelecek günlerin, zamanların ruhunu tutan.. Sessizliğidir, ân olur, zaman gelir, büyüler gözleri, gönülleri.. Bir ruh olur sarar, gölgeleri, denizleri.. Bir kıvılcım gibi adeta, düştüğü yeri yakan, yaktığı yere şavkını bırakan.. İçten içe küllenmiş bir lav gibi..

Bir büyüyü, tılsımı aralar, bir efsunun peşine düşersiniz onda. Yorulduğunuz yerde soluklatır, soluk aldığınız yerden hızla devam edersiniz. İstanbul size bakar, siz ona.. Gözlerindeki derin mânâyı anca o zaman çözersiniz. Kaybolmak istediğinizde tutar sizi, bırakmaz. Kelâmın güzelliği kalbine, nakşının tecellisi gözlerine yansımıştır. Elinin sıcaklığını, kalbinin güzelliğini fark ettiyseniz, kalp atışlarını duyabildiyseniz, bahtiyarsınız. Artık ne İstanbul sizi yüreğinden, ne de siz onu kalbinizden çıkarabilirsiniz. Geçmiş olsun. Çünkü İstanbul’un kanatlarının altına giren, bir daha bu dertten kurtulamazsınız.

Bazen geceyi, bazen de sessizliği duyumsarsınız ya. Hepsini üzerinize yağdırır, mekânlar ötesine ulaşırsınız ya.. İstanbul da öyledir işte. Zamanın içinde zamanlarüstü yolculuğa çıkarır sizi, farkında olmazsınız. Kendinizi bir anda 1908 yılında Divan-ı Harb-i Örfî mahkemesinden beraat alarak çıkan Bediüzzaman’ın arkasında, Bayezid Meydanı’ndan Sultanahmed’e giden yolda “Zalimler için yaşasın Cehennem!” derken buluverirsiniz meselâ.. Ya da adım başı cami yapan ecdadın, her camisinin yapılış hikâyesini dinlerken yakalayıverirsiniz kendinizi. Her sebebi, her olayı neredeyse mabed yaptırma vesilesi saymış ecdada bir kez daha Fatihalar gönderir, şefaatlerini dilenirsiniz. Her eserin, her caminin hikâyesine uygundur mimarisi. Değişken ve esnektir. Adeta bize de bunları öğütler. Sertliğin kazandıramayacağı şeylerin farkındadır İstanbul..

Gün akşama, geceye dönüp mecaliniz düştüğünde taze bir yağmur kokusu düşer bazen avuçlarınıza. Bir martı çığlığı, bir vapur sesi, Nuruosmaniye’nin, Süleymaniye’nin, Bayezid’in sabah ezanları çınlar kulaklarınızda. Ve siz İstanbul’a yeniden uyanırken, bir kez daha mutlu olup Allaha şükredersiniz.

Sevdiğiniz şehrin kollarında uyuyup, gözlerine bakarak uyandığınız için.

Okunma Sayısı: 1037
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı