"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Huzur, güven, mutmainlik...

Havva Küçük KONUR
22 Şubat 2021, Pazartesi
Uçsuz bucaksız bir huzur, güvenli bir sefine, mutmain bir ruh...

Yeni Asya’nın benim içimdeki karşılıkları ve çağrışımları bunlar. Bu üç hâlin kendi içinde anlamları o kadar çok ki. Ama ben bu üç duygu üzerinde durmak istiyorum özellikle. Yani huzur, güven, mutmainlik hissi. 

Yeni Asya’nın da bu hâli yaşatan bir hissiyâtı var. Okuruna verdiği güven, belki de bu hâli üzerinde göstermesinden... Huzuru, güveni ve tatmin olmayı... Bir okur olarak huzurlusun; çünkü neyi niye okuduğunu, neye para verdiğini, o gazetenin A’dan Z’ye nasıl çıktığını, harf harf nasıl özenle ve hassasiyetle oraya dizildiğini biliyorsun. Güveniyorsun; çünkü senin hassasiyetin oradaki her fert için saygı sebebi. Senin titizlendiğin konulara onlar da titizleniyor, senin gitmek istediğin yere onlar da son sür’at kanat çırpıyor. Kimse keyfini konuşturmuyor, kendini ön plana çıkarmıyor. Kuruluş maksadı olan Risale-i Nurlar’ın matbuat lisanıyla neşri çalışmasına canla başla katılıyor, gayret veriyor. Öncelikle bütün okurlarına gösterdiği azamî saygı, hayran bıraktırıyor. Her yazının, çizinin altında her şeyden önce şahs-ı manevinin teriyle attığı imzasını görmek, güvenli bir gemideyim rahatlığını yaşatıyor bana. Ve yine biliyorum ki Üstadın hürriyet düsturunu şiar edinmiş olan Yeni Asya, Münâzarât’ta tarif edildiği veçhile, “Evet, rabıta-i iman ile Sultan-ı Kâinata hizmetkâr olan adam, başkasına tezellül ile tenezzül etmeye ve başkasının tahakküm ve istibdâdı altına girmeye izzet ve şehâmet-i imaniyesi bırakmadığı gibi, başkasının hürriyet ve hukukuna tecavüz etmeyi dahi, şefkat-i imaniyesi bırakmaz.” der, hürriyetin ve hukukun gereğini uygular. Yeni Asya gücünü işte buradan alıyor. Hadiselerin dağlarvari dalgalarının içerisinden kendine açtığı yoldan selâmetle ve sükûnetle işte bu güçle geçip gidiyor. Tıpkı Hüdayi yolu gibi..

Hani meşhur hikâyedir. Aziz Mahmud Hüdayi Hz. Üsküdar’dan Sultanahmet’e her Cuma vaaza gider. Ama bir Cuma hava öyle fırtınalı, deniz öyle dalgalıdır ki, hiçbir kayıkçı bu havada karşıya geçmeye cesaret edemez. Hüdayi Hazretleri tek başına kayıklardan birine biner ve asılır küreklere. O gittikçe yol süt liman olur. Göz gözü görmeyen bu denizde bu kadar sakin ve sükûnetle giden bir yol herkesi şaşkına çevirir. Ve Hüdayi Hazretleri sağ salim vaazına yetişir. O günden sonra o yola Hüdayi yolu denmiştir. Deniz ne kadar hırçın ve hava fırtınalı olursa olsun, o yol hep sakin kalır.

İşte o yol gibi bir yol. Etrafta fırtınalar, dalgalar, kopan kıyamet, gök gürültüsü, şimşek... Ama bu yanda neredeyse denizle alâkası yokmuş gibi giden bir sefine... İşte bu mutmainliğin tarifi hiçbir şeyde yok. Güven ve huzurun da elbette. Yalnızca Allah’a dayanmanın ruhta bıraktığı tesir...

Yeni Asya’nın özelliği kendini okuyan ve tâbi olanları alıp mutlu bir azınlık oluşturarak onlarla yola devam etmek değil, her insanı anlayıp derdi varsa çare sunmak, sevinci varsa ortak olmak; ama her şeyden önemlisi insanî dostluk rabıtaları bulup bir bağ kurmak... Uhuvvet ve muhabbeti, hak, hukuk ve adaleti kimse için, kimse adına değil, insaniyet için, insaniyet adına herkese (b)ulaştırmaya çalışmak. Garazsız, ivazsız, görüşüne, düşüncesine bakmadan insaniyet-i kübra namına düşmüşe el uzatmak, yarası olana merhem sürmek, hak neredeyse yanında saf tutmak.

Büyüklerin büyüklüğünü böyle tarif etmez miyiz? Peygamber Efendimiz’in (asm) ahlâkını tarif ederken “düşmanları bile O’na güvenirdi, ondan emin olurdu” demiyor muyuz? İşte Yeni Asya’nın da büyüklüğü burada. 

52 yılın hadiselerine ve bunların karşısındaki tutumuna bakan her insaf sahibinin söyleyeceği budur:

Yeni Asya kim haksızlığa uğramışsa onun yanında oldu. Hakkı, hukuku, adaleti, demokrasiyi ve beraber yaşamanın yollarını anlattı. Bütün insanların mutluluğu için çalıştı.

Başta Zübeyir Abi ve Kutlular Abi olmak üzere, okuruyla, çalışanıyla, yazarıyla, çizeriyle, bu yaşına kadar emeği geçen herkesi gönülden tebrik ediyorum. 

Nice 52 yıllara hep birlikte, daha büyük bir şevk, gayretle devam edebilmek duâsıyla diyorum ve ekliyorum:

Yeni Asya’nın hangi görüşten olursa olsun, her insanla kuracağı bir bağ var, insaniyet adına söyleyeceği bir söz var. Çünkü görüşleri evrensel. Biz de okurları olarak her gönüle girebilmeli, her insana bizden bir şeyler verebilmeliyiz.

Binler duâlarla...

Okunma Sayısı: 1072
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mehmet ali emiştekin

    23.2.2021 09:47:11

    Havva hanım sabah namazı ve tefeküründen sonra 22 şubat 'taki yazınızı okudum çok güzel ifade etmişsiniz tebrikler Cenab-i Allah kaleminize güç kuvvet versin İzmitten selamlar ve muhabbetler Ertuğrul kardeşime de ayreten selamlar.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı