"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kendimizi sorgulamaya ne dersiniz?

Hüseyin GÜLTEKİN
17 Mayıs 2021, Pazartesi
Üstad Bediüzzaman’ın yeryüzünde şahsına ait başını sokacağı bir evi olmadığı gibi; hizmet-i Kur’âniyede bulunmak için dahi hususî bir mekânı olmadı. Hemen her insan için zarurî ihtiyaçtan sayılan bir ev sahibi olmak Üstad için olmazsa olmazlardan sayılmamış.

Nice zahmetlerle vücuda getirilen bir yönü ile lüks sayılan günümüz dersaneleri de zarurî ihtiyaçlardan saymamış olmalı ki hizmetlere mahsus ayrı bir mekâna sahip olmayı dert edinmedi Bediüzzaman. 

“Kışır (kabuk) ile meşgul olan lübü (özü, çekirdeği) kulak ardı eder” buyuran Üstad gerek şahsı için gerek Nur hizmetleri için hususî mekânları bir nevî ‘kışır’dan sayarak; işin özü ve çekirdeği saydığı, bütün himmetini, mesaisini iman hizmetlerine teksif etti.

Barla’daki iki odalı bir köy evini hem kendi hanesi olarak, hem gece gündüz demeden hizmet mekânı olarak istimal etti. Bu küçücük köy evinde sesini ükenin dört bir yanına duyuran Bediüzzaman iman hizmetlerinde destanlar yazdı.

Hizmet mekânları olarak “bu menzilleri saraylara değişmem..” dediği dağ başlarındaki ormanlıkları, bazen dere kenarlarını, bazen tefekkür mekânları olarak gördü. Bazen de, polis nezarethanelerini veya hapishanelerin köşelerini hak ve hakikatları muhtaç gönüllere duyurma mekânı yaptı.

İşin ayrıntısını değil; özünü esas alan Üstad Bediüzzaman, o aşılması imkânsız gibi manileri aşma başarısı gösterdi.

Hayatını dâvâsına çekinmeden feda etmekten çekinmeyen hizmet erlerini yetiştirdi. Aziz, sıddık, kahraman, sadık, halis, muhlis kardeşlerim dediği fedakârlara rahat-ı kalp ile bu ulvî dâvâyı tevdi etti. “Kâinata değişmem..” dediği Zübeyirleri; “nezrim odur ki canım sana kurban olacak..” diyerek Üstadının yerine ruhunu teslim eden Hasan Feyzi’leri; çekinmeden onun yerine dar-ı bekaya gitmek için duâda bulunan Hafız Ali’leri; mahkemede vereceği ifadeden dolayı kudsî dâvâya muhteme bir zararın gelmemesi için; “Yarabbi canımı al..” diyerek orada ruhunu teslim eden istikamet şehidi Asım’ları yetiştirdi Bediüzzaman.

Bizler bu işin neresindeyiz acaba? Üstadın; “kışır ile iştigal eden lübü kulak ardı eder” tesbitlerine göre bir hizmet tercihinde bulunduk mu? Öncelikli tercihimiz kabuk mesabesindeki teferrutlar mı oldu; yoksa işin önemli kısmı olan çekirdeklerin neşv-ü nemaları mı oldu? Hizmetlerde ve en etkili, en faydalı unsur olan yetişmiş insan unsuru olduğunun farkında olup; himmetlerimizi buna teksif ettik; yoksa olsa da olur olmasa da olur dediğimiz bina inşaatlarımına mı yöneldik? Bu güne kadar vücuda getirdiğimiz lüks dersanelerin içini doldurduk mu? Oralara yaraşır bir hizmetle dâvâ adamı olduk mu? Ulvî dâvâmızı sahiplenip geleceğe taşıyacak hizmet erlerini yetiştirebildik mi? Kısaca kendimizi bir sorgulamaya ne dersiniz?

Okunma Sayısı: 1921
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Büşra

    17.5.2021 22:16:29

    "Lüks" fıkhen haramdır. Dershanelerimiz lüks değildir.

  • Osman Yıldırım

    17.5.2021 21:40:48

    Hüseyin Hocam, evet gerçekler bunlarken gelinen noktada iktidar olmayı yegane gaye zanneden siyasal dindarların devri iktidarların Nurcularda maalesef dünya ihtişamını birici öncelik olarak kabul eder oldular bundan dolayidır ki, ihtişamlı mekanlar olmadan hizmetin olamayacağı zehabına katıldılar ve bunu yaparken de üstadı referans gösterdiler,üstad bu zamanda olsaydı böyle yapardı dediler, oysa ki bunu söyleten kendi nefisleri idi.Cenab ı Hak basiret ve feraset ihsan etsin inşallah.

  • Azam Yılmaztürk

    17.5.2021 15:10:59

    Kendimizi sorgulamadık biz hükmedeceğiz düşüncesini muhakeme etmedik akılla değil duygusal ve hisle hareket ettik kaptırmadık sözlerini istimal ettik özden esastan ayrıldık dağıttık

  • Ramazan Çalışan

    17.5.2021 12:47:27

    "bir yönü ile lüks sayılan günümüz dersaneleri de zarurî ihtiyaçlardan saymamış olmalı ki hizmetlere mahsus ayrı bir mekâna sahip olmayı dert edinmedi. " diyorsunuz. Oysa üstad medresetüz zehra hayali gerçekleşmeyince Anadolunun hatta dünyanın her tarafında bu dersanelerin açılmasını şiddetle teşvik etmiş.Medeniyetin bütün nimetlerinden faydalanarak islamı en doğru şekilde anlatmak gerekirken,birde üsdadın"“Kışır (kabuk) ile meşgul olan lübü (özü, çekirdeği) kulak ardı eder” sözünü, Nur hizmetleri için hususî mekânları bir nevî ‘kışır’dan sayar diye tevil etmenizi anlayabilmiş değilim.Açık yüreklilikle söylemek gerekirse ufkumu daraltan bir yazı olmuş.Yorumu yazdığımda yanımdaki bir arkadaşım boşuna yorulma bu yorumu yayınlamazlar dedi.Bende gönderelim görelim dedim.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı