"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ne olsa da kışın sonu bahardır

İbrahim Aktaşcı
01 Mart 2024, Cuma
Vaktiyle, memleketin birinde, artık iyice yaşlanmış olan müstebit bir padişah, vasiyetini yazmak için odasına kapanır. Hanedan ailesi merakla, tahtın ve mirasın kime bırakılacağını beklemektedir.

Aylar sonra odasından çıkan bu müstebit padişah, vasiyetnamesini okur. Herkes şaşkınlık içerisindedir. Padişahın vasiyetnamesindeki tek varis yine kendisidir…

Yazılarımızın giriş kısmındaki kıssaları beğenerek okuyan dostlarımız bize bu fıkrayı anlatarak, “yazıyorsun ama nafile, bu düzen galiba değişmeyecek” dediler. 

14-28 Mayıs seçimlerinden hemen önce “galiba bu kere olacak” diyen ve oldukça ümitlenen bu demokrat dostlarımız, anlıyoruz ki seçimlerin kaybedilmesiyle derin bir “yeis’e düşmüşler. 

“Memleketten artık ümidim kalmadı, yerel seçimlerde de oy kullanmayacağım, anlaşıldı, bunları gönderemeyeceğiz” diyen dostlarımızın bu ümitsizlik hastalığına şifa olsun diye, asrın harika tabibinden bir reçeteyi buraya bırakıyoruz:

Manen her zamanın bir hükmü ve hükümranı vardır. Asrımızın ruhu, kuvveti, hâkimi, ağası hak’tır, akıldır, marifettir -bilimdir-, kanun’dur, efkâr-ı amme’dir. Bu çağda ancak aklı keskin, ruhu parlak olanlar yükselir.

Ancak görüyoruz ki hal-i hazırdaki tek adam rejiminde hâkimiyet yalnızca kuvvette. Kılıcının kuvvetiyle iş gören bu iktidarın enstrümanları ise çağa uygun düşmediğinden elbette yükselemeyecek. Küresel anlamda yükselemediğini de zaten görüyoruz.

Tek adam rejiminin dahildeki iktidarına gelince, kuvvet ihtiyarlandıkça noksanlaşır. İlim ise kümülatiftir, üzerine koyarak gider ve yaşını aldıkça çoğalır. Demek, giderek güçleniyormuş gibi görünen bu tek adam rejimi aslında güçlenmiyor, ihtiyarlıyor. 

“Bu nasıl ihtiyarlamakmış böyle? Yargıya diz çöktürmüş, Meclisi işlevsiz hale getirmiş, orduyu tek eline almış, sermaye kendisine biat etmiş. Bunlar ve daha niceleri üzerinde böyle bir otorite kurmuşken bu iktidar gitmez, senin söylediklerin ancak bir züğürt tesellisidir” diyen dostlarımıza meşhur “Züğürt Ağa” filminden bir örnek verelim.

Haraptar köyünün ağası Şener Şen, sadece köyün değil marabalarının da sahibiydi. Köy ahalisi de tıpkı bir mal gibiydi. Ağa izin vermeden yemek dahi yiyemeyen bu güruh üzerinde ağanın müthiş bir otoritesi vardı.

Derken kıtlık ve kuraklık geldi çattı. Buğday hasatı az olunca, ağa faturayı köylüye kesti ve paylarını düşürdü. (Bütün istibdat düzenlerinde öyle değil midir zaten? Başarısızlıklar halka taksim edilirken başarıyı ağalar tek başına sahiplenir.) Buğday bire yüz verseydi, ağa köylüye bir güzellik yapacak mıydı? Hadi oradan.

Ağanın köylünün payını düşürmesi üzerine, köylünün şevki kırıldı, neşesi kaçtı. Tarla sürmek köylü için artık bir angarya oldu. İşlemeyen demir paslandı. Bu işten ağa zarar gördüğü gibi köylülerin çiftçilik yetenekleri de köreldi.

Çalışıyormuş gibi yapan köylüde riya baş gösterdi. Dalkavukluk, aldatma ve yalana alıştılar ve günü gelip fırsatını bulduklarında ağanın buğdayını çalıp o diyarı terkettiler. 

Ağanın marabaları üzerindeki otoritesine ve köylülerin ağaya olan bağlılıklarına uzaktan bakan bir kimse, “bu ağanın sırtı yere gelmez galiba” diyebilir ve ümitsizliğe düşebilir. 

Oysa Züğürt Ağa örneğinde olduğu gibi her müstebidin sırtı bir gün yere gelir. Yeter ki manevi kuraklık olmasın. “Cidal berdevam…”   

Okunma Sayısı: 1613
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Neslinur

    1.3.2024 11:32:54

    Emeğinize sağlık. Buğday bire yüz değil, en fazla kırk verir diye duymuştum.😊

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı