"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Vampir-Köylü

İbrahim Aktaşcı
19 Ocak 2024, Cuma
Vaktiyle, memleketin birinde, devleti için ecnebi memleketlerde casusluk yapan ajanlar, Sadrazamın defterine kaydedilir, bu defterde kayıtlı olmayan casusların getirdiği istihbarata itibar edilmezmiş.

Padişah Sadrazamını azledince, vazifeye getirilen yeni Sadrazam, Yâverine emir verir: “Casusların kayıtlı olduğu defteri öyle bir yere sakla ki düşmanlarımızın eline geçmesin.”

Yeni Sadrazamın emri üzerine yollara düşen Yâver, defteri, kuş uçmaz kervan geçmez bir yere götürür, gömer. Defteri sakladığı yeri sonradan hatırlamak için bir de işaret koymak ister. Ancak bakar ki etrafta ne bir taş ne de bir ağaç vardır. 

Kafasını kaldırıp şöyle bir gökyüzüne bakan Yâver, sevinçle tebessüm eder ve şöyle der: “Tamam, defter bizim köydeki taşlı tarlaya benzeyen bulutun altında...”

Geçtiğimiz haftanın gündemi “istihbarat” olunca, kıssa casusluk üzerine, hisse ise yazının sonunda. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz hafta, Milli İstihbarat Teşkilatının 97. Yıldönümü vesilesiyle, MİT’i ziyaret etti. 

Erdoğan’ın konuşmasını dinleyen ve aralarında mühim istihbaratçıların da olduğu salonun fotoğrafı çekildi. Çekilen bu hatıra fotoğrafı Erdoğan’ın sosyal medya hesabından ve Adalet Bakanlığı’nın internet sitesinden yayınlandı.

Ancak İletişim Başkanlığı ve Adalet Bakanlığının atladığı bir husus vardı. MİT Kanunu’na göre, istihbarat mensupları ile ailelerinin kimliklerini ifşa etmek bir suçtu ve bu suçun üç ila yedi yıl arasında hapis cezası vardı.

Fotoğraflar, yayınlandıktan kısa süre sonra, hem Erdoğan’ın sosyal medya hesabından hem de Adalet Bakanlığının internet sitesinden kaldırıldı. Ancak iş işten geçmişti.

“Memurlar, resmî belgeleri whatsapptan paylaşmasın, güvenlik sorunu oluyor” diyen Erdoğan, bu konuşmasının üzerinden çok geçmeden paylaştığı bir fotoğrafla, “bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” dedirtti.

2020 yılında Libya’da vefat eden ve ölümüyle zaten kendiğinden alenileşen bir istihbaratçının cenazesiyle ilgili haber yapan Gazeteci Barış Terkoğlu ve bazı meslektaşları, MİT Kanunu’nun ilgili maddesi gerekçe gösterilerek tutuklanmışlardı. 

Fotoğrafın paylaşıldığı sırada interneti kapalı olan Cumhuriyet Savcıları ise bu kere, “fotoğrafı göremedik ki zaten, ne soruşturması(!)” deyip meseleyi böylece kapattılar.

Gündemdeki bir diğer “istihbarat” tartışması ise Gazeteci Fulya Öztürk’ün canlı yayınıydı. Pençe Kilit Operasyon bölgesinden katıldığı bir canlı yayında, “Az önce konuştuğumuz tim araziye çıktı” diyen Fulya Öztürk, canlı yayında “açık istihbarat” paylaştığı için eleştirildi.

“Açık istihbaratı” önlemek için terör bölgelerinde vazifeli askerlere “akıllı telefon” yasağı getirilmişken böyle bir canlı yayın yapan Fulya Öztürk ise eleştirileri ciddiye almadı. Sosyal medya hesabından üs bölgesinin fotoğraflarını paylaşmaya devam etti.

Şimdi kıssadan hisseye gelelim ve şunları soralım:

- Casus defterini kaybeden Sâdrazam ile Yâveri, beceriksizler mi yoksa bu işin içinde başka işler de mi var?

- “Defter kayboldu, casuslar da ifşa oldu” denir ve casuslar sil baştan seçilirse, yeni kadroyu kim kurar? Kayıp defter kimin işine yarar?

- Ola ki eski defter birilerinin eline geçerse, defterde ismi yazılı casuslar tehlikeye düşmüş olmazlar mı?

Ve son soru: Sizce, kıssadaki Sadrazamın ülkesi mi yoksa hal-i hazırdaki Türkiye mi daha derbeder?

Okunma Sayısı: 1602
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Aysuna

    19.1.2024 18:03:06

    İbrahim Bey,"Vaktiyle..."diye başlayan yazılarınız gerçekten çok güzel☺️En çok"Vaktiyle tavşanın biri dağa küsmüş..."diye başlayan yazınıza gülmüştük..Allâh razı olsun,özgün yazılar...☺️👍🏻

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı