"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ekonomik kriz ve çıkış yolu

İbrahim ERSOYLU
26 Kasım 2021, Cuma
Hâlihazırda ülkemizin yaşamakta olduğu yakıcı ekonomik krizin çok yönlü sebepleri vardır.

En önemli sebebi; AKP iktidarının özellikle 2010’dan sonraki süreçlerde demokrasi, adalet ve hukuku askıya alması, tek adam rejimine geçerek siyasette keyfi, müstebit bir anlayışı devreye sokması, AB projesini bir kenara yitmesidir.

Krizin diğer bir sebebi; devletin ve Bürokrasinin “İtibardan tasarruf yapılmaz” düşüncesiyle iktisat yerine, haddinden fazla lüks ve şatafata varan harcamalar yapmasıdır. Dinimiz israfı men edip iktisat ve tasarrufu emrettiği halde, ne yazık ki dindar kimlikli AKP’li yöneticiler, lüks ve şatafatta Bürokrasiye ve halka kötü örnek olmuşlardır.

Başka bir sebep de; ülke kaynaklarının önemli bir kısmı, zenginleşmeyi ve kalkınmayı netice verecek sanayi ve tarım üretimi yerine, geri getirisi olmayan gösterişli saraylar, gökdelenler, lüks devlet binaları, içinde adalet olmayan büyük adalet sarayları, hazine garantili pahalı köprüler, yollar, hastaneler, aşırı tüketimi özendiren devasa alış veriş merkezlerinin inşasına harcanmasıdır.

Diğer bir önemli bir sebep de; toplum çoğunluğunun, yazılı ve görsel medya araçlarıyla aşırı tüketime teşvik edilmesidir. Kamu ve özel bankalar, gelirlerini dikkate almadan kolay yolla verdikleri cazip kredi kartlarıyla, vatandaşları borçlandırarak çılgın tüketimi körüklemişlerdir. Ne yazık ki halk çoğunluğu bu tuzağa düşerek üretmeden aşırı tüketime yönelmişler, gelirlerini aşan harcamalar yapmışlardır.

Mevcut idarecilerin iktidarında on dokuz yıldır sürdürülen bu anlayışın, ekonomik bir krizi tetikleyeceğinden endişe ediliyordu. Uzmanlar tarafından kendilerine yapılan “Bu gidişin sonu iyi olmaz, devlet ve toplum olarak israftan kaçınmalı, gereksiz harcamalar kısılmalı, devletin kaynakları daha verimli alanlara harcanmalı, bürokrasi ve halk tasarrufa yöneltilerek israfa karşı uyarılmalıdır” şeklindeki iyi niyetli ikazlar, ne yazık ki, dikkate alınmamıştır.

Yöneticiler, “Biz her şeyi biliriz, başkasının aklına ihtiyacımız yoktur” anlayışıyla yollarına devam ettiler, şimdi kriz patlayınca daha önce sıkıştıklarında yaptıkları gibi, hesap vermekten kaçarak sorumluluğu dış güçlerde aramaya başladılar.

Ancak bu işin bir faydası olmaz. Şimdiye kadar yaşanan tecrübeler, ekonomik krizlere yol açan iktidarların pek ayakta kalmadığını göstermiştir. Ülkemiz normal demokratik bir döneme geçtiğinde yapılan kanunsuz, usulsüz işlerin hesabı sorulabilir. Ancak krizin ardında ortaya çıkacak enkaz ve tahribatın ağır yükü, ne yazık ki halkın omuzuna yüklenecektir.

Kriz sebebiyle ülke daha çok fakirleşecek, belki de uzun yıllar belini doğrultamayacaktır. Ancak bu işin elbette bir çaresi vardır. Cenab-ı Hak’tan ümit kesmemek lazımdır. Almanya ve de Japonya,1945 yılında 2. Dünya Savaşı sonrasında enkaz haline gelmişlerdi. Ancak o milletler, yeni millî bir ruhla kısa zamanda toparlandılar, ayağa kalktılar, sonra süper ülkeler haline geldiler.

Son söz: Biz de manevî ve ahlâkî değerlerimizden alacağım taze bir güç ve şuur ile, kısa zamanda toparlanarak krizi yenmemiz ve ayağa kalkmamız mümkündür.

Bu krizin verdiği ders; dindar kimlikli de olsa, istibdat politikalarıyla krize yol açan ve demokrat olmayan siyasîlere seçimlerde bir daha iltifat edilmemesi, onlar yerine Ahrar/ Demokrat güçlerin iktidara taşıması gereğidir.

Okunma Sayısı: 1121
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı