"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Nur Talebesi ve meşveretler

İbrahim ERSOYLU
11 Haziran 2021, Cuma
Nur mesleğinin önemli bir düsturu; Nur Talebelerinin daire içinde şahs-ı mane- vînin tecelli ettiği meşveretlerle iman ve Kur’ân hizmeti yapmaktır. Meşveretler ortak aklı ifade ederler. Cemaat adına bir şahıs, dahî de olsa hizmet meselesinde tek başına alacağı kararın isabetli olması zordur.

Üstadımız Bediüzzaman, bir lâhika mektubunda “Bundan sonra her meselede emir, Risale-i Nur’un şahs-ı manevîsini temsil eden has şakirtlerin ve sizlerindir. Benim de şimdi bir reyim” (Hizmet Rehberi, s. 175) buyurmaktadır. Başka bir mektupta “Meşveret-i şer’iyye ile reylerinizi teşettütten (dağınıklıktan) muhafaza ediniz” (Kastamonu Lâhikası. s. 245) diyerek hizmetlerin meşveretle yapılmasını, ihtilâf varit olması halinde de, onu meşveretle halledilmesi gereğine işaret etmiştir.

Mesleğimizin diğer bir düsturu; daire içindeki kişilerin, görüşlerinin aksine tecelli etse de ortaya çıkan meşveret kararlarına bağlı kalmaları, onları hazmetmeleri, kendi kararları gibi hayata geçirilmesine yardımcı olmalarıdır.

Meşveret kararlarına sahip çıkma hassasiyeti, daire içinde tesanüd ve ittihadın, iman hizmetinin insicamı ve muvaffakiyeti için çok önemlidir. Zira “Tesanüd bozulsa cemaatin tadı kaçar”, orada ihlâslı ve sağlıklı hizmet yapılamaz.

Kaldı ki Nur mesleğine sadık bir Nur Talebesinin bir vasfı “demokrat” olmaktır. O, “Meşveret benim istediğim gibi karar vermez ise onu dinlemem” diyemez. Şayet böyle derse yanlış yapmış olur.

Meşveret kararlarına hürmet göstermeyip onları istişare zeminleri haricinde uluorta yerde, değişik sosyal gruplarında, sosyal medya v.b. yerlerde tenkit etmek, uhuvvet ve tesanüdüne, birlik ve beraberliğine zarar verir, daire içinde hizmet şevkinin zayıflamasına yol açar. Böyle yapanlar manevî vebal yüklenmiş olurlar. Üstadımız bu kabil davranışları yapanlardan çok rahatsız olduğunu hatıralardan öğrenmekteyiz.

Bir Nur Talebesi istişare kararlarını akılla telif edemediği zaman, meşveret heyetine müracaat edip iyi niyetle, nazikâne ve kavl-i leyyinle onların gerekçelerini anlamaya çalışması lâzımdır.

Dikkat edilmesi gereken bir başka husus, her halükârda kardeşlerine mütehakkim bir tavır takınmak mesleğimize uymayan davranışlardandır.

Bu tarz yaklaşımı göstermek, daire içinde uhuvvet ve tesanüdün sarsılmasına, birlik ve beraberliğin bozulmasına sebep olur.

Bu anlayışın hâkim olduğu yerde ihlâslı, sağlıklı ve başarılı bir iman hizmeti yapılması çok zordur. 

Zira birbirleriyle boğuşanlar müsbet hareket edemezler. Bu durum zındıka komitesinin işine yarar.

Son söz: Halis ve sadık bir Nur Talebesi, bir buz parçası nevideki enaniyetini şahs-ı ma-nevînin havuzunda eriterek meşveretlere sahip çıkar, Nurun prensiplerine aykırı olmadıkça orada verilen kararları aleyhine de olsa sahiplenir ve kardeşleriyle uhuvvet ve tesanüt bağlarını canlı tutar.

Okunma Sayısı: 1154
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı