"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Laiklik bildirisi ve dinî istismar alanları açmak

İbrahim ERSOYLU
02 Mart 2026, Pazartesi
Sol cenahta yer alan ve sayıları 168 kişi olan, içlerinde meşhur zatların de bulunduğu bir kısım akademisyenler, gazeteciler, sinema sanatçıları ve diğer meslek alanlarında temayüz eden zevat, geçenlerde kamuoyuna “Laikliği savunuyoruz” başlıklı bir bildiri yayınlamışlar.

Bildiride ülkeyi yöneten dindar kimlikli iktidara işaret ederek “Türkiye’nin gerici, şeriatçı bir kuşatma altında” olduğunu ve kuşatmanın laikliğe sahip çıkarak yarılmasını istemişler. 

Bu muhterem (!) zevat, Türkiye’nin istibdat ile yönetilmesine karşı olduklarını, kalkınmış hür medenî ülkelerde olduğu gibi birinci sınıf bir demokrasinin ülkemizde tesisini talep eden bir bildiri yayınlayarak her kesimden destek isteselerdi, daha iyi olmaz mıydı?  

Türkiye’de seçmen profilinin takriben % 70’ini sağ, %30’unu sol kesimin oluşturduğu gerçeği, geçmiş yıllarda yapılan seçimlerin sonuçlarında defalarca görülmüştür. Sağ kesimde önemli bir yeri olan muhafazakâr camianın çoğu, İslâm’ın gereklerini yerine getirmezse da, onun değerlerine yapılan hücumlardan rahatsız oldukları da bilinmektedir.

23 yıldır AKP iktidarına destek vermiş olan muhafazakârların bir bölümünün hipnozdan kurtulup, iktidarının sergilediği zulümlerin, kanunsuzların, yolsuzlukların farkına varıp onlardan desteğini çekmeye başladığı ve arayışa girdiği bir zamanda sol adına yapılan bu hücumlar, sıkışan iktidara bir can simidi gibi olmakta ve onlara siyasette rahat kullanacakları dinî istismar alanları açmaktadır.

İktidar, geçmişte defalarca yaptığı gibi, bu saldırılara güya dindarlar adına hamasî nutuklarla karşı çıkarak, kendilerinden soğuyan kesime “Sakın ha bizi terk etmeyin… İslâm’a nasıl saldırdıklarını görüyorsunuz… Biz gidersek onlar gelir, 1950 öncesi gibi sizi dininizden imanınızdan mahrum ederler, sonra mahvolursunuz” diyecekleri açıktır.

21. asır demokrasi, adalet, medeniyet, hak ve hürriyetler asrıdır. Hür Batı ülkelerinde olduğu gibi, ırkı, siyasî ve dinî görüşü ne olursa olsun bu değerlerin ortak paydasında birleşen ve birbirlerinin görüşlerine saygılı olan toplumlar, demokrasi, ilim, sanayi ve teknolojide ilerleyip zenginleşirken, kimsenin kimseyi rahatsız etmediği, huzur ve sükûnet içinde bir hayat yaşamaktadırlar.

Türkiye’deki sosyal demokratların, Batı’daki muadilleri gibi ideolojilerden arınmış bir anlayışla, “ama, fakat, yalnız” kelimelerini kullanmadan herkes için demokrasi, adalet, fikir ve inanç hürriyetlerini savunmaları lazımdır. Dinî değerleri hedef alan ve mütedeyyin kitleyi rencide eden hücumlara yüksek sesle karşı çıkmaları gerekmektedir.

28 Şubat darbecileri, 1997’de dinî değerlere saldırıp, dinî müesseseleri tahrip ederek muhafazakâr camiayı rencide etmeselerdi, sosyal demokratlar da dindarlara yapılan zulümlere itiraz etmiş olsalardı, siyasal İslâm akımı muhafazakârların desteğini alarak 2002’de rahat bir şekilde iktidara gelebilir miydi?

Son söz: Demokratik hür Batılı ülkelerde olduğu gibi Türkiye’nin birinci sınıf bir demokrasiye geçerek kalkınıp huzur ve refaha kavuşması için sol kesimin içinde bulunduğu toplum çoğunluğunun demokrasi, adalet, hak ve hürriyet talebinde bulunmalıdır. O da fertlerin birbirlerinin farklı düşünce, din ve vicdan hürriyetlerine saygı duyarak bir arda huzurlu ve güvenli yaşamanın prensip ve adabını hayatlarında uygulamalarıyla mümkün olabilir.

Okunma Sayısı: 3454
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • S. Pelin Kurukahveci

    3.03.2026 12:17:09

    Bir diğer husus da laikliğin kiliseye muhalefet ile ortaya çıktığı iddiası ise göstermeliktir. Laiklik kapitalist düzenin piyasayı ele geçirmek için önünde engel gördüğü kiliseyi pasifize etmenin bir bahanesidir. Vahşi kapitalist sermayenin dini imanı yoktur. Dinsizliklerini laiklik kılıfı ile örtmüşlerdir. Laikliğin ne maksatla icat edildiğine vakıf olmadan elbette laiklik iyi kullanılırsa iyidir gibi akıl oyunlarına kanabiliyor insanlar. Dindar bir birey ve toplum için laiklik zehirdir.

  • S. Pelin Kurukahveci

    3.03.2026 12:11:16

    Laiklik, Batı'da dinsizlik; Doğu'da ise hâzâ İslâm düşmanlığıdır. Yeni Asyamız da, Sevgili Üstadımızın hilafına laikliği savunan zihinlerden teberri etmiş ve ümmetin içindeki asli vazifesini deruhte etmeye durmuştur. Çok şükür. Binler şükür.

  • Hüseyin İlhan

    3.03.2026 10:19:22

    1-Laiklik nerede çıktı,neden çıktı. 2-Fransa'da kralın zulmüne kilisenin soygunda ortaklığı ile destek vermesi ve milyonların bu suç işbirliğine isyanı neticesi çıkan bir kuraldır. 3-Ülkemizde 'laikliği dinsizlik olarak tatbik eden,lerin haricinde dine ve dindara destek veren idareciler,adalet ile kamu kaynaklarını milletinin hizmetine sunanalr ayrı ayrı değerlendirilerek düşünülmelidir. 4-Şu an iktidarın güya başörtüsü serbestliğini sağladığına bakarak,camiler yaparak amma dini tahrif ve dindarı dahi camiden soğuttuğu sinsi ve şeytanane planlarını neden göremiyorsunuz kardeşim. LAİKLİK nedir,ne değildir hakkında YENİASYA Gazetemizde çıkan yazılar,kitaplar ve gazetemizin neşriyat politikasını hatırlıyorumda maalesef sizler bu yazı,neşriyatın dışında siyasal islamcı ağzıyla konuşanlar gibi yorum yapmışsınız.

  • Hasan Karakaya

    2.03.2026 19:53:33

    Laiklik islam düşmalığından başka bir şey değildir. 100 senedir başka bir şey olduğunu görmedim. Laiklik sökülüp atılırsa o zaman ülkeye gerçek manada adalet gelir. Laiklik varken demokrasi de uygulanamaz bizim ülkemizde.

  • Enes

    2.03.2026 05:56:10

    Hocam muhali talep ediyorsunuz! Zira tekeden süt çıkma ihtimali dahi mümkündür ancak Kemalistlerden demokrat bir tavır, hak, hukuk, adalet beklemek nâmümkündür.

  • Osman Yıldırım

    2.03.2026 00:56:07

    Maalesef jakoben Kemalist kesim din düşmanlığı şeklindeki laikliği savunarak din istismarcısi syasalislam iktidarına can simidi olmuştur. Daha öncede 29 şubatçılar dine ve dindarlara hiç ederek bir nevi bugünkü iktidarın teşekkül etmesini sağlamışlardır. Kendilerince iyi bir şey yaptıklarını zannediyorlar ancak yaptıkları şey ülkenin zarını neticeler vermektedir. Bugünkü iktidar ülkeyi bir çok alanda çıkmaza sokmuş olmasına rağmen bu ne yaptığını bilmeyen yobaz laikçiler bu iktidarın ömrünün uzamasına hizmet etmekteler.Ne diyelim Allah müstehaklarını versin.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı