"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tarafgirlik hastalığı

İbrahim ERSOYLU
06 Şubat 2026, Cuma
Tarafgirlik; bir şahsa, bir akıma, bir gruba, bir siyasî partiye doğru-yanış, hak–batıl ayrımı yapmaksızın körü körüne taraftar olmak, onun iyiliklerine hasr-ı nazar edip, kötü ve hatalı taraflarını zorlamalı teville iyiye yormak, muhalif tarafı her hâlükârda haksız ve yanlış yolda olduğunu kabul etmek anlamına gelir.

Bunun zıttı hakperestliktir. Ne olursa olsun hakka taraf olmak, kim olursa olsun haklı olandan yana olmaktır. Bu tavır insanî ve İslâmî bir duruştur. 

Tarafgir bir şahıs, aklî muhakeme ve muvazene yapamaz. Onda fikr-i sabit vardır. İnsaf ve vicdan devre dışıdır. Böyle kişilerle fikir müzakeresi yapılamaz. Yapılsa zaman kaybı olur, moral bozulur, sonunda ümit edilmeyen olumsuz sonuçlar ortaya çıkması muhtemeldir.  

En tehlikeli tarafgirlikten biri; ehl-i dalâlete/ Süfyanizme, Deccalizme taraftarlık göstermektir. Bir kısım Müslümanlar, işin gerçek mahiyetini bilmediklerinden, manevî değerleri kökünden sökmeye çalışan, inançsızlığı ve ahlâksızlığı terviç eden malum kişiye ve ideolojisine taraftarlık gösterirler.

Onu severler, överler ve ona dua ederler. Onun yaptığı tahribatı tevil ederler, kahraman ordunun zafer ve şerefini ona verirler. Böylesi kişilere tarafgirlik göstermek, onların vebaline manen ortak olma yanında, onlar yüzünden dünya ve ahiret hayatları kararan binlerce, milyonlarca insana zulüm hükmüne geçer.1 

Başka bir tarafgirlik çeşidi; günümüzde yapıldığı gibi bir partiye, temayüz etmiş bir siyasî kişiye kör bir taassup ile taraftar olmaktır. Böylesi fanatik taraftarlar, İslâmî ölçüleri göz ardı ederek, onların fahiş hatalarını bile, bin dereden su getirerek tevil ederler. Yaptıkları usulsüzlük, hukuksuzluk, zulüm gibi gayr-ı meşru işleri müdafaa ederler. Bu kör destekten cesaret alan siyasîler, daha büyük hata ve zulümlere imza atarlar. 

Diğer bir çeşit tarafgirlik şahısperestliktir. Bazı kişiler çok sevdikleri, hürmet duydukları öne çıkan kişilere aşırı taraftar çıkarlar, onların söz ve hareketlerini mutlak doğru olarak kabul eder ve benimserler. 

Fazilet, ilim ve manevî makamıyla temayüz etmiş olanlara, İslâm adabının gereği olarak muhabbet ve hürmet etmek lâzımdır. Ancak onların söz ve fiillerini Kur’ân ve sahih hadislerin mihengine vurmak gerekir. Onarın söz ve tavırları bu ölçülere uygunsa onları kabul, aykırı ise red etmek lazımdır.2 

Başka bir çeşit tarafgirlik, yakın – uzak akrabalara ne olursa olsun taraftar olmaktır. Bazı kişiler, akrabaları yanlışlık, haksızlık ve zulüm yaptıklarında ya gözü kapalı onları müdafaa ederler, ya da susarlar. Onların haksızlık yaptıkları haklı kişileri haksız görürler. Bu da bir nevî zulüm sayılır.

Son söz: Tarafgirlik bir marazdır/hastalıktır. Bunun en tesirli ilâcı hakperestliktir. Yani, Kur’ân ve Sahih Hadislerde geçen ölçüleri esas alarak hakka ve doğruya her hâlükârda taraftar olmak, kimden gelirse gelsin yanlışa ve bâtıla karşı çıkmaktır. İslâm’da haklının ve haksızın kimliği önemli değildir. Hakkı, aleyhimize de olsa söylemektir.3 İşlerin düzelip yoluna girmesi ve Allah’ın yardım ve rahmetinin celbi için hakperest olmak lâzımdır. 

Dipnotlar:

1- Emirdağ Lâhikası, s. 324-326.

2- Münazarat, s. 65.

3- Nisa Suresi: 135.

Okunma Sayısı: 163
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı