"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tabiat kanunları ve din

Kasım Ferşadoğlu
19 Kasım 2012, Pazartesi
Cenâb-ı Hakk’ın kâinatı ve insanı tabi kıldığı bazı kanunlar vardır. Bunlardan birincisi dindir. İnsan, bu kanuna uygun hareket etmek sûretiyle dünya ve ahiret mutluluğuna kavuşur. Bir diğeri ise, “tabiat kanunları’’ olarak adlandırılan “yaratılış kanunları”dır.
 Bu kanunlar da kâinattaki nizam ve düzeni temin eder. Kâinatta devam edip giden mükemmeliyet ve olaylar hep bu kanun gereğidir.
Çağımızda gelinen noktada elde edilen terakki ve keşiflere bu kanunlara uymanın sayesinde erişilmiştir. Buna göre medeniyet yolu, yaratılış kanunlarına uymaktan geçmektedir:
“Evâmir-i şer’iyeye (dinin emirlerine) karşı itaat ve isyan olduğu gibi, evâmir-i tekviniyeye (kâinattaki yaratılış kanunlarına) karşı da itaat ve isyan vardır. Birincisinde mükâfat ve mücâzatın (cezanın) ekseri ahirette, ikincisinde ağlebi (çoğu) dünyada olur.
“Meselâ, sabrın mükâfatı zaferdir. Ataletin (tembelliğin) mücâzatı (cezası) sefâlettir. Say’ın (çalışmanın) sevabı servettir. Sebâtın (direnmenin) mükâfatı galebedir.’’ (Mektubat s. 450)
Dinin emir ve nehiylerine uymamanın cezasını kişi ahirette görecektir. Fakat bu ihmalin büsbütün dünyada cezasız kalacağı anlaşılmamalıdır. Çünkü, dinî emirler karşısında gösterilecek isyan ve gevşeklik veya ihmal, yaratılış kanunlarının ihlâlini netice vermektedir. Çünkü, yaratılış kanunlarıyla dinin esasları arasında tam bir uyum ve uygunluk söz konusudur.
Meselâ namaz, oruç, zekât v.s gibi dinî emir ve esaslar netice itibarıyla âhirete bakarlar, ama dünyada sosyal hayatı tanzim ve sosyal adâleti tesis etmeleri bakımından hayatta mühim rol oynarlar. Ve ibadetler insanların dünya ve âhiret mutluluğu için vardır. Zira, yerine getirilmeyen ibadetler neticede sosyal hayatı yaşanmaz hale getirirken, aynı zamanda şahsî zararlar görülürken âhiret hayatı da tehlikeye girmektedir.
Yaratılış kanunlarına ve dinî emirlere uymanın neticesinde muvaffakıyete ulaşmaya bir başka açıdan bakarsak:
Ahiretteki mükâfat ve saadet için dinî emirlere uyma mecburiyeti varsa, yine dünya hayatında başarılı olmak için de yaratılış kanunlarına uygun hareket etmek gerekmektedir. Meselâ, ’’Sabrın mükâfatı zaferdir’.’ Şu halde, insan sabır kuvvetini doğru şekilde kullanmalıdır ki muvaffak olsun. Veya ’’Sebatın mükâfatı galebedir’’. Her türlü mâni ve sıkıntılar karşısında sebat ve sabırla hareket eden kimse, zafere ulaşır. Buna karşılık zayıf, sabırsız ve iradesiz bir insanın başarıya ulaşması mümkün değildir. Zira bu durum, yaratılış kanununa zıttır.
Dünyada geçerli olan bu kanunlar mü’min olsun, kâfir olsun herkes için aynı neticeyi verir. Meselâ, durmadan çalışan bir insan inançsız da olsa emeğinin neticesine kavuşacaktır. Şayet bir mü’min kendisini tembellik döşeğinden kurtarmazsa, ne kadar ihlâslı ve takvâ sahibi olursa olsun bu vasfıyla servet sahibi olamaz. Dünyadaki zenginliğin ve varlığın yolu, sa’y’den, yâni çalışmaktan geçmektedir.
Bu hususta örnek olarak peygamberleri gösterebiliriz. İnsanlığa hem maddî, hem de mânevî ilerlemede üstad ve rehber olarak gönderilen Peygamberler, dini hükümlere ve yaratılış kanunlarına herkesten çok riayet etmişlerdir. Bu sebepten dolayıdır ki sadece ihtiyaç halinde mu’cize göstermişlerdir.
Tarihin şahitlik ettiği muvaffakiyetlerin en büyüğüne Resulullah Efendimiz (asm) mazhar olmuştur. O vahşetler içindeki bir dünyada tebliğ vazifesine tek başına başlamış, kısa zamanda İslâmı dünyanın başına geçirmiş ve bugün milyarlarca insanın gönlünde ve kalbinde yaşamaktadır. Bunun sırrı ise İslâm’ın esasları ve kâinatta hüküm süren yaratılış kanunları arasındaki ahenkten kaynaklanmaktadır.
Okunma Sayısı: 3213
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı