"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

1989’dan 2024’e; ANAP’tan AKP’ye

Kâzım GÜLEÇYÜZ
05 Nisan 2024, Cuma
Son seçimin farklı bir yönüne Cihangir İslam, X hesabından yaptığı “1989” paylaşımıyla dikkat çekti. Ve bunun açılımını İstanbul Milletvekili İlhan Kesici şöyle yaptı: “Tarih hep menfisinden, olumsuzundan değil, bazen müsbetinden, olumlusundan da tekerrür eder. 31 Mart 2024 yerel seçim sonuçları neredeyse 26 Mart 1989 yerel seçim sonuçlarının kopyası gibidir.”

Peki, İslam ve Kesici’nin beraberce atıf yaptıkları 1989 yerel seçimlerinde ne olmuştu? 

Kısaca özetleyecek olursak:

12 Eylül’ün icazetli partilerinden olup, en güçlü siyasî rakibi cunta tarafından veto edilen ANAP, bu sayede yüzde 45 oyla tek başına iktidar olduğu 1983 seçimlerinden beş yıl sonra yapılan 1988 genel seçimlerinde yüzde 36’ya, 1989’daki yerel seçimlerde yüzde 21.75’e inmiş ve ardından 1991 genel seçimlerinde iktidarı kaybetmiş, sonrasında da tekrar belini doğrultamamıştı.

Birçok yönüyle ANAP’a benzetilen ve onun 28 Şubat ürünü bir versiyonu olduğu, bilhassa tek adam rejiminde alet edildiği icraatla iyice ve ayan beyan ortaya çıkan AKP’nin 31 Mart 2024 yerel seçiminde ilk kez yüzde 35 seviyesine gerilemiş olması, ANAP’ın bu serencamını hatırlara getirdi.

2002 seçiminde yüzde 36 oyla iktidar olan AKP, sonraki seçimlerde o zamanki 28 Şubat vesayetinin “mağdur”u görüntüsüyle sürekli oyunu yükseltmiş ve sadece 2009 yerel seçiminde yine esas itibarıyla aynı sebeplerle ve biraz da konjonktürün etkisiyle yüzde 40’ın altına inmiş, ama bilahare toparlanıp yola devam etmişti.

Gelinen noktada ise tek adam rejimi sayesinde devletin bütün kurumları ve toplum üzerinde kendi vesayetini tesis etmiş bir AKP iktidarı ile karşı karşıyayız.

Böyle bir AKP’nin hele Mayıs-2023’te yapılan milletvekili ve cumhurbaşkanı seçimlerinde tekrar “güç tazeleme”sinin üzerinden bir sene bile geçmeden aldığı ağır mağlûbiyet çok manidar.

1989’da hızlı bir inişe geçen ANAP’ın 1991 seçiminde iktidardan düşmesinde, 12 Eylülcülerin anayasa maddesi ile koyduğu siyaset yasağını esaslı bir kampanya sonucu kaldırtıp adeta küllerinden tekrar doğan Demirel’in güçlü, dinamik ve etkili muhalefetinin çok büyük etkisi olmuştu.

AKP’nin en büyük avantajı ise bunca yıldır karşısında öyle bir muhalefetin bulunmayışı oldu. Ama gelinen noktada görünen o ki, artık bu durum sona eriyor. 31 Mart seçiminden çıkan sonuç, AKP’yi ciddi anlamda zorlayacak bir muhalefet alternatifinin nihayet ortaya çıktığını gösteriyor.

Seçmenin sandıktaki ittifakından güç alan bu muhalefet hata yapmadan ve büyüyerek kararlılıkla yoluna devam ederse, ilk seçimde AKP’yi iktidardan indirip tek adam rejimini bitirebilir.

Okunma Sayısı: 2617
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Neslinur

    5.4.2024 17:51:35

    Maşallah

  • Salih baş

    5.4.2024 06:46:05

    Demirel gibi bir muhalefet vaamı

  • Oğuz Yiğiter

    5.4.2024 00:38:28

    ANAP-AKP aksının kodlarını iyi okuyan müdakkik bir nazar bu iki siyasi yapının birbirinin devamı olduğunu bet görecektir. 80 sonrası dünya konjontürünün dayattığı neo-liberal ekonomik modelinin gönüllü tetikçileri maalesef siyasal islamcı neo osmanlılar oldu. Ve Özal-Erdoğan figürleri özenle seçilmiş iki aktör rollerini eksiksiz oynadılar. Ikincisinin de kullanım tarihi dolmak üzere inşaallah...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı