"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bu tesbitler de kayda geçsin

Kâzım GÜLEÇYÜZ
28 Ocak 2020, Salı
Özdabak’la birlikte yargılandığımız davada çıkan mahkûmiyet kararıyla ilgili olarak şu tesbitleri de kayda geçirelim:

* İçinden geçtiğimiz sürecin 28 Şubat’tan eksiği yok, fazlası var. O zamanki DGM’lerin (devlet güvenlik mahkemelerinin) yerini bugün ACM’ler (ağır ceza mahkemeleri), TCK-216’nın (sonradan 312) yerini TMK-7 almış. 

* O zaman “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” iftirasıyla mahkûm edilmiştik; şimdi “terör örgütü propagandası” iftirasına muhatabız.

* AİHM ve AYM’nin Mehmet Altan ve Şahin Alpay, AİHM’in Alparslan Altan, AYM’nin Ayşe Öğretmen ve barış akademisyenleri hakkında verdiği kararlar ACM’ler tarafından hâlâ dikkate alınmıyor ya da alınamıyor.

* “Terör örgütü propagandası” suçunun oluşması için “şiddete çağrı, teşvik ve tahrik eylemi”nin söz konusu olması şartının gerçekleşip gerçekleşmediğine hiç bakılmıyor. 

* Adalet Bakanının son dönemde sıklıkla dile getirdiği “O yapıyı eleştirenlerin de aynı torbaya konulması mücadeleyi sulandırıyor” uyarıları da ACM’lerde mâkes bulamamış.

* Son dönemde yasalaşıp yürürlüğe giren yargı reformu paketinde TMK’ya eklenen “Haber ve eleştiri niteliğindeki yayınlar terör örgütü propagandası suçu oluşturmaz” düzenlemesi de uygulamaya hâlâ yansımıyor.

* Son dönemde yapılan garip düzenleme ile 2 yılın altındaki cezalar için getirilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”nı karar açıklanmadan önce sanığa sorma uygulamasına biz de muhatap olduk. “Suçlu olduğumuzu kabul etmediğimiz için ‘hayır’ diyoruz” dedik. Eğer “evet” deseydik karar açıklanmayacak ve 5 yıl içinde aynı “suç”u işlemezsek kendiliğinden hükümsüz hale gelecekti.

Ama karara itiraz hakkımız olmayacaktı.

Biz böyle birşeyi kendimize yakıştıramadık. Verdikleri cezayı aldık ve hemen ertesi gün bozulması talebiyle istinaf mahkemesine götürdük. Gerekçeli kararın yazılmasını takiben ayrıntılı itiraz dilekçemizi vereceğiz.

* Mahkemenin daha baştan iade ederek tavır koyduğu bir iddianamenin son aşamada tek bir kelimesine dahi dokunulmadan esas hakkında mütalâa olarak sunulduğu ve 3 duruşmada 3 heyet değişikliği ile yürüyen bir yargı sürecinin sonunda verilen kararın istinaftan dönmesini diliyor ve bekliyoruz.

Hukuk, adalet ve vicdan adına...

Okunma Sayısı: 4143
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • erhan

    28.1.2020 15:17:20

    trollere ehemmiyet vermeyelim

  • Mürsel

    28.1.2020 13:32:39

    Muhterem Güleçyüz Bekir Abi içün yazı yazarsan mutlaka faydasını görürsün.!

  • HÜSEYİN İLHAN

    28.1.2020 10:18:46

    Rabbi rahimimiz inşaallah HAK-HUKUK-ADALET için nefes tüketen ehlik hak hukukçularımızla bu yanlışı,iftira ve isnad edilen çirkinliği ortadan kaldırcaklardır. YENİASYA gazetemizde terörün probagandasını yapmak değil yazmak,düşünmek ve bunu hayal etmek dahi akıllara gelmez. Bir kere bu isnadı yapanların hak-hukuk-adaletten ne anladıklarını çok merak ediyorum. İkincisi bu isnadı yapan ve şu kararı verenlerin suçlu dediklerinden daha çok kendilerinin yaptıklarına baksıznlar.Zira bu kaearı hangi mercilerin arzu ve istekleri ile yaptıklarını çok mertseler açıklasınlar ki gerçekten ne kadat davalarında samimi olduklarını görelim. Kraldfan fazla kralcılık sevdası peşinde iseler,kin,intikam ve garz ile dolu iseler bilsinlerki bu ateşler kendilerini hem dünyada hem ukbada yakar.

  • Aydın

    28.1.2020 09:26:09

    Allah yardımciniz olsun. Zor bir dönemden geçiyoruz.mesleginizin gereklerini yapın halkın ve hakkın yanında olun korkmayın!!!

  • Ali Tam

    28.1.2020 03:57:30

    1)Sucun ve suclularin asla övülmedigi bir yapidir Yeni Asya... Bilakis! Hakkin ve haklilarin metanetle, sabirla savunuldugu bir hisn-i hasendir Yeni Asya... O, kusatilabilir ama alinamayan; hakkaniyete matuf ve urvetul vüska ile bagli güvenli bir kaledir Yeni Asya... Sayet onlarca sene okuyup takip ve tedkik sorumlulugu ile yeri geldiginde muallak kalmis izahatlardan dolayi yazarlarimizin ifadelerini mercek altina alip onlardan sek ve süpheye yer birakmayacak izahatlar istemissek bu oluncaya kadar okur yorumlarimizda takipci oldugumuz arsivlerde kayitlidir.

  • Ali Tam

    28.1.2020 03:56:20

    2)Bu acidan niyetlerini satirlarindan ve satir aralarindan tanidigimiz yazarlarimizin masum ve magdur ile terör zanlisi veya suclusu arasindaki farki pekiyi bilip tefrik ettikleri icin makaleleri birer zaman sahidi ve kanitidir diye bizler dahi onlarin sahitleriyiz!

  • Ali Tam

    28.1.2020 03:55:51

    3)Kamuoyunun (ortak) yaniltmaz vicdani, hak ve hakkaniyete tüm sarsilmaz delilleriyle bagliligi ile yazarlarimizin BERAATLERINI ISTINAF MAHKEMESINDEN BEKLIYORUZ. Alman Hukukunda bir deyim/ilke vardir; "Herkesin HAKIMINE HAKKI MAHFUZDUR!" Neden? Cünkü HAKIM, kapisini calan kisinin hakkini vermek durumundadir. VE HAKIM (HEYETI) kapisinda duran bir maznunu davanin sonuna kadar takip edip hakkini vermesi yukarida bahsettigim hukuk deyiminde/ ilkesinde saklidir.

  • Ali Tam

    28.1.2020 03:55:09

    4)Yazarlarimizin Mahkemelerinde Hakim Heyetinin degismesi baslibasina bir hukuk ilkesinin ve „Herkesin HAKIMINE HAKKI MAHFUZDUR!“ Almancasi: "Jeder hat das Recht auf sein Richter" olan bir hukuk kuralinin ihlalidir. Ve madem ki hukukumuzun bariz bir kismini bahtiyar Alman halkinin iradesinden cikmis kanunlarini ve muhakeme usullerini tercüme ile alarak bas göz etmisiz, o halde Hakimlerin dava sürecinde -Reddi Hakim talebi olmaksizin- degistirilmesi muhakeme usulune uymadigindan sayin Alman Hakimlerinden görüsleri rica edilse;

  • Ali Tam

    28.1.2020 03:54:44

    5) böyle bir durumda Maznun Yazarlarimiz dava sürecinde degismeyen, degistirilemeyen Hakimlerine (Heyetlerine) olan haklarindan yoksun kalmislardir; Alman Hukuku benzeri Hakim/Heyet degisimini asla öngörmemektedir ve olasi degisiklikte alinan karari usullerine uymadigindan bozmak istinaf mahkemesinin görevidir diye karar vereceklerinde süphe yoktur. Aleyhlerinde verilen mahkumiyet kararinin kaldirilmasi hem masumiyetleri hem de muhakeme usullerince karar haklari gözetilmediginden BERAATLERI elzemdir diye Türk meslektaslarina görüs beyaninda bulunacaklarina inaniyoruz.

  • Ali Tam

    28.1.2020 03:54:16

    6) Ki; sayet bu hukuk davasi Avrupa’da onlarin huzuruna tasinirsa arzettigimiz görüs gibi neticelenmesi kuvvetle muhtemeldir. Dolayisiyla beklentimiz dava oraya intikal etmeden burada bu meyanda neticelenmesidir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı