"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Cin şişeden çıktı

Kâzım GÜLEÇYÜZ
28 Mart 2020, Cumartesi
Siyasî iktidarın hükümet dışı ortağınca konjonktürel ihtiyaçlarla lokal ve sınırlı bir çerçevede ortaya atılan infaz indirimi talebi farklı gerekçelerle kabul görmeyip askıya alınmıştı ki, büyüyen koronavirüs tehdidinin cezaevi kapılarına da dayanması üzerine konuyu tekrar gündeme alma zarureti doğdu.

Ama hariç tutulması istenen suç kategorilerinin fazlalığı cezaevlerindeki aşırı doluluğu olabildiğince hafifletme hedefini imkânsızlaştırınca, istisnaları azaltıp kapsamı genişletme mecburiyeti hasıl oldu.

Bu da infaz indirimlerindeki genişletmenin genel affa dönüşmesi gibi, benzerleri evvelce de defaatle yaşanmış bir neticeyi tekrar doğuracak gibi görünüyor.

1974’te Yeni Asya’nın ısrarla karşı çıktığı ve uyardığı “anarşistlerin affı” ve yakın dönemdeki “Rahşan Ecevit” affı gibi.

Olay genel af boyutuna taşındığı takdirde, suç kategorilerini ayırıp “Şunlar affedilsin, şunlar edilmesin” gibi bir tasnife gidilmesi eşitlik ilkesinin ihlali gibi bir sonuca yol açıyor ve buna meydan veren bir düzenleme AYM’den illâ ki dönüyor.

Şimdi girilen süreç de benzer işaretler veriyor. Sınırlı ve kısıtlı bir infaz indirimi diye başlatılan girişimin kapsamı mecburen genişledikçe iş genel affa dönüşüyor.

Hele yıllardır seslendirilip de bir beklenti oluşturulan, ama sonuçlandırıl(a)mayan böyle kritik bir konunun getirildiği nokta, “Cin lambadan çıktı, artık geri dönülmesi mümkün olamaz” sözüyle ifade ediliyor.

Bu yüzden, infaz indirimi adıyla bir kez daha gündeme taşınan bu meselenin, şimdiye kadarki eski ezberler bir kenara bırakılarak, hukuk, vicdan ve halihazırdaki sosyal gerçekler ekseninde âdil ve makul bir sonuca bağlanması gerekiyor.

Burada özellikle “terör örgütü üyeliği” ve “terör örgütü propagandası” iddialarıyla yapılan problemli yargılamalarda verilen tartışmalı mahkûmiyet kararlarının ve bunlara dayandırılan infazların mutlaka masaya yatırılması icab ediyor.

Bunları hariç tutarak çıkarılacak bir düzenlemenin ülkede biriken ve bilhassa AB ile ilişkilerimizi de zora sokan gerilimi daha da tırmandıracağının kesinlikle gözardı edilmemesi büyük önem taşıyor.

Sağduyu ve vicdanın gerekleri adına.

Okunma Sayısı: 13371
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Serra

    29.3.2020 00:42:11

    Can korkusu kadar 'hesap' korkumuz olsa herşey çok farklı olurdu..Ne diyelim Kazım Bey 'Allah'ın dünyasında yalnız Allah'ın dediği olur.' Ve hiçbir şey de sebepsiz yere olmaz, Allah'ın bir bildiği vardır elbet. Rabbim selamete çıkarsın hepimizi. Artık güneşli günler görmek isteriz.

  • Fehmi

    28.3.2020 20:25:28

    Bu dönem öyle zor bir dönemki mazlumlar sanki zalim gibi gosteriliyor Malesef ''Zalime masumiyet karinesi, mazluma zalim muamelesi'' işletiliyor Allah yardımcımız olsun

  • Feyzullah Ayhan

    28.3.2020 18:03:04

    Nice kibir heykelleri,nice nefis esiri cüce firavunlar,nice İbrahim’i(AS)yakmaya teşebüüs eden nemrutlar ,nice dünya hakimiyeti kurmak için milyonların ölümüne sebep olan neronlar,nice peygamberin kapısına çalı ve pislik seren insanlıktan nasipsizler,nice dünya liderliğine soyunan soysuz cüceler,hala gözle görülmez,elle tutulmaz bir virüsün yaptığından ibret almayıp,heva ve heves hegomonyası kurma niyetindeler mi? Kendisiyle övündükleri servetleri,etraflarındaki sayısız hizmetkarları,ellerindek son teknolojileri,işgal ettikleri böyüüüük böyüüüük makam -mevki ve yetkileri olmasına rağmen, içine düştükleri sarhoşluk sebebiyle virüs karşısında aciz düşmediler mi?

  • Metin

    28.3.2020 15:11:35

    Yapana değil yaptırana bakmak lazım derler. Yapanlara kalsa ne diyordu onlar hafızalarımızı tazeleme adına söyleyelim tekrardan. Acıma acınacak hale gelirsin, yağmurlu havada su dahi yok, Ağaç kökü yesinler... Ölenleri kimsesizler mezarlığına defnetmeler. İmam efendimerin Cenaze namazını kıldırmamaları. Suçlu olduğunu düşündüklerini gördüklerinde yönlerini başka yere çevirip Allah'ın Selamını dahi vermekten imtina edenler mi dersin. Daha neler neler. Gelinen noktaya bakalım birde. Aldığımız duyumlara göre KoronaVirüs vakasına yakalanarak ölen birini İmam efendi yıkamak istemiyormuş. Hatta mevtayı yakalım diyen dahi varmış. Görelim Mevlam neyler Neylerse güzel eyler.

  • Menduh

    28.3.2020 14:55:22

    Ben holdingim, ben fabrikatörüm diyenler, kapıları kilitlemişler gelele gelele. Bir gün zulmedenlerinde kapıları kilitlenecek bekle hele bekle hele.

  • Kürsad

    28.3.2020 11:49:37

    Virüs bile çocuklara dokunmadı ama masum benekleri, hamile ve yeni Doğum yapmış anneleri zindana atan virüsten tehlikeli insanlar var

  • ELİF

    28.3.2020 02:24:39

    Kazım bey ben de bu hassas konu üzerinde ısrarla durduğunuz için çok teşekkür ediyorum. Umarım sizin emekleriniz bizim ümitlerimiz boşa çıkmaz

  • Abdullah

    28.3.2020 01:26:19

    Kazım Bey, bu konu üzerinde ısrarla durmaya devam ettiğiniz için Allah sizden ve Yeni Asya camiasından ebeden razı olsun.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı