"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dayatma ve ayrımcılıkla birlik beraberlik olur mu?

Kâzım GÜLEÇYÜZ
21 Mayıs 2020, Perşembe
Zor zamanlarda hep tekrarlanan bir söz: “Birlik ve beraberliğe her zamankinden daha çok muhtaç olduğumuz bugünlerde...”

Yine öyle çok çetin ve zorlu bir dönemden geçiyoruz.

Koronavirüs salgınıyla oluşan sıkıntılı ortam hayatımızın bütün alanlarını ve tek tek her bireyin dünyasını olumsuz etkilemeye devam ediyor.

Sokağa çıkma yasakları, işyerlerinin çoğunun kapatılması, birçok sektörde üretimle iç ve dış ticaretin neredeyse durma noktasına gelmesi, zaten sayısı çok fazla olan işsizlere yeni milyonların eklenmesi, geçim için yardıma muhtaç hale gelenlerin hızla artması.

Ufukta görünen ve çığ gibi gelen işsizlik dalgası için tsunami benzetmesi yapılıyor.

İktidarın çizdiği pembe tablolardan çok farklı olan gerçeklerin milyonları zaten iyice bunalttığı bir ortamda böyle bir felâketin yol açacağı ağır sonuçlar herkesi düşündürmeli.

En başta da yetkili ve sorumlu konumda bulunanları.

Ama iktidarın tavrına baktığımızda şunu görüyoruz:

“Bir ve beraber olalım. Ama benim dediğim şekilde. Herşey benim kontrolümde olsun.  Bütün yardımlar bende toplansın ve benim elimle dağıtılsın. Yaptığım hiçbir şey eleştirilmesin. Eleştirmek bozgunculuk ve hainliktir.”

Böyle tekelci, dayatmacı, mütehakkim, dışlayıcı, ayrımcı, kutuplaştırıcı bir yaklaşımla birlik ve beraberliği sağlayabilmek mümkün olur mu?

Sürecin, muhalefeti ve bütün toplum kesimlerini işin içine dahil eden bir ortak akılla yönetilmesi gerekirken, böyle yapılmayıp, tam tersine salgın ortamında bile birlik beraberlik manasını baltalayan yardım engelleme ve kayyım atamalarını tamgaz devam ettirmek gibi davranışların demokraside yeri var mı, olabilir mi?

Yine bu dönemde, infaz yasasında yapıldığı gibi, insanların hayat hakkının söz konusu olduğu bir meselede çağrılara kulak tıkayıp ayrımcılığı ısrarla sürdüren bir yaklaşım hukukla, adaletle, vicdanla, insanî değerlerle bağdaştırılabilir mi?

Kucaklaşma ve kenetlenme manalarının en çok hissedilmesi ve paylaşılması gereken Ramazan günlerinde bile bu tavırdan vazgeçilmemesi, iktidarın nasıl bir psikolojinin içine girdiğini göstermesi açısından son derece ibretli.

Bu ruh hali ülkeye de, kendisine de hayır getirmez. O zaman, hâlâ o cenahta durmaya devam, ama bu hal ve gidişten rahatsız olan sağduyu ve vicdan sahiplerine iş düşüyor.

En azından ses vermek için kıyameti mi bekliyorlar?!

Okunma Sayısı: 4210
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Osman

    22.5.2020 00:44:14

    Kendine müslüman diyenler Bu zulme ortak olmamalı Uyanmalılar Son pişmanlık fayda vermez

  • feyzullah ayhan

    21.5.2020 13:59:16

    Gazi isimli yorumcu"Bunları ne doyurur bilemiyoruz artık...?" diye soruyor.Diyeyim;Altından ağacın olsa/ Zümrütten yaprak/Akibet gözünü doyurur bir avuç toprak.

  • İsa Kunçay

    21.5.2020 13:50:06

    Hakkında hüküm kesinleşmemiş (Gökhan Açıkkollu) olmasına rağmen "Din hizmeti" (cenaze, defin...)verilmesin fetvası veriliyor. Bir ilçe müftüsü "Kız alıp vermeyin, alışveriş yapmayın" diyebiliyor. Çocuğun cenazesine nakil aracı tahsis edilmiyor. Acaba aynı dinden miyiz, insan mıyız? ...

  • Said Haktan

    21.5.2020 13:01:03

    Yola beraber devam edenler. Mafyalara özel af çıkarırken, masum ve suçlu olduğu kesin anlaşılmayan (top tüpek sıkanlar dışında.) belki yüzlerce insan tutuklu olarak hayatına devam ediyor. ALLAH CC Masuma, mağdura ve mazluma yardım etsin. Amin

  • Kürşat

    21.5.2020 10:18:41

    Bencil AKIL, Ortak AKIL'dan hoşlanmaz. Hep bana Rabbena diyen bir sistem inşaa edenler. Kendi ve yandaş ikbal ve istikbalini, devletin ve milletin ikbal ve istikbalinden üstün tutan, MÜSRİF zihniyet İFLAS etmeye MAHKUM dur. Bu mahkumiyet hem ADLİ, hem DÜNYEVİ hemde UHREVİ dir. Yolun sonu görünüyor. Vesselam

  • Eyüp

    21.5.2020 04:32:29

    12.Eylül'ün Yasaklı Günlerinde Rahmetli Demirel.Korku Dağları Sarmış Diyerek.Milletin Üzerindeki Korkuyu İfade Ediyordu.Ve Meydanlarda.Konuşan Türkiye Diyerek Yasakları ve Korku Bulutlarını Dağıtıyordu.

  • Abdullah

    21.5.2020 03:50:51

    bu iktidar maalesef milleti karpuz gibi ikiyeye böldü kendisine oy vermeyen destek vermeyen kitleye hayat hakkı tanımak istemiyor hiç bir zaman 81 milyon vatandaşı kucaklayıcı bir tavır içinde olmuyor 18 yıldır bu görüş bu tutum hiç mi hiç değişmedi yazık hemde çok yazık görelim Mevla neyler neylerse güzel eyler bunu hep beraber göreceğiz İNŞALLAH.

  • Gazi

    21.5.2020 03:24:53

    Bunları ne doyurur bilemiyoruz artık...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı