"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sığınmacı krizi

Kâzım GÜLEÇYÜZ
06 Mayıs 2022, Cuma
Suriye’deki iç savaş fitnesiyle yerlerinden, yurtlarından, evlerinden edilen sığınmacıların ülke olarak hissemize düşen sayısı resmî rakamlara göre 3.5 milyonun üzerinde.

Bu çaresiz insanlara kucak açmak hem insanî, hem vicdanî bir vecibeydi. Öyle de yaptık. Misafirperverliğimizi gösterip bağrımıza bastık. İbate ve iaşelerine yardımcı olduk.

İçlerinde hali vakti yerinde olanlar İstanbul başta olmak üzere birçok vilayetimizde iş kurup iyice yerleştiler. O kadar ki, Fatih’teki bazı semtler Arap mahalleleri haline geldi. 

Arap dükkânları açıldı, Arap çarşıları kuruldu, Arap cadde ve sokakları ortaya çıktı...

Ama sığınmacıların bu imkânlardan mahrum büyük çoğunluğu ciddi sıkıntılar içinde kıvranarak hayatını devam ettiriyor. “Ucuz işçi” olarak istismar edilenler, dilenenler...

Gelenler içinde belki sayıları az da olsa terör örgütü ve suç çetesi üyeleri bile var...

Bu karışık tabloda ırkçı ve yabancı düşmanı saiklerle işi “sığınmacı karşıtlığı”na çeviren siyasetçiler ortaya çıktı. Ayasofya-Sultanahmet meydanından çekilmiş görüntülerdeki Arap yoğunluğunu, “Burası Türkiye mi?” sualiyle provokasyon konusu yapanlar oldu.

Evvelce de sığınmacılara yönelik saldırı, cinayet, hattâ tecavüz hadiseleri oldu; ama bunlar münferit ve mevziî düzeyde kaldı.

Çünkü toplumun geneli bunları tasvip etmedi, tam tersine şiddetli tepki gösterdi.

Ama gelinen noktada ekonomik kriz had safhaya ulaşıp kendi vatandaşlarımızı iyice bunaltmaya başlayınca, sığınmacılar meselesi farklı bir rahatsızlık konusu olmaya başladı. Ve o cihetten, “sessiz istila” söylemleriyle birlikte yeni bir tahrik dalgası tetikleniyor.

İşin bu noktaya gelmesinde, 11 yıl önce Esad’ı devirme hevesiyle iç savaşın tırmandırılmasında olduğu gibi, yine öngörüsüz ve plansız iktidar politikalarının büyük rolü var. 

Evvelce muhalefeti Suriye’de barışı sağlayıp sığınmacıları huzur ve güven içinde evlerine göndermekten söz ettiği için yerden yere vuran iktidar, şimdi kendisi 1 milyon kişiyi geri göndereceğini söylemeye başladı.

Gösterdiği adresler, askerî harekâtlarla mevzilenip şimdilik kontrol altında tutuyor gibi göründüğümüz yerler. Yıllardır lafı edilip de bir türlü hayata geçmeyen “güvenli” bölge. 

Ne kadar gerçekçi ve kalıcı olabilir ki?

Okunma Sayısı: 2491
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Evren

    6.5.2022 23:08:19

    Evet kazım abi sessiz istila konusundaki görüşünüze ben de katılmıyor aşırı iyimser olduğunuzu düşünüyorum. Fazla değil bundan 10 sene sonra ekilen bu menhus tohumlar çok kötü meyveler verecek toplumda. Mesele gerçekten çok çok sıkıntılı. Şimdi 5 milyon olan nüfusları 10 yıl sonra 10 milyon olup başımıza büyük bir bela olacak. Eğer tedbir alınmazsa Çocuklarımıza maalesef çok kaotik bir coğrafyayı bırakmış olacağız.

  • selma

    6.5.2022 13:13:43

    Sığınmacılıktan göçmenliğe evrildi bu olay. Dışarıdan, içeriden hangi şartlarla, hangi yardımları alıyorlar? Kişi başına mı ödeme alıyorlar? Onun için mi her sene doğuruyorlar? Bu doğruysa bu yardımlar derhal durdurulmalı. Yöneticiler, görevliler ülke menfaatine uygun işlem yapmalı. Normal vatandaş bunu görebiliyorsa tepedekilerin bu gidişatı görmemesi mümkün mü? İş mağduriyetten çıktı. Mağdur insan bu kadar çok çocuk doğurmaz. Sınırları koruyan yok mu? Afganlar, Pakistanlılar neden alınıyor, nasıl bu kadar kolay sınır geçebiliyorlar? ? O ülkelerle sınır bile yok .Fildişi saraylarda oturanlar vatandaşa idare edin diyemez .Kendi içimizdeki çürükler yetmedi dışarıdan ithal ediyoruz .Halk arasındaki gündem, endişe, kaygı bu. Tencere fokurduyor. Afganlardan Pakistanlılardan başlayarak derhal geri gönderin. Artık bu kantar bu kadar ağırlığı çekmez.

  • mikail çelk

    6.5.2022 08:33:15

    selamun aleyküm kazım abi suriyelilerden ciddi anlamda endiş eliyiz. ciddi bir güvenlik ve ekonomik sorun oluşturuyorlar. sessiz istila meselesindeki yorumunuza katılamıyacağım, acaba arap baharı ile ortadoğudaki ülkelerde yaptıkları karışıklıkları suriyeli göçmenler le ülkemizde yapmaya çalıştıklarını gözlemliyorum.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı