"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Toplum nereye?

Kâzım GÜLEÇYÜZ
23 Kasım 2019, Cumartesi
17 yılı aşkındır ülkeyi yönetenler, bu yollarda beraber yürüyüp yağan yağmurda beraber ıslandıkları nice yol arkadaşlarını tasfiye edip OHAL rejimiyle “taçlandırdıkları” tek adam sisteminde “yedi düvele karşı yeni bir istiklâl savaşı vermek” gibi “büyük” meselelerle uğraşırken toplum nereye gidiyor?

Manşetlere taşınan kimi haberlere bakınca genel gidişat hiç de iç açıcı görünmüyor.

Peş peşe gelen toplu siyanür cinayet ve intiharları, “sevgili” cinayetleri, kurbanları bilhassa kadın ve çocuklar olan dehşet ve vahşet örnekleri, okulların içine kadar giren uyuşturucu iptilâsı, yaygınlaşan şans oyunları...

Bunlar ve sayamadığımız diğer ârazlar toplumumuzun çok ciddî bir manevî bunalıma sürüklendiğinin endişe verici göstergeleri.

Birey ve aile düzeyinde yaşanan, ama pek fazla bilinmeyen veya bilinse dahi seslendirilmeyen gerilim, stres ve tatminsizlikler.

Bunun işsizlik, geçim sıkıntısı, ödenemeyen borçlar, hayat pahalılığı, gelir-gider dengesizliği gibi ekonomik sebepleri de var şüphesiz, ama daha ötesinde giderek derinleşen bir maneviyat ve ahlâk krizi de yaşanıyor.

Ölçülerini kaybedip savrulan bir toplum.

“Dindar” görünen siyasetçilerin iktidarında dinin ve ahlâkın en temel ölçü ve değerlerini hiçe sayan keyfî, hukuksuz ve sorumsuz uygulamaların ayyuka çıkmış olması, gittikçe büyüyen bir kitlenin, zaten mesafeli ve uzak durduğu dine tamamen yabancılaşmasına yol açıyor.

“Dindar nesil” yetiştirme hedefi istikametinde okullara konulan seçmeli Kur’an ve siyer derslerine talebin ilk başlarda yüksek iken sonrasında hızla inişe geçtiğinin birinci ağızdan ikrar edilmesini nasıl okumak lâzım?

Peki, son dönemde iyice siyasallaştırılan Diyanet’in kontrolündeki camilerin, insanların inanç ve maneviyatını güçlendirip onları huzura kavuşturacak telkin ve tavsiyelerin yapıldığı kutsal mekânlar olması gerekirken, tam tersine tepkiyle kaçılıp uzak durulmak istenen yerler haline getirilmesinin izahı ne? Ve buna yol açmanın vebalini kim taşıyabilir?

Keza cami görevlilerinin ulaşamadığı alabildiğine geniş toplum kesimlerine gönüllü olarak manevî hizmet götüren cemaatlerin bu faaliyetlerinin sekteye uğratılmasında dahli ve rolü olanların, maneviyat krizindeki sorumluluk payını da sorgulamamız gerekmez mi?

Hele toplum S.O.S. sinyalleri verirken...

Okunma Sayısı: 3662
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdulkadir Turan

    23.11.2019 17:24:05

    Maalesef toplum iyiyeden iyiye,yozlaşıyor.Dünyevî meşgaleler;toplumda hipnotizma etkisi meydana getirmiş.Kafalar uyuşuk,zihinler karışık.Ve bu hercümerc hali,toplumda ciddi anlamda savrulmalara sebep oluyor.Çare var mı?Elbette var.Çare en başta;İslam ahlâkı ve eğitim.Öncelik bu iki önemli kavramda.Bunlar;zuhûra kavuşursa eğer;gerisi çorap söküğü gibi kolay olacaktır.

  • H. Mehmet Kaşlıoğlu

    23.11.2019 11:25:19

    "Karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor. İçinde evladım yanıyor.İmanım tutuşmuş yanıyor.O yangını söndürmeye koşuyorum."1950'lerde böyle haykırmıştı Hz.Bediüzzaman.O vakitten beri aynı yangın devam ediyor.Ve o tarihten bu yana Risale i Nur o yangını söndürmeye gayret ediyor. 1970' den beri Yeni Asya Gazetesi Hz.Bediüzzaman ve Risale i Nur'u önce Türkiye'ye sonra umum cihana ilan ediyor. Şimdi bu memleket, bu devlet ve bu hükümet Onlara çok muhtaçtır. Zira devletin, hükümetin, memleket insanının muhtaç olduğu herşey Risale i Nur'da mevcuttur. Ey siyasiyyun ve içtimaiyyunlar sağır kulaklarınıza haykırıyoruz.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı