"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Zulümler ve masumlar

Kâzım GÜLEÇYÜZ
16 Temmuz 2020, Perşembe
Üstad siyasetli cemaatlerle ilgilenmeyip talebelerini onlarla temastan men etmesinin bir gerekçesini şöyle açıklıyor:

“İçtinabımızın çok sebeplerinden bir sebebi de, Risale-i Nur’un dört esasından birisi olan şefkat etmek, zulüm ve zarar etmemektir. Çünkü ‘Birisinin hatasıyla, başkası veya akrabası hatakâr olmaz, cezaya müstehak olmaz’ (En’am Sûresi: 164) olan düstur-u irade-i İlahiyeye karşı, bu zamanda  ‘Muhakkak insan çok zalim ve çok nankördür’ (İbrahim Sûresi: 34) sırrıyla şedit bir zulümle mukabele eder. Tarafgirlik hissiyle, bir caninin hatasıyla, değil yalnız akrabasına, belki taraftarlarına dahi adavet eder. Elinden gelse zulmeder. Halbuki bir masumun hakkı, yüz cani için feda edilmez; onların yüzünden ona zulmedilmez. Şimdiki vaziyet, yüz masumu birkaç cani için zararlara sokar. Meselâ, hatalı bir adama müteallik biçare ihtiyar valide ve pederi ve masum çoluk çocukları ezmek, perişan etmek, tarafgirane adavet etmek, şefkatin esasına zıttır. Müslümanlar içinde tarafgirane cereyanlar yüzünden, böyle masumlar zulümden kurtulamıyorlar. Hususan ihtilâle sebebiyet veren vaziyetler, bütün bütün zulmü dağıtır, genişletir.” (Emirdağ Lâhikası, s. 67) 

Bilhassa 15-20 Temmuz sürecinde yaşananlar, tam da bu satırlarda vurgulanan gerçeklerin ibret verici bir tefsiri mahiyetinde.

Başında oldukları cemaatin, aslî hizmetlerinin ötesine geçerek adeta siyasî aktör gibi davranır hale gelen kadrolar eliyle önce “iktidar ortağı,” sonra “tehdit” gibi görülür konumuna getirilmesi ve ardından insafsızca cemaatin üzerine gidilmesi, bu tesbitleri son derece acı bir şekilde tasdik ve teyid ediyor.

İşte biz özellikle bundan endişe duyduğumuz için, sürecin başından itibaren “Bu fitne söndürülsün” dedik. 15-20 Temmuz sürecinde de yine ilk günden başlayarak “Darbecilerle mücadele hukuk içinde verilsin, kurunun yanında yaş da yanmasın” uyarılarında bulunduk. Cereyanların çekişmelerinde taraf olmaktan kaçınırken, sürecin ilerleyen safahatında bütün devlet gücünü kullanarak masumların üzerine gidilmesine de hukukî ve vicdanî bir hassasiyetle karşı çıktık.

Çünkü sessiz kalmak da zulme onay vermek ve rıza göstermek anlamına gelir. Oysa zulme rıza zulümdür.
 

Okunma Sayısı: 6264
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • ali fergana

    17.7.2020 13:18:43

    İ. Seyda'ya: Bediüzzaman ve talebeleri, bütün peygamberler hangi günahlarından dolayı zulüm yaşadılar. Yaşananlar illa ki bir günahtan dolayı mı oluyor? Rabbim bizleri sabredenlerden eylesin.

  • ali fergana

    17.7.2020 13:05:13

    'Zulme rıza zulümdür. Zulme tarafgirlik ise yapmış gibidir.' Rabbim sadece okuyup yazıp söyleyenlerden değil, yaşayanlardan eylesin. Kur'an'ı bin kere hatim etmekten bir ayetini okuyup, anlayıp, hayata geçirmek evladır.

  • İ. Seyda

    16.7.2020 16:23:48

    Hangi hatalar, kadere bu fetvayı verdirdi diye de düşünmek gerekiyor. “Siyasetli cemaatler” kavramı üzerinde durmaya değer bir konudur. Beşer zulmediyor, bu kesin. Bu zavallı masum ve mağdur insanlar, kendilerini yüzüstü bırakıp giden “ihanet tabakası”na adeta toz kondurmuyor. Gücü iktidarla birlikte paylaşanların Pişman olma, af dileme gibi hususları düşünmesi gerekiyor. Ama kader belki de bu istiğfar gerçekleşmediği için adalet ediyor. Zira çevremizde bulunanlardan görüyorum ki çok azı pişmanlık gösteriyor. Ne var ki bütün bunlara rağmen yapılan hukuksuzluklara karşı çıkmak gerekiyor. Yapılan da budur. Zira bizler hadiselerin “melekuti” boyutunu bilemiyoruz.

  • i güngör

    16.7.2020 12:59:42

    Allah masumlari yazan kaleminize ve yüreginin kudretini arttirsin sayinz binlere ulassin

  • Esmeray

    16.7.2020 12:52:11

    Sizin gibi sağduyu sahibi âkil insanlara çok ihtiyacımız var. Saçma sapan yazan konuşan liyakat sahibi olmayan insanlar o kadar fazlalaştıki... nesil bomboş, sürüklenip gidiyor.

  • Müslüm

    16.7.2020 12:26:26

    nur talebesi hakkın ve adaletin yanındadır. dalkavukluk ve yalakalık yapan ağzıyla kuş tutsa talebe olamaz... iyi ki yeni asya var.allah razı olsun abi...

  • Hüseyin İlhan

    16.7.2020 08:22:05

    Allah razı olsun.Bir müslüman yapılan haksızlıklara karşı tarafgir davranamaz. Müslüman her daim hak'dan yanadır ve haksızlığı kim yapıyorsa yapsın karşısında olandır. Hz.Muhammed SAV.Efendimizin 'Bir kötülük gördüğünüzde elinizle düzeltin,gücünüz yetmiyorsa dilinizle onada yetmiyorsa kalbinizle buğz edin,hadi şeriflerini hafızamıza iyi yerleştirmeliyiz.

  • A.Kadir

    16.7.2020 07:50:40

    Kazım Bey öncelikle iyi ki varsınız. Adeta Yeni Asya tek başına tarihi bir duruş sergiliyor. Allah "Yeni Asya Camia'"sından razı olsun. Tevafuk olarak bugün alıntı yaptığınız "Emirdağ Lahikası"nın ilgili sayfasını dün okumuştum. Evet Bediüzzaman 'nın yolu budur. Zaman değişse de zulüm aynı veya benzer devam ediyor. Üstad Denizli mahkemesinde Berat ediyor ama Afyon mahkemeleri peşini bırakmıyor. Şimdi Bediüzzaman yok ama "Lahikalar "elimizde. O'nun yolu Lahika'ya sadık kalanlarındır. Nur talebesiyim diyenlerin evvela dikkatlice bugün kü tavırlarının Lahika'larla ne kadar örtüşüyor olmasına bakmalı. ..

  • Yahya Evrin

    16.7.2020 04:43:20

    Yaşanan süreçte acı olan, masum olanlara zulmü inanan isanlarin yapması belkide Allah adına yapmasi.

  • Ali R. Yardimoglu

    16.7.2020 02:52:01

    ....iste insafli, inadsiz Nur talebeligi, boyle olur; ne galeyanci, ne populist, ne kati kalbli ve dar goruslu olmakliklar, onun yanina yaklasamaz......

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı