"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Demokrat misyonun serencâmı (1)

M. Latif SALİHOĞLU
13 Temmuz 2020, Pazartesi
Geçen hafta EuroNur tarafından hazırlanıp yayına konulan “Demokrat misyon çizgisi”ne dair videoyu seyreden birçok okuyucumuz tarafından, aynı mevzunun yazı dili ile de anlatılması talebi geldi.

Özetle deniliyor ki: “Büyük önem atfederek anlattığınız, nazara vermeye çalıştığınız şu Ahrar-Demokrat hareketin kökü-kökeni nereye dayanıyor? Bu siyasî cereyanın tarih sahnesine çıkışı ve günümüze kadar gelen seyrini yazılı olarak da ifade edebilir misiniz?”

Bu mühim talebi bir-iki köşe yazısıyla karşılamak kolay olmamakla beraber, yine de elimizden geleni yapmaya çalışalım, inşaallah.

***

Hayatiyetini bugün de muhafaza eden Ahrar-Demokrat hareketin kökü/kökeni, bundan tâ 150 yıl öncesine kadar gidip dayanıyor.

1850’li yıllarda kendini iyiden iyiye hissettirmeye başlayan Genç Osmanlılar hareketi, aslında bir nevi “Ahrar-Demokrat” hareketiydi.

Onların müşterek hedef ve gayesi, hürriyet ve meşrûtiyetin hayata hakim kılınmasıydı.

Bu yeni ve dinamik hareketin başını çeken şâir, edib ve siyasî dâhilerin ekseriyetini “mûtekid/itikadlı Müslümanlar” şeklinde târif eden Bediüzzaman Said Nursî, çağdaşlarından bir adım daha ileri gider ve onları “Ahrarımız” diye tavsif ederek cesaretle sahiplenir. (Münâzarât: 125)

***

1890’lı yıllarda henüz 15-16 yaşlarında iken Mardin’de bu “Meşrûtiyetperver Ahrarlar”ı tanıyan ve onların düşüncelerini (bilhassa Namık Kemâl’in Rüyâ makalesini) okuyup mâkul karşılayan Üstad Bediüzzaman, zıt yönde estirilen bütün karalama kampanyalarına rağmen, onlarla kurmuş olduğu fikrî ve siyasî dostluğu bozmayarak, bunu hayatının sonuna kadar idame ettirir.

İşte, asırları aşan bu istikrarlı istikametteki azim sırdır ki, bizi de Ahrar-Demokrat çizginin hakikatli cazibesine bağlamıştır.

Ayrıca, bu müstakim cazibenin kudsî ve Kur’ânî bir dayanağı bulunduğuna olan inancımız da tamdır.

Yani, imanî bahisleri Kur’ân’dan ders ve feyz alarak izah ve ispat eden Üstad Bediüzzaman’ın, yaklaşık iki bin sahifeyi bulan içtimaî ve siyasî teliflerinin de yine aynı kudsî kaynağa dayandığı, bize göre şeksiz ve şüphesizdir.

Nitekim, 1910’da Münâzarât isimli eserinde, hürriyet ile imanın ve şûrâyı emreden âyetle meşrûtiyetin bağlantısını kuran, hatta bu meselede dört hak mezhepten delil getirmeye hazır olduğunu beyan eden Üstad Bediüzzaman, 40 yıl sonra (1950) telif etmiş olduğu Emirdağ Lâhikası’ndaki o meşhûr “Bu vatanda şimdilik dört parti var...” diye başlayan mektubun başlığında da, yine aynı kudsî kaynağı hatırlatıyor ve bu mektuptaki izahların “Kalbe ihtar edilen bir hakikat” olduğunu açıkça beyan ediyor. Dolayısıyla, bu izahları kendi cüz’î iradesi ve ferdî zekâsıyla değil, doğrudan doğruya Kur’ân’ın feyziyle yaptığını nazara veriyor. (Emirdağ Lâhikası: 387)

Osmanlı Hürriyetçileri

 Avrupalıların “Jön Türkler” dediği, tebeanın “Genç Osmanlılar” diyerek tanıdığı Yeni Osmanlılar, 1865’te teşkilâtlandılar ve “Ahrâr-ı Osmaniye” ismiyle bir cemiyet kurdular.

Cemiyetin başlıca üyeleri şunlardır: Mehmet Bey (1843-1883), Reşat Bey (1844-1902), Nuri Bey (1844-1906), Ayetullah Bey (1845-1878), Namık Kemâl (1840-1888), Ziya Paşa (1825-1880), Ali Suavi (1839-1878), Agâh Efendi (1844-1912) ile Ebuzziya Tevfik Efendi’dir (1848-1913) ki, bu şahıs aynı zamanda “Kütüphane-i Ebuzziya”nın kurucusu ve “Yeni Osmanlılar Tarihi” isimli eserin de sahibidir.

(Bilâhare, aynı fikir hareketinin içine Prens Sabahaddin Bey (1879-1948), Niyazi Bey (1873-1913) Enver Bey (1881-1922) ve Mizancı Murad Bey (1854-1917) gibi Osmanlı münevveri de katıldı.)

(Devamı yarın)

Okunma Sayısı: 1871
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı