"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Mitinglere ihtiyaç var mı?

M. Latif SALİHOĞLU
14 Ekim 2015, Çarşamba
Siyasî partiler, miting programlarını değiştirdiler. Kimisi iptal etti, kimisi erteledi, kimisi de şeklini ve muhtevasını değiştirme kararını aldı.

Gelin, millet olarak biz de geçici bir karar alalım ve hiçbir partinin mitingine katılmayalım.

“Geçici” derken, 1 Kasım’a kadar sürecek olan seçim kampanyasını kast ediyoruz.

Evet, bu defaki seçim kampanyasında meydan mitingleri yapmaya hiç gerek yok. Eminim ki, ihtiyaç da yok.

Çünkü, bu millet bir taraftan seçim yorgunu haline geldi.

Bir taraftan, kalabalıkların toplandığı meydanlar güvenlik açısından son derece riskli bir hale geldi.

Bir taraftan da, meydanlarda söylenecek sözlere, yapılacak vaadlere bizim karnımız tok.

Daha dört ay önceki genel seçim kampanyasında, partiler/partililer, söylenecek her sözü söylediler. Türlü vaadlerde bulundular. Seçmene vermek istedikleri mesajları, miting dahil diğer bütün kanallardan üç ay boyunca aktardılar.

İki seçim tarihi arasında fazla bir süre geçmedi ki. Şimdi çıkıp ilâveten ne söyleyecekler, neyi vâdedecekler?

Bence çıkıp üç ay öncekilere ilâveten söyleyecekleri şeylerin çoğu yalan ve palavradan ibaret olacak. Zaten, günümüz siyaseti maalesef yalana çok revaç vermiş. Kandırmaca şeyler, âdiyattan nutuklar halini almış.

Keza, “Kim daha çok yalan söylerse, kararsız oyları daha çok etkiler” düşüncesi günümüz siyasetinde adeta geçer akçe olmuş.

Bunların hepsi de boş ve faydasız şeyler.

Mitingler yapılmazsa, en azından bu yalanlar ve boş şeyler hatırına sokaklar, meydanlar kirletilmez. Hiç olmazsa, vatandaşı güvenlik endişesi sarmaz. Bu sûretle, provokatörlerin de ümidi kırılır, hızları kesilir.

Evet, hiç gereksiz olan meydan mitinglerinin iptal edilmesiyle, provokatörler de, kirli emellerini tezgâhlayacak bir meydan bulamazlar. 

Onlar, emellerini tahakkuk ettirmek için belki başka yollara başvurma cihetine gidebilirler.

Ama, şu husus gayet açıktır ki: Şimdilik, gözlerini kalabalık miting meydanlarına dikmiş durumdalar. Miting düzenlemek de şart veya zarurî olmadığına göre, bile bile lâdes yapmaya da hiç gerek yok.

Kaldı ki, büyük meydan mitingleri yapacak olan partiler, yeni bir mesaj vermekten, yeni ve inandırıcı vaadlerde bulunmaktan çok, bir tür “gövde gösterisi” yapmış olacak.

Ortalığın kan-revân içinde kaldığı bir dönemde, gövde gösterisinde bulunmaya, kalabalıklar toplamak sûretiyle rakip partilere üstünlük taslamaya da hiç gerek yok. Bu mânada bir düşünce, hatta bir niyet ve arzu insanî olamaz. İnsan hayatı, bunların hepsinden daha mühim, daha azizdir.

Sana alkış, bana bomba

Mitinglerin bir kısmı gayet sakin ve olaysız geçiyor. “Asayiş berkemâl” denilecek türden.

Bir kısmı ise, patlatılan bombalarla ortalık savaş alanına döndürülüyor.

Şu sıralar, hassasiyet o derece arttı ki, mitingler bu noktada adeta iki kısma ayrılmış durumda: Güvenli olan ile olmayan. Bombalı olan ile olmayan…

Mitingler bu minval üzere devam ederse şayet, taraflar arasındaki ithamlar, çekişmeler, polemikler, fısıltılar, dedikodular ayyuka çıkar: “Birine bol alkış, diğerine kanlı bombalar” gibi ucu-bucağı belirsiz atışmalar, sataşmalar meydan alır.

Bombalara mâruz kalanlar, fail ve müsebbip kim olursa olsun, diğer tarafı suçlamaktan geri durmayacak: “Senin mitinginde niye bombalar patlamıyor da, ateş topları hep bizim başımıza yağıyor?” gibisinden suçlamalarla, kin ve intikam ateşini bilmeyerek ve istemeyerek de olsa alevlendirmeye mecbur kalacak.

İşte, bütün bu muhtemel tehlikelere meydan ve mahal vermemek için, siyasî ve ideolojik mahiyetteki mitinglerin bütünüyle iptal edilmesi, bizce maslahata gayet uygun düşmektedir.

Özetle, partilerin 1 Kasım öncesinde hiç miting yapmaması, ne onlara bir zarar verir, ne de ülke menfaatine zararı dokunur. Ama, yapılacak mitinglerin zarar riski, şu sıralar had safhada görünüyor. Velhasıl: Miting yapmamak muhakkak maslahat olduğu gibi, miting yapmak ise mevhum mazarrattır. Böylesi durumlarda, maslahatı tercih etmeli.

@salihoglulatif: "Ben etrafta bu kadar çok Suriyeli görmek istemiyorum" diyen varsa eğer, bence çekip Suriye'ye gitsin. 

Çünkü, orada artık daha az Suriyeli var.

* * *

Çocuklar neden çok güzel, tatlı, şirin olurlar? Çünkü, mâsumdurlar. Günahsız, tertemizdirler.

İnsanlar, günaha bulaştıkça çirkinleşiyor.

Okunma Sayısı: 1980
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Lut Kapısı

    14.10.2015 13:43:57

    31 Mart olayı bize TARİHİ DERS olarak yetmeli. Orada büyük bir kötüye kullanma ve ardniyyet tezgahları vardı. Bunu gören ve söyleyen Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri. Nur Talebelerine ve halkımıza bu örnek bütün mitingler, yürüyüşler ve gösteriler için yeterli. Biz, sui istimalin tezgahlandığı/tezgahlanabildiği bir mitingin, yürüyüş veya gösterinin fertleri olmayalım!

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı