"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ölümün keşif kolları

Mehtap Yıldırım Yükselten
18 Nisan 2019, Perşembe
Hastalıklar ve saçlara düşen aklar, ölümün keşif kollarıdır.

Yani ölümü hatırlatıcılardır. Ecel gizli olduğundan, ölüm yolumuza aniden de çıkabilir, ancak çoğu zaman hastalıklarla, yaşlılıkla, “Vakit yaklaştı, hazırlan” diye mesajlar verir. Gaflet kalınlaşmamışsa, mesaj anlaşılır ve ahirete daha sıkı çalışmaya başlanır. Diğer yandan, ölümün keşif kollarına aldırmadan “Ne var canım daha genç sayılırız. Beyazlar boyayla kapanır. Çizgiler dolguyla doldurulur.” ölümü aklına getirmeden yaşamak isteyenler vardır. Oysa ikaz edicileri engellemenin, eceli ertelemeye bir etkisi yoktur.

İnsanın o uzun zannettiği, hep yaşamak istediği hayatı, Bediüzzaman Hazretleri dar bir kabre benzetiyor. Bu kabrin duvarları camdan olduğu için, o dar kabir geniş görünür, yanıltır. Geçmişi, geleceği düşünerek uzun bir hayatı olduğunu zanneder insan. Ama elinde yaşadığı andan başka ömür yoktur. Ne zaman hastalık, ya da bir musîbet gelse, başını cama çarpar, o zaman bu dünyada ebedî kalmayacağını anlar.

Belki hayatımızda büyük bir felâketle, ağır bir hastalıkla karşılaşmadık. Yaşlanma emareleri de henüz yok diyelim. İlla ölümün keşif kollarını beklemeye de gerek yok. Her gün yakından ya da uzaktan birilerinin vefat haberlerini duyuyoruz. Her gece kendimizi ölümün kardeşi olan uykuya bırakıp bir ölüm provası gibi uyuyoruz, sabah uyanıyoruz. Ta hakikî ölüme kadar bu hep böyle devam ediyor. Kimbilir ne zamana kadar bu hal böyle devam edecek? Rabbimin bana verdiği süre ne zaman dolacak? Diye hiç düşünmez mi insan? Hatırlatıcı olarak bunlar yetmez mi?

“Nasılsın?” diye soran birine “Yuvarlanıp gidiyoruz işte” diyen insan, hiç düşünmez mi nereye yuvarlanıp gittiğini. Dünyada yuvarlanıp durduğunu bilmek bile ölümü hatırlatıyor aslında. Kurulmuş büyük bir saatin çarkı gibi hareket ederken o da kendi ecel vaktini bekliyor.

Böyle temelsiz bir dünyada, temelsiz bir ömürde, tek teselli Ezelî ve Ebedî olana dayanmaktadır. Onun aziz bir misafiri olmaya bakmakta, aziz olarak yaşamakta ve aziz olarak çıkmaktadır.

Okunma Sayısı: 1277
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı