Anadolu’nun en eski camilerinden olan Mardin Ulu Camii, 12. yüzyılda Artuklular döneminde inşa edilmiştir. Birçoğu Osmanlı döneminde olmak üzere, bazı değişiklikler geçirerek günümüze sağlam bir vaziyette ulaşmıştır. Halen ibadet ve ziyarete açıktır. Mardin Ulu Camii, tarihî dokunun yoğun olduğu şehir merkezinde, sit alanı içinde yer almaktadır.
Bediüzzaman Said Nursî, Mardin’e ilk defa 1893 tarihinde 17 yaşındayken gitmiştir. Medrese hocaları ile talebeler, önce onunla fikrî çatışma ve münazaraya girmek isterler. Başarılı olamayınca onu kendilerine üstad olarak kabul ederler. Meşhur Ulu Cami’nin minaresinin şerefesindeki demir korkulukların üzerinde gezme hadisesi o zaman vuku bulmuştur.

Minarenin şerefesinde yürüdü
Molla Said Mardin’e geldiği zaman, Şeyh Eyyub el-Ensarî Efendi’nin evinde kalmıştır. Ensarî ailesinin atası ise, Yemen hükümdarı olan Tübba soyundan gelen, Medine’de yerleşen, Harislerin Hazrec kolundan, Enneccaroğullarından, İslâm Peygamberinin (asm) ünlü bayraktarı Ebu Eyyübe’l-Ensarî’dir. Ensarî sülalesinden Hacı Ahmet Ensarî Efendi şöyle nakletmiştir: “Ben, amcam Kasım Ensarî’den bizzat işittim, dedi ki: “Molla Said-i Meşhur Mardin’e geldiği zaman, babam şeyh Eyyûb el-Ensarî Efendi’nin evinde kalıyordu. Babam beni okutmak için Molla Said’e teslim etti. İkimiz Mardin’in her tarafını beraber dolaşırdık. Bir gün ikimiz Mardin’in Ulu Camii minaresinin tepesine çıktık. Minarenin şerefesi üstünde korkuluk demiri vardır. Bir baktım Molla Said, o demirin üstüne çıktı ve bana elini uzatarak: 'Gel Kasım! Burada biraz dolaşalım!' demesiyle birlikte, ben korku ve heyecandan gözlerimi kapayıp, minareden aşağıya koşarak inmeye başladım. Çünkü beni sevmeyenler derler ki: 'Kasım ona sû-i kast yaptı, öldürdü.' Fakat baktım ki, Molla Said, o ince korkuluk demirin üstünde pervane gibi devrediyor. Sonra o da aşağı indi ve gülerek: 'Ne için korktun keçeli keçel?' dedi."1
Dipnot:
1- Abdulkadir Badıllı, Mufassal Tarihçe-i Hayat 1.