"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yeni Asya ile ahirete koşuyoruz

Mehtap Yıldırım Yükselten
27 Şubat 2020, Perşembe
Gazetemiz Yeni Asya, elli yılı geride bırakırken, haftalık yayımlanan Ahiret Sayfası da üçüncü yılına girdi.

İki yıl önce yapılan genişletilmiş yayın kurulunda yapılan müzakereler ve istişarelerin meyvesi olarak Ahiret Sayfası husûle geldi. İnşallah kıyamete kadar da devam eder.

“Ahiret Sokakları” köşesinde iki yıl önce, “Başlarken” yazımızda da ifade ettiğimiz gibi, bizi dünyaya çağıran seslerin karşısında biz de ebedî yaşayacağımız ahiret yurduna hazırlıklı olmaya çağıran bir ses olmak istedik. Yorucu, sıkıcı dünya işlerinizin arasında, açıp okuyunca nefes aldığınız, ahirete açılan pencereniz olmak gayesi ile yola çıktık. Gerçi Yeni Asya Gazetesi genel anlamda zaten iman ve ahirete hizmet ediyor, ancak böyle adına münhasır bir sayfa ile, biz bu konunun üzerinde daha fazla durmak, hayatımızda farkındalık kazandırmak istedik. Daha samimî olarak hislerimi şöyle ifade edeyim ki, “Ahiret Sayfası”nın öncelikle bana katkısı oluyor. Son iki yıldır ölümü ve ahireti düşünmediğim gün olmuyor. “Bu hafta Ahiret Sayfasına ne yazsam acaba?” diye düşünürken fazlasıyla ölümü, kabir hayatını, mahşeri, mizanı tefekkür etmiş oluyorum. Böylece beni gafletle geçebilecek günlerimden men ediyor, kurtarıyor. Geçici dünya işlerini dert etmeme engel oluyor. Dünya fâni olduğu gibi içindekilerin ve işlerinin de fâni olduğunu daima ihtar ediyor. Hepimiz için aynı durum söz konusu, ancak şahsım adına her geçen gün daha az zamanım kaldığını biliyorum. Zamanı kum saatinin akan kumları gibi düşündüğümüzde belki de kalan günlerim geçen günlerimden az kaldı. Hayat yolunda bu yaşa kadar yokuş yukarı tırmanmakla meşgul olduğumuz için hep önümüzde daha çok zaman varmış gibi gelirdi. Ama artık öyle olmadığını, yolun yarısı kabul edilen yaşa gelince anladım. Bundan sonra zamanın yokuş aşağı koşarcasına aktığını yakînen yaşıyorum.

Buraya kadar yaşadığım kısa ömrümde Yeni Asya daima yanımda oldu. İlk yazımı gönderdiğimde henüz on beş yaşındaydım. Arada yazı göndermediğim zamanlar olsa da yaklaşık yirmi yıldır Yeni Asya’da yazmak, yakından takip etmek hayatıma istikamet verdi. Yaşlanmaya yetecek kadar ömrüm olursa, gelecek nesillere Yeni Asya’nın şanlı mazisini anlatacağım.

Şahit olduğum 28 Şubat döneminde Yeni Asya’nın verdiği mücadeleyi, içinde babamın da bulunduğu mahkûmiyetler, dâvâlar, kapatma kararları karşısındaki sarsılmaz dik duruşunu, maddî ve manevî depremler karşısında en ufak bir sarsıntı yaşamadığını anlatacağım. Başörtülü olduğumuz için okullara, sınavlara alınmadığımız dönemde de en büyük mücadeleyi yine her türlü haksızlığın karşısında olan Yeni Asya vermişti.

Biz de ondan güç ve kuvvet alarak bu zulmün karşısında dik durabilmiştik. Bir gün sınavda tek başörtülü ben kalmıştım. Diğerleri sınav gözetmenlerinin ikazıyla başörtülerini omuzlarına indirmişti bile. Bana da sürekli baskı yapılıyor: “Bizi zor durumda bırakma, bu şekilde zaten tutanak tutarız sınavın iptal olur, geleceğinden önemli mi?” gibi. Kâğıtlar önümüzde sınav da başlamak üzereydi. Onların saçmalıklarını daha fazla dinleyemedim, yerimden kalktığım gibi kâğıdımı masalarına hızla bırakıp salonu terk ettim. Arkamdan hocanın sesi geliyordu “Ne yaptığını sanıyorsun! Don Kişotluğun âlemi yok!” O zamanlar dönüp de bir cevap vermedim, ama nereden bilebilirlerdi ki bizim Don Kişot gibi hayal ürünü kahramanlarla değil de, mahkemede “Neyine güveniyorsun sen?” diyen hâkime kefenini fırlatıp “Buna güveniyorum!” diyen Bekir Berk’lerle, savcıları hâkimleri titreten kahraman Mehmet Kutlularla büyüdüğümüzü. Bizim önümüzde böyle güçlü gerçek kahramanlar var. Risale-i Nur’un neşri için her şeyi göze almış, “Mümkün olsa derimi kâğıt, kanımı mürekkep yaparım” diyen Zübeyir Gündüzalp var. Mahkemelerde her biri avukat gibi savunmalarıyla destan yazan kahramanlar var. Hepsinin başında da ömrünü, dünyasını ve hatta ahiretini de iman kurtarma hizmetine feda edecek kadar bu uğurda her türlü cefayı, çileyi göze almış muazzez Üstadımız var. Onun arkasında da Peygamber Efendimiz (asm) var, Kur’ân-ı Azimüşşan var. İşte Yeni Asya, böyle bir cadde-i kübradadır. Biz de gücümüzü onlardan alarak, haksızlığa uğradığımızda müsbet hareket çerçevesinde hakkımızı aramayı, ezilip eğilmemeyi, inancımızdan, manevî değerlerimizden taviz vermemeyi Yeni Asya sayesinde öğrendik.

Allah’ın inayeti ve yardımıyla, böyle önemli bir hizmette, ihtiyar ve iktidarımız haricinde istihdam ediliyoruz. Ne kadar şükretsek azdır. Öyle inanıyorum ki, Yeni Asya bu dünyada bizim elimizden tutup zorda bırakmadığı gibi, ahirette de yanımızda olup, arkadaşlığı devam edecek. Okuduklarımız, yazdıklarımız önümüze gelecek.

Yeni Asya’nın 51. Yılını ve Ahiret Sayfası’nın 3. Yılını tebrik ederek hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Fotograf: Neslinur Zeynep Mutlu

Okunma Sayısı: 2337
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı