"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Arap Baharı’nın 10. yılında Tunus

Muhammet ÖRTLEK
26 Aralık 2020, Cumartesi
Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerinde rejim baskısı, yoksulluk, işsizlik, gelir dağılımı adaletsizliği, sosyal adaletsizlik vb. sosyo-ekonomik güçlüklerin etkisiyle bölge halklarında psikolojik bir durum olan “tükenmişlik ve çaresizlik” yaşandığı bir gerçektir.

İşte bu “tükenmişlik ve çaresizlik” tam 10 yıl önce, Tunus’ta sokak satıcısı Muhammed Ebu Azizi’nin, polisin müdahalesi ile başlayan tartışma sonucunda kendisini yakmasıyla Tunus isyanı başladı. Arap Baharı tanımıyla geniş halk kesimlerinin “ekmek, onur, hürriyet” talepleriyle 17 Aralık 2010’da başlayıp, 14 Ocak 2011’de Devlet Başkanı Zeynel Abidin bin Ali’nin ülkeyi terk etmesiyle neticelendi. Gelişmeler “Yasemin Devrimi” olarak adlandırıldı.

Yaklaşık 30 yıllık tek parti rejiminin devrilmesinin üzerinden geçen 10 yıla rağmen, Tunuslular, siyasî başarılarını sosyal ve ekonomik kazanımlara çeviremediler. Halkın hayal kırıklığı ve eşitsizliği devam ediyor.

Tunus’ta devrimden sonra kapatılan, eski lider bin Ali’nin Anayasal Demokratik Birlik Partisi’nin son Genel Sekreteri Muhammed Gheriani’nin, Temsilciler Meclisi Başkanı ve En Nahda Hareketi’nin kurucusu Raşid El-Gannuşi tarafından hükümete Danışman olarak atanması dikkat çekiyor. Gheriani’nin hem eski rejimin temsilcilerinden hem de yolsuzluk suçlamalarıyla hapis yatmış olması toplumsal unsurlar tarafından tepkiyle karşılaşıyor. Hakikat ve Haysiyet Kurumu Eski Başkanı Sihem Ben Sedrine, Gheriani’nin atamasına itiraz edenlerden. Sedrine “atamanın yasal olmadığı, El-Gannuşi’nin eski siyasilerle tek başına uzlaşma yapma hakkının bulunmadığını” ileri sürüyor. Ancak Gheriani’nin ataması 27 Kasım 2020 tarihli ve 2020-934 sayılı Hükümet Kararnamesi’nin 1 Aralık 2020’de Resmî Gazete’de yayınlanmasıyla resmîleşti.

Tepkiler karşısında En Nahda’dan yapılan açıklamada “Gheriani’nin, bin Ali ile çalışmasına rağmen, Tunus için yararlı, yetenekli, tecrübeli bir figür olduğu” vurgulanıyor. Fakat bu atamanın, ülkenin siyasî gidişatı ve geleceği hakkında ciddî soru işaretlerine yol açtığı değerlendiriliyor.

Tunuslular devrimle öne çıkan değerlerin farkında olmakla birlikte, geçen 10 yıllık süreçte meydanların taleplerine cevap verecek devlet mekanizmalarının çalıştırılamaması, toplumsal beklentilere cevap veremedi. Gelinen noktada Gheriani gibi kamuoyundan kabul görmeyen birinin önemli bir makama getirilmesi bunun delili niteliğinde.

Devrimin üzerinden geçen 10 yılda işsizlik, yoksulluk, gelir dağılımı adaletsizliği, yüksek enflasyon vb. sosyo-ekonomik sorunlarda gereken iyileşme görülmedi. Bununla ilgili Tunus’un güneydeki en büyük şehri Tataouine’de bir grup, protestolarda bulundu. Grup özellikle 22 Haziran 2020’de Kamour petrol kuyusu, vana ve pompa istasyonunu işgal etti. Kamour Hareketi adıyla bilinen grup, sosyal medyada “Ween el petrol? (Petrol Nerede)” sloganıyla yayıldı. Kamour Hareketi diğer benzer unsurlar gibi devletin tabiî kaynakları kullanmada şeffaf olmasını istiyor. Statükoya da karşı çıkıyor. Aynı zamanda Kamour, petrol ve gaz gelirlerinin âdil dağıtılmasından yana. Kamour’un talepleri 2017’de Tataouine ve Kebili şehirlerinde de yapıldı. Göstericiler “kalkınma ve iş hakkımızı istiyoruz” pankartlarıyla Fransız Perenco ve Avusturyalı OVM firmalarının petrol ve gaz çıkardığı bölgelerde gerçekleştirildi. Bugün de Kamour, 2017’de Hükümetin söz verdiği anlaşmayı halen uygulamadığından şikâyetçi.

Başbakan Hişam El-Mechichi 9 Kasım 2020’deki açıklamasında “Hükümetin yıllardır devam eden bu sorunları çözmek için bölge halkının endişelerini dinledikleri, diyaloğu ve güveni yeniden tesis etmeye dayanan yaklaşımla Tataouine, Gafsa, Kebili, Cendouba, Kasserine ve Sidi Bouzid şehirleri valileri ile sivil toplum temsilcileriyle ortak çalışma grubu kurulacak” dedi. El-Mechichi “yapılan girişimler sonucunda göstericilerle bir anlaşmaya vardıklarını, belirtilen şehirlerin kalkınmasını amaçlayan bir fona yılda 80 milyon Dinar (29 milyon Dolar) aktarılacağını, 2020 yılı sonuna kadar 1.000 kişiye istihdam sağladıklarını, petrol şirketlerinde 660 sürekli olmayan iş imkânı oluşturduklarını ve yine 2020 sonuna kadar 215 yardım paketinin tahsis edilmesini kararlaştırdıklarını” belirtiyor. Bununla birlikte El-Mechichi “alçıtaşı, bayındırlık, ulaştırma ve tarım alanlarında faaliyette bulunacak 5 bölge şirketi kurulacağını” ifade etti.

El-Mechichi’nin belirttiği uzlaşma maddeleri ve sosyo-ekonomik tedbirleri “Kamour Anlaşması” şeklinde adlandırılıyor. Ekonomist Moez Joudi de, Anlaşma’yı “devletin çöküşü” diye tanımlıyor. Devrimden sonra atamalar kabul görmezken, ekonomik sorunların da tam anlamıyla çözülemediği anlaşılıyor.

Okunma Sayısı: 1185
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı