"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sudan ve İsrail’le normalleşme

Muhammet ÖRTLEK
18 Ekim 2020, Pazar
Ortadoğu ülkelerinin, İsrail’le “normalleşme” adına yapılan “İbrahim Anlaşmaları” son dönemde uluslar arası basında fazlasıyla yer aldı.

Anlaşma imzalayan devletlerin son örnekleri Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn oldu. Daha öncekiler ise Mısır (1978) ve Ürdün (1994).

13 Ekim 2020 tarihli gazetedeki köşemde ve “Sudan: Din-Devlet İşlerinin Ayrıldığı Bildirgesi” başlıklı makalemin sonucunda, Sudan için de benzer bir ihtimalden bahsetmiştim. Makalede “Sudan’da, “Bildirge” imzalamasından sonraki gelişmenin, İsrail’le ilişkilerin normalleştirilmesi olduğu; ‘din ve devletin ayrılığı ilkesi’ne dayanan bildirgenin imzalanmasında, dış yardımların önünü açmak ve İsrail’le normalleşme görüşmelerini başlatmak olduğu kuvvetli ihtimaline” dikkat çekilmişti.

Yine benzer bir gelişmenin, üst düzey Sudanlı yetkililerden oluşan bir heyetin, 23 Eylül 2020 Çarşamba günü BAE’nin başşehri Abu Dabi’de görüşmelerde bulunduğu kaydediliyor. Sudan’ı yöneten Geçici Askerî Konsey tarafından yapılan açıklamada “görüşmelerde Sudan’ın, ABD’nin terörizmin sponsorları listesinden çıkarılması, bölgede Sudan’ın İsrail ve Arap ülkeleri arasında istikrarı sağlanmasındaki rolü vb. konuların ele alındığı” belirtiliyor.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun 24 Ağustos 2020’de bölge ülkelerine gerçekleştirdiği seyahat hatırlardadır. Sudan Geçici Askeri Konsey Başkanı Korgeneral Adül Fettah Burhan, Pompeo’dan 3 milyar Dolar’lık âcil ekonomik yardım talebinde bulundu.

Ancak ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Ortadoğu ve Kuzey Afrika Kıdemli Direktörü Tümgeneral Miguel Correa’nın, Burhan’ın 3 milyar Dolar’lık âcil ekonomik yardım talebi hakkında çekimser kaldığı ileri sürülüyor. Ancak bunun yerine Sudan’a birkaç yüz milyon Dolar’lık yatırım ihtimalinden bahsediliyor.

Seçim sath-ı mahallindeki ABD’de, Başkan Donald Trump’ın, bölgenin Arap ve diğer Müslüman ülkelerinin İsrail’le ilişkilerin normalleştirilmesine ve tanınmasına yönelik girişimleri aşikârdır. Bununla birlikte Trump’ın şu an için, Burhan’ın talep ettiği âcil yardım konusunda bir planının olduğu da net değil.

Ekonomik, siyasî ve sosyal problemler içerisindeki Sudan’da Geçici Askerî Konsey için İsrail’i tanımanın büyük bir risk olduğu belirtiliyor. Dolayısıyla Sudan para yardımı ve daha somut garantilere ihtiyaç duyacaktır.

ABD’de de Pompeo ve Senato üyelerinin, Sudan’ın teröre destek veren ülkeler listesinden çıkartılması için baskıları devam ettiği aktarılıyor.

Sudan’ın Geçici Askerî Konseyi’nin, İsrail’le ilişkileri yeni değil. Burhan ve İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun 4 Şubat 2020’de, Uganda’da bir araya gelerek “Sudan hava sahasının, İsrail’in ticarî uçuşlarına açmak için bir anlaşmaya vardıkları” gelen haberler arasında.

Hal-i hazırda Sudan ile İsrail arasında diplomatik ilişkiler mevcut. Ancak bunun ABD’nin iki ülke arasında ilişkilerin iyileştirilmesi çabasıyla daha ileri boyuta taşınacağı ihtimali üzerinde durulduğu anla- şılıyor. BAE ve Bahreyn gibi, Sudan’ın da İsrail’le “normalleşmesi”nin benzer toplumsal sonuçlar doğurmayacağı ihtimaldir. Böyle bir girişimin gerçekleşmesiyle beraber, Sudan’da etnik ve dinî/mezhepsel tepkilerin yaşanacağı muhtemeldir.

Diğer taraftan Sudan’ın Arap dünyasında azalan nüfuzu nedeniyle, Hartum’la yapılacak bir “normalleşme” anlaşmasının etkisi beklenildiği gibi olmasa da, sembolik açıdan değerli olacağı The Washington Post gazetesinin 1 Ekim 2020 tarihli nüshasında yazıldı. Devrik lider Ömer El-Beşir döneminde, İsrail’le ilişkiler neredeyse düşmanlık seviyesindeydi. El-Beşir’in, Filistinli grupları desteklediği ve bu desteğin 30 yıl boyunca Sudan halkı tarafından millî ve dinî değerler üzerinden sürdürüldüğü unutulmamalı. Her ne kadar ABD’nin, Sudan’a, İsrail’le ilişkilerini geliştirmesi için baskı yapıldığı aktarılsa da, karşılığında Burhan yönetiminin de âcil yardım talebi söz konusu. Sudan yönetiminin “âcil yardım, İsrail’i tanıması için ABD baskısı ve muhtemel bir normalleşmeden sonra meydana gelebilecek toplumsal tepki” arasında kaldığı kuvvetle muhtemeldir.

Okunma Sayısı: 742
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • İsmail Atak Cebecili

    18.10.2020 07:25:37

    Afrika Ülkelerine galiba, günlük yiyecek yardımları, kuyu kazılması vb.. değil, daha çok eğitim gerekiyor. Zira, kuyularını kendileri kazsın, yiyeceklerini kendileri üretsin ve Devletlerini kavgasız, darbesiz, ihtilafsız, fitneye müsaade etmeyecek şekilde, kendileri yönetsin. SUDAN, yakın zaman önce nasıl ikiye bölündü, kimlerin pis eli karıştı, öncesi ve şu andaki hali nedir?

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı