"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Şark’ta bir Münâzarât yolculuğu

Mustafa ÖZTÜRKÇÜ
13 Ağustos 2021, Cuma
Yaz aylarının sıcak günleriydi.

Vasıtamız Nurs Köyü ile Van’a bağlı Bahçesaray, nam-ı diğer Müküs arasındaki yüce dağlar üzerinden geçen yollardan ilerlerken, keskin virajlardan geçiyor, dar şeritlerden yol alıyorduk. Sıra dağların yamaçlarını süsleyen köyler, engebeli araziler üzerinde kurulan bağ ve bahçe görüntüleri, seyrine doyumsuz manzaraları gözümüz önüne seriyordu.

Bir ara “Fesüphanallah”diyerek, içimizdeki sıkıntıyı izaleye çalışırken, Aziz Üstadımızın günümüzde çok uzun yıllar evvel bu mekânlardan medrese tahsili için yaya olarak gittiğini hatırlıyor, hayret ve hayranlığımız artıyordu.

Üstad Hazretleri, bundan yüz yıl önce, bu haşmetli dağlarda dolaşarak, buraların insanlarına meşrûtiyeti ders vermişti. “Bizim düşmanımız cehalet, zaruret ve ihtilâftır. Bu üç düşmana karşı san’at, marifet, ittifak silâhıyla cihad edeceğiz.” diyerek zamanın hastalıklarına teşhisi koymuş, tedavi yollarını da göstermişti. O seyahati sonunda “Münâzarât” adını verdiği eserini yazmış, dağ köylerinde yaşayan insanlara meşrûtiyet dersi vermişti. Bu teşhis ve tedaviye devam edilmediği için, bugün hâlâ o bölgelerdeki sıkıntılar devam etmektedir. 

MÜNÂZARÂT’IN MAHİYETİ

Münâzarât, Bediüzzaman’ın 1910 yılı başlarında Meşrûtiyeti (Bugünkü anlamıyla Demokrasi) anlatmak için çıktığı Şark seyahatlerinin bir ürünüdür.

Bölge halkı tarafından kendisine sorulan ve sorulması muhtemel olan sorulara, karşılıklı diyalog halinde verilen cevaplardan meydana gelen bu eser, bugün dahi Demokratların başucu kitabı olarak faydalanacağı muhteşem bir demokrasi manifestosudur. Hürriyet, Meşrûtiyet, adalet, geri kalmışlık, azınlıklar, Ermeni meselesi, eğitim, milliyetçilik, Kürt meselesi, yönetimler, hukuk üstünlüğü, adalet gibi kavramların gerçek manasıyla anlatıldığı bu eser, demokrasi ve insan haklarının zirve noktasına işaret etmektedir.

Bediüzzaman’ın, istibdata karşı, meşrûtiyet sistemini savunmuştur. Bu hususta şunları ifade eder: “istibdat tahakkümdür. Muamele-i keyfiyedir. Kuvvete istinat ile cebirdir. Su-i istimalata gayet müsait bir zemindir. Zulmün temelidir. İnsaniyetin mâhisidir”

Münâzarât’ın öne çıkan başlıklarından bazıları şunlardır:

HÜRRİYET

Bediüzzaman, hürriyete çok önem verir. Küçük yaşlardan beri tahakküme ve istibdata tahammülü yoktur. Getirdiği hürriyet tarifi, insanlığa ışık tutacak mahiyettedir. 

 “Hürriyet budur ki; kanun-u adalet ve tedipten başka, hiç kimse kimseye tahakküm etmesin. Herkesin hukuku mahfuz kalsın, herkes hareket-i meşrûasında şahane serbest olsun.”

“iman ne kadar mükemmel olursa, o derece hürriyet parlar.”

YÖNETİM

Bediüzzaman, ülke ve insanlığın bekası ve saadeti adına doğru çizgideki yönetimi izhar. Yönetimlere tavsiyede bulunur. Yönetim profilini hak, hukuk yani demokrasi ve adalet üzere bina eder. İslâm anlayışı ile barışık bir sistemi uygun mülâhaza ederek anlatır.

Hürriyetçi bir yönetim anlayışını belirtir ve öne çıkarır.

Antidemokratik kaide ve kurallara karşı tavır sergiler.

Ferdin hukukunu öne çıkarır.

“Hayat-ı içtimaiye-i beşeriyede bir çığır açan eğer kâinattaki kanun-u fıtrata muvafık hareket etmezse hayırlı işlerde ve terakkide muvaffak olmaz” diyerek hürriyetçi bir yönetimi esas ittihaz eder.

Kendi değerlerini diğerine dayatmamayı esas alır.

“Medenilere galebe çalmak ikna iledir. Söz anlamayan vahşiler gibi icbar ile değildir.” der.

EĞİTİM

Orta ve yüksek öğretimde Medresetü’z-Zehra projesini teklif eder. Yani din ilimleri ile fen ilimlerinin birlikte okutulmasını ister. Birisi olmazsa, sağlıklı bir eğitim verilmiş olmaz diye belirtir. 

Bunu da şu veciz ifadesi ile dile getirir: “Vicdanın ziyası, ulûm-u diniyedir. Aklın nuru, fünun-u medeniyedir. İkisinin imtizacıyla hakikat tecellî eder. O iki cenah ile talebenin himmeti pervaz eder. İftirak ettikleri vakit, birincisinde taassup, ikincisinde hile, şüphe tevellüd eder.”

Demokratik bir eğitimi esas alır. Şahsa endeksli bir sistemi reddeder.

Kuvvet yerine ilim, istibdat yerine şefkat ve şeffafiyet esas olmalıdır. Silâhlar susmalı, silâhların yerini kitaplar almalıdır.

 Devlet kör ideolojilere ve etnik statükolara mahkûm edilmemelidir. Doğru yönde değişim ve yeniliklerle, Kur’ânî hedeflerden şaşmadan, çağın ihtiyaçlarına uygun sistemlerle yol alınmalıdır. 

Cehalet, zaruret ve ihtilâfı düşman olarak telâkki eder, bunlardan kurtulmanın yollarının ise sanat, marifet ve ittifakta olduğunu söyler. Eğitim yoluyla bu olumsuzlukların giderileceğine işaret eder.

Mevcut eğitim sistemine alternatif bir eğitim modelini ortaya koyar. Bu açıdan şahıs ve şahısların inisiyatifinden ziyade hür düşünceye dayalı bir eğitim sisteminin varlığını vurgular.

SİYASET

Bediüzzaman müsbet siyasete daima sahip çıkmıştır. Dini siyasete değil, belki siyaseti dine alet etmek ölçü olmalıdır.

Siyasetin fena neticesinden ürkmüş, bu vesileyle “Euzubillahimineşşeytane ve siyase” (Şeytandan ve siyasetten Allah’a sığınırım) demiştir.

Menfaat üzere dönen siyaset canavardır. Siyaseti dine destek yapmak esastır.

Siyasal İslâm anlayışına sahip olanlar niyetleri samimî olsa da uygulama ve metotlarının yanlışlığının neticesi olarak tahribata sebep olmaktadırlar.

Bu anlayıştaki insanlarla “dost ve kardeş” olduğumuzu, ancak aynı kardeşliğin siyaset noktasında söz konusu olmadığını söyler. (Münacaat 22)

Bediüzzaman Hazretleri’nin Münâzarât adlı eserinde, günümüz problemlerine, akılcı ve fitrî çözüm reçeteleri mevcuttur.

Okunma Sayısı: 770
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı