"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Darbeler dönemi ve eğitim (4)

Naci TEPİR
12 Ocak 2020, Pazar
Resmi ve özel okullar ile özel dershanelerde teftiş ve denetimler arttırılarak başörtülü avına çıkıldı. Yüksek öğretim müesseselerinde de aynı dayatmalar katı bir şekilde sürdürüldü. Çok sayıda öğretmen ve öğretim üyeleri ya atıldı veya istifa etmek zorunda bırakıldı.

28 ŞUBAT DÖNEMİ

Darbeci zihniyetler, 12 Eylül Dönemi’nde hızını alamamıştı. Çeşitli ayak oyunlarıyla yeni yeni darbe teşebbüslerinde bulunmak için fırsat kollamaktaydılar. Tek hedefleri, “İrtica”1 maskesi altında İslâmiyet düşmanlığı ve Müslüman halk idi. Yegâne bahaneleri, dinsizlik olarak yorumladıkları “Laiklik”i muhafaza” idi. 2

MİLLÎ GÜVENLİK KURULU TOPLANTISI VE ALINAN KARARLAR

28 Şubat 1997’de yapılan MGK toplantısı 9 saat sürdü. MGK laikliğin Türkiye’de demokrasi ve hukukun teminatı olduğunu sert bir şekilde açıkladı. Bu kararlar hükümete bildirildi.  

Bu kararlarla: 

a) Lâiklik için kanunların uygulanması, 

b) Tarikatlara bağlı okulların denetlenmesi ve MEB’e devredilmesi,

c) 8 yıllık kesintisiz eğitime geçilmesi, 

d) Kur’ân kurslarının denetlenmesi, 

e) Tevhid-i Tedrisat’ın uygulanması, 

f) Tarikatların kapatılması, 

g) İrtica sebebiyle ordudan atılanları savunan ve orduyu dîn düşmanıymış gibi gösteren medyanın kontrol altına alınması, 

h) Kıyafet kanununa riayet edilmesi, 

i) Kurban derilerinin derneklere verilmemesi, 

j) Atatürk aleyhindeki eylemlerin cezalandırılması, isteniyordu.

Bu kararlarla başlayan ordu ve bürokrasi merkezli faaliyetlerin sonunda Türkiye, siyasî, idarî, hukukî ve sosyal sahalarda birtakım değişimlere sahne olmuştur. Bütün bu değişimlere sebep olan “28 Şubat Darbesi”, “Post-Modern darbe” ismiyle tarihe geçmiştir. 

Bu gelişmelerden anlaşılıyor ki, taş kafalı darbeci zihniyet, 1950 öncesi Tek Parti Dönemi’nin hasretini duyuyordu!  

Darbeden sonra görülen mühim gelişmelerin bazıları:

* 21 Mayıs’ta Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş, ‘‘Ülkeyi iç savaşa sürüklediğini iddia ederek, RP’nin kapatılması için dâvâ açtı.

* 3 Haziran’da Susurluk Dâvâsı, 7 ay aradan sonra DGM’de başladı. 

* 7 Haziran’da Genelkurmay, irticaî faaliyetleri desteklediğini iddia ettiği firmalara ambargo koydu. 

* 10 Haziran’da Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay başkan ve üyeleri Genelkurmay Başkanlığı’na çağrılarak kendilerine irtica konusunda brifing (bir bakıma gözdağı) verildi.

28 ŞUBAT DÖNEMİNDE EĞİTİMDE TAHRİBAT

* İlköğretim çağındaki (6 yaşından, 14 yaşının sonuna kadar) çocuklara Kur’ân öğretilmesi yasağı getirilmiştir. 

* Okullardaki militarist görüntüler ve faaliyetler iyice arttırılmıştır. 

* Başörtü yasağı zulmü had safhaya çıktı ve polis eliyle talebelerin başörtülerinin açılması teşebbüsünde bulunuldu. Bu ise, halen meriyette olan Türk Ceza Kanunu’na göre “Irza Tecavüz” suçu mahiyetindedir. (Bu meselede bilhassa İmam-Hatip talebelerine kan kusturuldu.)

* Karma eğitime hız verilerek, okullarda zararlı madde alışkanlığının yaygınlaşmasına ve şiddet olaylarıyla çeşitli bunalımların daha da artmasına yol açıldı! 

* Resmî ve özel okullar ile özel dershanelerde teftiş ve denetimler arttırılarak başörtülü avına çıkıldı. Yüksek öğretim müesseselerinde de aynı dayatmalar katı bir şekilde sürdürüldü. Çok sayıda öğretmen ve öğretim üyeleri ya atıldı veya istifa etmek zorunda bırakıldı.

* Üniversiteli kız talebeler ikna odalarına alınarak başlarının açılması için zorlanmıştır.

Dipnotlar:

1- İrtica kelimesi aslında İslâm literatüründe kullanılan bir terim olup, mânâsı İslâm’dan önce Cahiliye Devri’ndeki kötü âdet ve geleneklere dönüş demektir. Ne yazık ki, taş kafalı zihniyet –tam tersine- bu terimi Müslümanlığa karşı silâh olarak kullanmaktadır. Hem de bin seneden beri İslâm’ın bayraktarlığını yapmış olan kahraman ecdadımızın torunlarına!  

2- Doksan yıldan bu yana, lâiklik maskesi altında % 99’u Müslüman olan bu ülkenin halkına büyük çileler çektirilmiştir. Oysaki bu terim, açık ifadeyle ‘Din ve Vicdan hürriyeti’ mânâsına gelmektedir.

Okunma Sayısı: 567
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı