"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Eğitimde ciddiyet

Naci TEPİR
19 Ekim 2019, Cumartesi
MİLLÎ EĞİTİMİN KARELERİ (13)

Her iş ve faaliyet kendi husûsiyet ve şartlarına göre tam bir ciddiyet ister. Muvaffak olmanın yegâne şartı budur. Hele de eğitim veya terbiye işinde bu ciddiyet daha da ehemmiyetli ve esaslıdır.

Bugünkü eğitim sisteminin başarısızlığı, giderek yozlaşmasının sebebi de hep ciddiyetsizlikten kaynaklanmaktadır. Bidayette, dünyaya ışık tutmuş şerefli mazimizin bin senelik engin tecrübesi kenara itilip, derme çatma sistem arayışlarına gidilmiştir. 

Bununla birlikte sistem zaman zaman ya şahısların görüşüne, ya ideolojilere (bilhassa resmî ideolojiye), ya askerî darbelere veya siyasete endekslenmiştir. Hele de militarizmin pençeyi kahrı, resmî binalarla okulların dışında ve içinde çeşitli manzaralar sergilemekten ve ders kitaplarından hiç eksik olmamıştır! 

Böylece, 95 seneden bu yana, “UYU UYU, YAT UYU” sloganıyla, mazisinden koparılıp uyutulmuş ve uyuşturulmuş bir toplum haline geldik. 

Gerçi Demokrat Parti Devrinde (1950-1960), 10 yıl gibi kısa bir müddet içinde gereken ciddiyet ve gayret gösterilerek, her alanda olduğu gibi, eğitimde de bir takım dikkate değer düzenlemeler yapılmıştır. 

Rahmetli Başvekil Adnan Menderes’in “Medeni bir ülkede olanlardan eksik ne varsa hepsini, sırasıyla yapacağız;” sözleri ile diğer alanlarda olduğu gibi, eğitim alanında da çok büyük ve mühim reformlara imza atılmıştır. 

Fakat, ne yazık ki, hunhar bir grup cuntacının tertiplediği darbe ile (27 Mayıs 1960), halkın gönlünde taht kuran ve her seçimde büyük ekseriyetle iktidarda kalan DP’nin önü kesilmiştir.

Darbeciler, iktidarı ele geçirir geçirmez, ilk işleri devlet terörü estirerek dağa taşa korku sindirmekle beraber eğitime el atmak olmuştur. 

Böylece kendilerini vatan kurtaran kahraman(!) göstererek, militarist resmî ideolojiyi yeni kuşaklara enjekte etmek istemişlerdir. Daha sonraki yıllarda yapılan darbelerle bu tavır inatla sürdürülmüştür. Bu yüzden de eğitim sistemimiz hâlâ felçlidir!

27 Mayıs 1960 darbesini yapanlar, ilk iş olarak okullarda okutulmakta olan “Cumhuriyet Tarihi” ve “Yurttaşlık Bilgisi” kitaplarından Demokrat Parti’nin iktidar devriyle ilgili konuları çıkartıp, kendi zihniyetlerine göre hazırlattıkları konuları eklemişlerdir. 

Çıkarılan konularda Menderes Hükümeti zamanındaki gelişmeler, büyük hizmetler ve meydana getirilen dev eserler” anlatılmakta idi. 

Darbecilerin ekledikleri konularda ise, “darbeciler büyük kahraman (!) sayılıyor, Demokrat Parti idarecileri ise vatan haini (!) olarak lanse ediliyordu.” 

Gerçekler ise bunun tam tersiydi! Yani, asıl vatan, millet ve demokrasi düşmanı, ayrıca devlet hazinesini soyan kendileri idi! ¹ 

Bir de üstüne üstlük, 27 Mayıs’ı “Hürriyet ve Anayasa Bayramı” olarak ilân ettiler! Fakat halkımız tarafından benimsenmediği için gülünç duruma düştü. Dolayısıyla kaldırıldı.  

Hızlı bir şekilde uçuruma yuvarlanan toplumu, bu felâketten kurtarmanın yegâne çaresi, devlet ve halkın samimî işbirliğiyle ahlâk, mâneviyat ve kendi öz değerlerimiz baz alınarak, tam bir ciddiyetle eğitim sistemini yeniden şekillendirmektir!

Dipnot: 1- Rahmetli emekli Hava Astsubayı Mevlüt Polat, Ağabeyimiz bir hâtırasını şöyle anlatmıştı:

“Rahmetli Ağabeyim Ahmet Polat bir hâtırasını anlatırken dedi ki; ‘27 Mayıs 1960 darbesinin yapıldığı günlerde ben Çankaya Emniyet Amiriydim. 

Bir gün darbecilerden birkaç subay gelerek bana ‘mahiyetinde bulunan bütün emniyet görevlilerinin tabancalarını yarım saat içerisinde topla’ dediler! Ben ise, ‘nasıl olur, biz burada Devlet Hazinesini  koruyoruz’ diye itirazda bulundum. Bu sefer daha sert bir şekilde ‘sana ne diyorsak onu yap’ dediler. Ben de mahiyetimdeki bütün emniyet mensuplarının silâhlarını topladım ve teslim ettim. 

Daha sonra Hazinedeki bütün altın, gümüş, kıymetli eşya ile Türk Parası ve  Mark, Dolar ve sair ne kadar döviz varsa hepsini de askerî vasıtalara doldurup götürdüler.”  

Okunma Sayısı: 479
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı