"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Enfüsî virüsler

Nurenda Yaşar
22 Mart 2020, Pazar
Ruhlarımızın sersem ve akıllarımızın gevezelik tehlikesiyle karşı karşıya olduğu şu günlerde maddî vücudumuzu tehdit eden virüs ve manevî vücudumuzu yiyip bitiren merak hastalığı ile boğuşmaktayız.

Merak; veriliş gayesi itibariyle insanı bilinmezliğin oluşturduğu gerilim ve kaostan kurtarır, bedene sakinlik ruha sükûnet verir. Belirsizlik, insanı yorar, maddî ve manevî sıkıntıya hapseder. İnsanın fıtratı, bilinmezi merak vasıtasıyla ortadan kaldırıp bilinenin rahatına ulaşmak üzerinedir.

Son aylarda hikmetli bir virüs bize enfüsî tefekkürümüz için zemin hazırladı. Bedenlerimizi ondan korumaya gayret ederken çekildiğimiz evlerimizde ruhumuz ne durumda? Evde oturup anbean vak’a sayısını takip etmekle mi meşgulüz? Televizyon ve internetin son dakika haberlerini herkesten önce takip edip millete duyurmakla mı uğraşıyoruz? Ev içinde felâket tellâllığına soyunup, kehanetlerde bulunup bizi neyin beklediğinin üzerine kafa mı yoruyoruz? Neyi beslemeye çalışıyoruz?

Cenab-ı Hak insanı, soru soran bir varlık olarak yaratmıştır. Merak duygusunu verirken insanın bu duyguyu istikametli bir şekilde kullanmasını istemiştir. Afakî olaylara sarfedilen merak kadar insan, kendi iç âlemine de bir takım soruları sormalıdır. Küresel çaptaki olayların iç âlemdeki tesirini, hangi duyguları ortaya çıkardığını, hamiyetini ne ölçüde etkilediğini, sebatını koruyabilme seviyesini bütün bunları sorgulamalı ve ruhî sağlıklılık halini değerlendirmelidir. Eğer kişi kendini yönetemezse ve değerlendirmeye alamazsa kendisini sürekli medyanın yönlendirdiği bir kulvarda bulacaktır. Sürekli medya ve sosyal medya dünyasının nakıs yorumlarıyla onların penceresinden olayları değerlendirmeye kalkacak ve bu “olanı biteni bilmeliyim hali” kişiyi fazlasıyla yoracaktır. Allah muhafaza bu yorgunluğu taşıyamayan ruhlar sersemleşecek ve manevî hazlar azalacak, akılların boş malûmatları çeneye vuracak herkes papağan gibi “şöyle olmuş, böyle olmuş”çulara dönüşecek ve hakikatlerin yerini lâkırtılar alacaktır.

Dikkatli olmalıyız, alınması gereken bilgiyi ve tedbiri aldıktan, uygulanması gereken tavsiyeleri uyguladıktan sonra ruhumuza ve manevî dünyamıza daha fazla acı çektirmeye gerek yok. Eğer merakımız biz de sükûnet yerine panik havası oluşturuyorsa duygu istikameti noktasında kendimizi bir gözden geçirmeye ihtiyacımız var. Karantinaları, hakikatlerle nurlandırıp, bu dönemi enfüsî değerlendirmelerle zenginleştirip kendi iç âlemimizde de bir takım değişiklikler yapmaya bir fırsat olarak görebiliriz.

Okunma Sayısı: 876
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı