"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hz. İsmail’in (as) avcılığı ve atları evcilleştimesi

22 Temmuz 2014, Salı
İsmail (as) Cürhümlülerin çocukları ile beraber büyümüş ve onlardan ok atmayı ve avcılığı öğrenmişti. Delikanlı çağında öyle mahir bir yiğit olmuştu ki attığını vururdu. Bu nedenle Peygamberimiz (asm) Eşlem kabilesinden bir grup ok yarışı için geldiklerinde Peygamberimiz (asm) onları teşvik etmiş ve “Ey İsmail oğulları! Sizin atanız İsmail de çok iyi bir okçu idi!” diye onları övmüştür.
Cürhümlüler av ile geçinirlerdi. İsmail (as) da onlarla beraber çıkar avlanırdı.  Ayrıca Hz. İsmail’in (as) annesine Cürhümlülerin verdiği yedi keçiden türeyen bir de sürüsü olmuştu ve bunların çobanlığını ve bakımını yapmaktaydı. Hz. İsmail’in (as) davarı harem sınırı dışına çıkmazdı. 
Yüce Allah Hz. İsmail’e (as) atları yakalayıp evcilleştirmeyi ilham etti. O zamana kadar atlar evcil değildi ve binek hayvanı olarak kullanılmazdı. Bu nedenle atları evcilleştirerek ata bine ilk insan Hz. İsmail (as) olmuştur.  Hz. İsmail’in (as) ehlileştirdiği atlar gündüz dağlarda ve vadilerde yayılır, akşam olunca Hz. İsmail’in (as) evinin önünde toplanırlardı. Bu nedenle peygamberimiz (asm) “At edininiz! Onu miras olarak evlatlarınıza bırakınız. Zira atlar size babanız İsmail’in mirasıdır.”  buyurmuşlardır. Bir başka hadislerinde de “Kıyamete kadar hayır ve bereket atların alınlarındaki perçemine bağlıdır.”  buyurmuşlar ve atlarda hayır ve bereket olduğunu haber vermişlerdir.
İsmail (as) Cürhümlülerden öğrendiği Arapçayı çok fasih ve güzel bir şekilde konuşurdu. Nitekim Sahabeler Peygamberimize (asm) “Siz çok güzel ve fasih bir şekilde Arapça konuşuyorsunuz. Bunu nereden öğrendiniz?” diye sordukları zaman Peygamberimiz (asm) “Arapça bozulmaya başlayınca Cebrail (as) bana babam İsmail’in (as) lügatini onun konuştuğu gibi yeni ve fasih bir surette öğretti.”  buyurmuşlardır.
İsmail’e (as) kadar peygamberlerin dili Süryanice ve İbranice idi. Nitekim Âdem (as) Şit (as) İdris (as) ve Nuh (as) Süryanice konuşurlardı. Tufandan sonra da Babil halkı Süryanice konuşurlardı. İbrahim (as) da Süryanice konuşurdu. Ancak  Allah’ın emri ile Nemrudun yanından ayrılıp Fırat’ı geçince Nemrudun askerlerinden kurtarmak için Allah İbrahim ve yanındakilerin dilini İbranice’ye çevirmişti.  İsmail (as) ise Arapça konuşuyordu.
 
PEYGAMBER KISSALARI
YENİ ASYA ARAŞTIRMA MERKEZİ
Okunma Sayısı: 9603
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı