"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Halim selim bir Nur Talebesi: Abdulhalim Hoca

26 Haziran 2019, Çarşamba
Hayatta müstesna insanlar vardır.

Mükemmel Müslümanlar vardır. Harika Nur Talebeleri vardır Nur dairesin- de.

İşte Halim Hoca öyle bir insandı...

Kendisi ile yıllardan beri tanışıyorduk. Son buluşmamız Bursa’da olmuştu.

Sekiz yıl müddet kaldığım bu ilde Halim Hoca ile nerede ise günlük görüştüğümüz bir Nur hadimi idi.

Daha önceki yıllarda muhtelif il ve ilçelerde eğitimci ve idareci olarak görev yapmış, sonra emekli olup Bursa’ya yerleşmişti.

Aslen Bingöllü idi. Doğunun asalet ve mütevazi hasletine sahipti. Kararlı ve istikametli idi. Dâvâsına gönülden sahip çıkan bir karakteri vardı.

Günlük dersler ve dershane hizmetleri ile yakından ilgilenirdi.

Bursa’ya ilk geldiğim yıllarda arkadaşlar hizmete nasıl faydalı olacağımı sormuşlardı.

Ben de, ”çarşıda bir yerimiz olsa, emekliler ve misafirlerle burada buluşulur, irtibata vesile olur” demiştim.

Bu teklifimi arkadaşlar istişare etmişler, sonunda dört katlı hizmet binasının üst katını dershane olarak tefriş ettik.

Başta merhum Mehmet Yerli, Mevlüt Saykı, Mahir, Ali İhsan Paşalıoğlu, gazetemizin neşriyat müdürü Cesim Aydın, Kasım Ali Güngör, Halim Hoca, Dr. Orhan Kaşlıoğlu, Dr. Ragıp Doğan, Yazarımız Rıfat Okyay, Mustafa Hızlı, Musa kardeşim gibi onlarca Nur Talebesi ile beş yıla yakın çok güzel günler geçirdik. Bunlardan bir kısmı vefat edip âlem-i ahirete yolcu oldular, mekânları Cennet olsun...

Son olarak Halim Hoca bu kafileye iştirak etti.

Sık sık arar, benim hastalığımı sorar, hasbihal ederdik.

Son olarak, birkaç hafta önce halini ahvalini sordum. ”Duâ etmemi“ söylemişti.

En son haberini okuma programı için İzmir’e gelen Recep kardeşimden aldım.

“Ümit yok abi” demişti.

Hüznüm bir daha artmıştı.

Sonra acı haberi gazeteden ve sosyal medyadan öğrendim.

İşte hayat böyledir.

Terhis teskeresini almıştı Halim Hocam.

Dâvâya bağlılığına hep hayran olmuşumdur.

Hizmet için hayatını ortaya koyan bir kahramandı.

İhlâs ve samimiyet abidesi idi.

Dershaneye eli boş gelmez, mütebessim siması hiç eksik olmazdı.

Yıldırım semtinin adeta direklerinden idi.

Bu hicrana en fazla Musa ve Nazım kardeşlerim hissedardır.

Oğlu Hamza ve Fatih, kızımız ve yenge hanıma Allah sabırlar versin.

Kendilerine taziyetlerimi iletiyorum.

Ama hayat böyledir.

Hayat kadar ölüm de mukadderdir.

Bizler ondan razıyız.

Yeter ki o bizden razı olsun.

“Baki kalan kubbede hoş bir seda bırakmak “ çok önemlidir.

O, hoş ve güzel bir seda bıraktı zihnimizde.

Mekânın Cennet olsun, aziz ve kahraman kardeşim.

Okunma Sayısı: 1140
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı