"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hastalık ibadetine muvaffak olabilmek (6)

26 Ocak 2020, Pazar 00:02
İnsan bu naif ve nazik, hassas ve narin yapılı hastalık geldiğinde hem inler, acıyı lisanıyla da çevresine adeta ilân eder yayar. Yani biraz da yaygaracı…

Halbuki hem elem yanında hazır hasenat, efendim ibadat-ı taatte bulunamıyorum diye Rabbimizin hoşuna gidebilecek halleri taadât eder acizliğini, fakirliğini ve noksanlığını, garibanlığını bu şekilde duyurmaya çalışır.

Evet, hastalık zahiren zor, müşkülatlı ve ağır görünür de; esasen hastaya kat kat yaptığı, yapacağı ibadetlerin ve kulluğun sevaplarını kazandırmakla beraber yakınlarına, bakıcılarına hem sevap kazandırır hem de bu vesileyle duânın kabule karin olacağı en makbuliyetli vakitlerde mühim bir vesileyi de elde eder. Hem kendisine hem de bakıcılarına, yakın akrabalarına ve kendisinin duâ ettiği ve kendisine duâ edenlere normal zamanlardan kat kat ziyade fazla sevapları kazandırır.

Özellikle peder ve validesine hastalıklı bakma zamanlarında ulvî bir insaniyet göstererek vefadârlığı karşısında hürmet ve şefkat-i ferzandane ile anne babalarına bakmalarıyla, muamelelerde bulunmasıyla hem fevkalâde sevap kazanır hem de melaikenin ve ruhanî varlıkların “maşallah, barekallahlarla” alkışlarını alır. 

İşte hastaya yardım etmek bu yardımlar için de duada bulunmak ve duâ almak uhrevî sevapları bizlere kazandırır. Vazifeleri bitinceye kadar hastalıklara Rabbimizin rızasını kazanma noktasında sabır ve taatte bulunabilmek bizleri inayet-i İlâhiyeye, şifa-i Rahmaniyeye, Rahimane bir şefkat-ı ferzandaneye kavuşturur. Önemli olan hastalık geldiği ve gittiği ana kadar ibadetlerden, kulluktan ve taatten taviz vermemek, vazgeçmemek  her hal ve şartta ibadet yapabilme yollarını bize tanıyan İslâmiyet nimetine şakirane ve teşekkürane bakabilmek ve şikâyette bulunmamaktadır.

Hastalıklı zamanımızda hususan Rabbimizin “Duânız olmazsa ne ehemmiyetiniz var…” teveccüh ve ikramına itiraz eder gibi; duâ ettim, kabul olmadı makbul olmadı denilmez. Belki Rabbimiz Hakîmdir, Rahimdir acır merhamet eder; bizi bizden daha iyi biliyor, bizim menfaatimize ve hayrımıza ne lâzımsa onu verir deyip hem bir mü’min olarak duâlarımızdan eksiksiz istifade etmeyi hem de tam ve eksiksiz, şikâyetsiz bir hastalık ibadetine muvaffak olma yolunu açarız inşallah.

Okunma Sayısı: 834
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı