"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Akıl gözünü kapasa da, vicdanın gözü daima açıktır

Risale-i Nur'dan
26 Nisan 2026, Pazar
Akıl tatil-i eşgal etse de nazarını ihmal etse, vicdan Sânii unutamaz; kendi nefsini inkâr etse de, Onu görür, Onu düşünür, Ona müteveccihtir.

Hads –ki, şimşek gibi sür’at-i intikaldir– daima onu tahrik eder. Hadsin muzaafı olan ilham, onu daima tenvir eder. Meyelânın muzaafı olan arzu ve onun muzaafı olan iştiyak ve onun muzaafı olan aşk-ı İlâhî, onu daima marifet-i Zülcelâl’e sevk eder. Şu fıtrattaki incizab ve cezbe, bir hakikat-i cazibedarın cezbiyledir.

Bu nükteleri bildikten sonra, şu bürhan-ı enfüsî olan vicdana müracaat et. Göreceksin ki, kalp bedenin aktârına neşr-i hayat ettiği gibi, kalpteki ukde-i hayatiye olan marifet-i Sâni’dir ki, istidadat-ı gayr-i mahdude-i insaniye ile mütenasip olan âmâl ve müyul-ü müteşa’ibeye neşr-i hayat eder, lezzeti içine atar ve kıymet verir ve bast ve temdid eder. İşte nokta-i istimdad.

Ve kavga ve müzahemetin meydanı olan dağdağa-i hayata hücum gösteren âlemin binlerce musibet ve müzahemelere karşı yegâne nokta-i istinad, yine marifet-i Sâni’dir.

Evet, her şeyi hikmet ve intizam ile işleyen bir Sâni-i Hakîm’e itikad etmezse ve ale’l-amyâ kör tesadüflere havale ederse ve o beliyyata karşı elindeki kudretin adem-i kifayetini düşünse, ister istemez tevahhuş, dehşet, telâş, havftan mürekkeb bir hâlet-i Cehennemnümun ve ciğerşikâfa düşecektir. O ise eşref ve ahsen-i mahlûkat olan ruh-u insaniyetin her şeyden ziyade perişan olduğunu istilzam eder. O ise intizam-ı kâmil-i kâinattaki nizam-ı ekmele zıt oluyor. Şu nokta-i istimdad ve nokta-i istinad ile bu derece nizam-ı âlemde hükümfermalık, hakikat-i nefsü’l-emriyenin hassa-i münhasırası olduğu için, her vicdanda iki pencere olan şu iki noktadan, Sâni-i Zülcelâl, marifetini kalb-i beşere daima tecellî ettiriyor. Akıl, gözünü kapasa da, vicdanın gözü daima açıktır.

Mesnevî-i Nuriye, Nokta, s. 276

LUGATÇE:

adem-i kifayet: kâfi gelmeme, yetersizlik.

ale’l-amyâ: körü körüne.

âmâl: emeller, arzular.

bast: açma, genişletme.

bürhan-ı enfüsî: insanın içinde ve hayatında görünen bürhan, delil.

dağdağa-i hayat: hayatın gürültüsü, karmaşası.

hads: sezgi, çabuk anlama.

hâlet-i Cehennemnümun ve ciğerşikâf: Cehennemi andıran ve yürek parçalayan bir vaziyet.

havf: korku.

istidadat-ı gayr-i mahdude-i insaniye: insanda var olan sınırsız kabiliyetler.

marifet-i Zülcelâl: büyüklük ve haşmet sahibi olan Allah’ı bilme, tanıma.

meyelân: eğilim.

muzaaf: kat kat, iki misli.

müyul-ü müteşa’ibe: dallanmış meyiller, çeşitli arzular.

müzahemet: zahmet, sıkıntı verme.

nokta-i istimdad: yardım dileme noktası.

nokta-i istinad: dayanak noktası.

Sâni’: her şeyi sanatla yaratan Allah.

Sâni-i Zülcelâl: sonsuz büyüklük sahibi ve her şeyi sanatla yaratan Allah.

sür’at-i intikal: algılama hızı; kavrama çabukluğu.

tatil-i eşgal: işleri durdurma.

temdid: devam ettirme, uzatma.

Okunma Sayısı: 148
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı