"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Gençlere der: “Cehennem var, sarhoşluğu bırak!”

Risale-i Nur'dan
18 Nisan 2026, Cumartesi
Hem her bir şehir, kendi ahalisine geniş bir hanedir.

Eğer iman-ı ahiret o büyük aile efrâdında hükmetmezse, güzel ahlâkın esasları olan ihlâs, samimiyet, fazilet, hamiyet, fedakârlık, rıza-yı İlâhî, sevab-ı uhrevî yerine garaz, menfaat, sahtekârlık, hodgâmlık, tasannu, riya, rüşvet, aldatmak gibi hâller meydan alır. Zâhirî asayiş ve insaniyet altında anarşistlik ve vahşet manaları hükmeder; o hayat-ı şehriye zehirlenir. Çocuklar haylazlığa, gençler sarhoşluğa, kavîler zulme, ihtiyarlar ağlamaya başlarlar.

Buna kıyasen, memleket dahi bir hanedir ve vatan dahi bir millî ailenin hanesidir. Eğer iman-ı ahiret bu geniş hanelerde hükmetse, birden samimî hürmet ve ciddî merhamet ve rüşvetsiz muhabbet ve muâvenet ve hilesiz hizmet ve muaşeret ve riyasız ihsan ve fazilet ve enaniyetsiz büyüklük ve meziyet o hayatta inkişafa başlarlar.

Çocuklara der: “Cennet var, haylazlığı bırak.” Kur’ân dersiyle temkin verir.

Gençlere der: “Cehennem var, sarhoşluğu bırak.” Aklı başlarına getirir.

Zalime der: “Şiddetli azap var, tokat yiyeceksin.” Adalete başını eğdirir.

İhtiyarlara der: “Senin elinden çıkmış bütün saadetlerinden çok yüksek ve dâimî bir uhrevî saadet ve taze, bâkî bir gençlik seni bekliyorlar. Onları kazanmaya çalış.” Ağlamasını gülmeye çevirir.

Bunlara kıyasen, cüz’î ve küllî her bir taifede hüsn-ü tesirini gösterir, ışıklandırır. Nev-i beşerin hayat-ı içtimaiyesiyle alâkadar olan içtimaiyyun ve ahlâkiyyunların kulakları çınlasın!

İşte iman-ı ahiretin binler faydalarından işaret ettiğimiz beş altı nümunelerine sâirleri kıyas edilse, kat’î anlaşılır ki, iki cihanın ve iki hayatın medâr-ı saadeti yalnız imandır.

Asa-yı Musa, 8. Mesele, s. 55

LUGATÇE:

ahlâkıyyun: ahlâk ilmi ile iştigâl eden âlimler, ahlâkçılar.

efrâd: fertler.

enaniyet: kendini beğenme, bencillik, egoistlik.

hamiyet: din, vatan ve milleti koruma gayreti; kutsal değerlere sahip çıkma duygusu.

hodgâmlık: kendi keyfini düşünmek, bencillik.

hüsn-ü tesir: güzel etki, iyi tesir.

içtimaiyyun: toplum bilimciler, sosyologlar.

kavî: kuvvetli, güçlü.

medâr-ı saadet: mutluluk vesilesi.

muaşeret: birlikte yaşayıp iyi geçinme, adab-ı muaşeret, görgü.

muâvenet: yardım.

riya: iki yüzlülük, gösteriş, samimiyetsizlik.

sevab-ı uhrevî: ahirete ait sevap, ahirete yönelik hayırlı harekette bulunma, karşılığı ahirette verilecek hayırlı iş işleme.

tasannu: yapmacıklık.

uhrevî: ahirete dair, ahirete ait.

Okunma Sayısı: 181
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı