"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“İnsanlar kendi idarecilerinin yolundadır”

Risale-i Nur'dan
19 Ekim 2021, Salı

Sual: “Neden şu inkılâb-ı hükûmet, her şeyde bir inkılâb getirdi?”

Cevap: “İnsanlar kendi idarecilerinin yolundadırlar.” (Hadis-i Şerif, Keşfü’l-Hafâ, 2:311) sırrınca, istibdat herkesin damarlarına sirayet etmişti, çok nam ve suretlerde kendini gösteriyordu, çok dam ve plânlar istimal ediyordu. Hatta benim gibi bir adam, ilmi vasıta edip tahakküm ediyor idi veyahut sehavet-i milliyeyi sû-i istimal ederdi. Veyahut şu şeyh gibi necabeti sebebiyle herkes onun hatırını tutarak –tutmakla mükellef bildiğinden– tahakküm ve istibdat ediyordu.

Sual: “Demek öldürmemize, hükûmetin istibdadına yardım eden başka istibdatlar da varmış?”

Cevap: Evet, cehaletimizin silâhıyla asıl bizi mahveden, içimizdeki garip namlarla hüküm süren parça parça istibdatlardı ki hayatımızı tesmim etmişti. Fakat yine kabahat, o küçük istibdatların pederi olan istibdad-ı hükûmete aittir.

Sual: “Beyler, ağalar, müteşeyyihler iki kısımdır; farkları nedir?”

Cevap: İstibdat ile Meşrûtiyet kadar farkları vardır. Ben dahi Meşrutiyet ve istibdadı müşahhas olarak size göstermek istediğimden, şu iki kısmı timsal olarak beyan ediyorum.

Sual: “Nasıl?”

Cevap: Eğer büyük adam, istibdat ile kuvvete veya hileye veya kendisinde olmayan, tasannuan kuvve-i maneviyeye istinaden halkı isti’bad ederek havf ve cebrin tazyiki ile tutup insanı hayvanlığa indirmiş; daima o milletin şevkini kırar, neşelerini kaçırır. Eğer bir namus olursa, yalnız o şahs-ı müstebitte görünür; denir ki “Falan adam şöyle yaptı.” Eğer bir seyyie olursa, kabahat bîçare etbaa taksim olunur. 

İşte şu mahiyetteki büyük, hakikaten büyük değildir, küçüktür; milletini küçüklettiriyor. Zira milleti her sa’yi suhre gibi işliyor, hatır için gibi yapıyor, iyilik etse de riya karıştırıyor, müdahene ve yalana alışıyor, daima aşağıya iniyor. Zira sa’y-i insanînin buharı hükmünde olan şevk, müntafi oluyor. 

Ağaları ve büyükleri, omuzlarına biner tâ yalnız görünsün, onların etlerinden yer, tâ büyüsün. O milletin gonca misal istidâdâtı üzerine o reis perde olup ziyayı göstermiyor. Belki yalnız o neşv ü nema bulur, inkişaf eder, açılır. Eğer müşahhas istibdadı görmek arzu ediyorsanız, işte size şu...

E.S.D.E., Münâzarât, s. 165-166

LÛ­GAT­ÇE:

dam: Tuzak.

inkılâb-ı hükûmet: Hükümetteki değişim.

istibdat: Baskı, despotluk, zorbalık, 

diktatörlük.

müteşeyyih: Şeyhlik iddia eden, 

şeyh geçinen.

necabet: Neciplik, asâlet.

sehavet-i milliye: Millî cömertlik, millete ait ikram ve cömertlik duygusu.

sirayet etmek: Bulaşmak.

tahakküm etmek: Baskı kurmak, 

zorbalık etmek.

tasannuan: Yapmacık olarak, sunî olarak.

tesmim etmek: Zehirlemek.

Okunma Sayısı: 1395
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Cenk Çalık

    19.10.2021 22:35:59

    "İnsanlar kendi idarecilerinin yolundadırlar.” (Hadis-i Şerif, Keşfü’l-Hafâ, 2:311) sırrınca, istibdat herkesin damarlarına sirayet etmişti, çok nam ve suretlerde kendini gösteriyordu, çok dam ve plânlar istimal ediyordu." İstibdat demek ki sari bir hastalık olmuş. Hemen herkesi menfi tesir ediyor. Siyasi anlamda da hadise dayanılarak net bir mesaj veriliyor. Biz ne isek idarecilerimiz de odur vesselâm...

  • S.topuz

    19.10.2021 13:57:23

    şu halihazır vaziyyetimiz bu misallerle örtüşmüyormu?...

  • Okur

    19.10.2021 08:58:31

    “Velhasıl, yine Üstadın ifadesiyle, istibdat “herşeye sirayetle zehrini atan” (a.g.e., s. 208) bir belâ. İhtilâfların da kaynağı o, ahlâktaki bozulmaların da, şevk kaybının da, geri kalmışlığın da…” K.G.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı