"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tevhidin en büyük dellâlı: Hazret-i Muhammed (asm)

Risale-i Nur'dan
24 Ocak 2026, Cumartesi
(Dünden devam)

Sadisen: Onuncu Söz’ün İkinci İşaretinde işaret edildiği gibi; Ulûhiyet, mukteza-i hikmet olarak tezahür istemesine mukabil, en a’zamî bir derecede zat-ı Ahmediye (asm), dinindeki a’zamî ubudiyetiyle en parlak bir derecede göstermiştir.

Hem Hâlık-ı Âlem’in nihayet kemâldeki cemalini bir vasıta ile göstermek mukteza-i hikmet ve hakikat olarak istemesine mukabil, en güzel bir surette gösterici ve tarif edici, bilbedahe o zattır.

Hem Sâni-i Âlem’in nihayet cemalde olan kemâl-i sanatı üzerine enzar-ı dikkati celb etmek, teşhir etmek istemesine mukabil, en yüksek bir sadâ ile dellâllık eden, yine bilmüşahede o zattır.

Hem Bütün Âlemlerin Rabbi, kesret tabakàtında vahdaniyetini ilân etmek istemesine mukabil, tevhidin en a’zamî bir derecede, bütün merâtib-i tevhidi ilân eden, yine bizzarure o zattır.

Hem Sahib-i Âlem’in nihayet derecede âsârındaki cemalin işaretiyle, nihayetsiz hüsn-ü zatîsini ve cemalinin mehasinini ve hüsnünün letaifini âyinelerde mukteza-i hakikat ve hikmet olarak görmek ve göstermek istemesine mukabil, en şaşaalı bir surette âyinedarlık eden ve gösteren ve sevip ve başkasına sevdiren, yine bilbedahe o zattır.

Hem şu saray-ı âlemin Sânii, gayet harika mu’cizeleri ile ve gayet kıymettar cevahirler ile dolu hazine-i gaybiyelerini izhar ve teşhir istemesi ve onlarla kemâlâtını tarif etmek ve bildirmek istemesine mukabil, en a’zamî bir surette teşhir edici ve tavsif edici ve tarif edici, yine bilbedahe o zattır.

Hem şu kâinatın Sânii, şu kâinatı envâ-ı acâib ve ziynetlerle süslendirmek suretinde yapması ve zîşuur mahlûkatını seyir ve tenezzüh ve ibret ve tefekkür için ona idhal etmesi ve mukteza-i hikmet olarak onlara o âsâr ve sanayiinin manalarını, kıymetlerini ehl-i temaşa ve tefekküre bildirmek istemesine mukabil, en a’zamî bir surette cin ve inse, belki ruhanîlere ve melâikelere de Kur’ân-ı Hakîm vasıtasıyla rehberlik eden, yine bilbedahe o zattır.

Sözler, 31. Söz, s. 650

LUGATÇE:

âsâr: eserler.

dellâl: ilân edici, tanıtıcı, hakka davet eden.

envâ-ı acâib: hayret verici çeşitler, türler.

Hâlık-ı Âlem: âlemi yaratan, Allah.

kesret tabakàtı: çokluk tabakaları, 

sayıca çok fazla olan varlık çeşitleri.

merâtib-i tevhid: Allah’ın bir olduğuna inanmanın 

mertebeleri, dereceleri.

Sâni-i Âlem: âlemi sanatla yaratan, Allah.

vahdaniyet: Allah’ın birliği; Allah’ın bir ve benzersiz olması.

zîşuur: şuur sahibi, bilinçli.

Okunma Sayısı: 181
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı