Kendilerini ‘dünyanın durumunu iyileştirmeye kendini adamış bağımsız bir uluslararası kuruluş’ olarak tarif eden Dünya Ekonomik Forumu (WEF), her yıl olduğu gibi bu sene de İsviçre’nin Davos kasabasında yıllık toplantısını yapmış.
Haberlere konu olduğu üzere daha önce olduğu gibi yine ‘Dünyanın en tanınmış iş insanları ve politikacıları’ bir araya gelmiş ve dünyanın ‘en önemli sorunları’nın tartışıldığı konferanslar düzenlemişler.
Siyasetçilerin birbiriyle ‘kavga’ eden konuşmaları bir yana, iş dünyasının temsilcilerinin konuşmaları daha dikkat çekici. “Dünyanın en büyük varlık yöneticisi” konumundaki BlackRock’ın CEO’su Larry Fink, Davos’un açılışında ‘büyük zenginler’e soğuk duş etkisi yaşatan bir konuşma yapmış. “Kapitalizm tarihinin en büyük sınavıyla karşı karşıya” diyen Fink, ayrıca yapay zekânın ofis çalışanlarını tasfiye edeceğini ve enerji maliyetlerinin vatandaşa yüklendiğine dikkat çekmiş.
BlackRock’ın CEO’su Larry Fink’in dikkat çektiği konulardan biri de ‘gelir adaletsizliğinin sürdürülemez boyutlara ulaştığını’ hatırlatmış olması. Fink ayrıca, “Berlin Duvarı yıkıldığından beri tarihin en büyük serveti oluştu ama bu para, toplumsal barışı bozacak kadar küçük bir azınlığın cebine girdi. Bu kadar adaletsiz bir dağılımı hiçbir toplum uzun süre kaldıramaz, sonunda sistem çatırdar” ifadelerini kullanmış.
Fink vatandaşın ya da dar gelirlilerin nasıl mağdur edildiğini de şöylece ifşa etmiş: “Siz evde çay demlerken, aslında dev şirketlerin yapay zekâsını besleyen sistemin masrafına ortak ediliyorsunuz.”
Kendisi de ‘elit’ olarak tarif edilebilen BlackRock’ın CEO’su Larry Fink, ‘Davos Toplantıları’nı da şöyle tarif etmiş: “Burada toplanmış bir grup elit, herkesin dünyasını şekillendirmeye çalışıyor. Ama asıl darbeyi yiyecek olan halkın bu masada sandalyesi bile yok.” (karar.com, 21 Ocak 2026)
Fink, çözüm olarak da halkın, vatandaşın, dar gelirlilerin ‘yeni zenginliğin ortağı’ haline getirilmesi gerektiğini, aksi takdirde küresel çapta büyük bir sosyal patlamanın kaçınılmaz olduğunu hatırlatmış.
Bu eleştiriler ilk defa yapılmıyor. Ancak bu ciddi, doğru ve ağır eleştirilerin ‘en zengin ve en meşhur’ isimlerin bir araya geldiği Davos’ta yapılması ayrıca dikkat çekici. “Küresel çapta büyük bir sosyal patlamanın kaçınılmaz olduğu”nun hatırlatılması belki “en zengin”lerin uyanmasına vesile olur. Eğer uyanmazlarsa daha önceden olduğu gibi bu patlamanın, bu ‘kavga’nın faturasını ödeyenler arasında onlar da yer alır.
BlackRock’ın CEO’su Larry Fink’in sözleri bir bakıma “Sen çalış ben yiyeyim” düzeninin tıkandığını da göstermiş oluyor. Demek ki sadece ülkemiz için değil, bütün dünya ve insanlık için “hak, hukuk ve adalet” talep etmek gerekiyor. “Adil bir dünya”da bu sıkıntılar yaşanır mı?