"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Niyetleri temiz tutmak

Sebahattin YAŞAR
08 Mayıs 2021, Cumartesi
Ortada yoğun faaliyetler geziyor.

Biri bitiyor diğeri başlıyor. Hareketli sahneler var. Birileri birilerini uçuruyor, birilerini yerin dibine sokuyor. Neden? Bu canhıraş çaba kişiye/kişilere ne kazandırıyor? Bu gidişten kim memnun? Yapılan işten, Kendisi için bu işleri yapıyor olduğumuzu iddia ettiğimiz Allah razı mı, değil mi? İşin vicdanımızdaki karşılığı nedir? Yapılan iş Allah’a yakınlaşmayı, kardeşlik bağlarını mı güçlendiriyor, yoksa ayrışmayı mı? Yapılan iş nefse zor mu geliyor, yoksa memnun mu? İddia ettiğimiz faaliyet şahsî garazlara alet ediliyor olabilir mi? Nefis ve şeytan bu işlerin neresindedir? İşler nefsi terbiye mi ediyor, besliyor mu? Faaliyetin makbuliyeti görünmeyen bir şey midir? Faaliyetten evvel asıl düşünülmesi gereken şeyler bunlardır.

Dünyevî işlerin; dünyayı kazanmak, şan ve şöhrete ulaşmak, insanların beğenisini almak, alkışlanmak, övgülere ulaşmak, takdir edilmek gibi neticelerinin olması düşünülür de; bu fani ve geçici, neticesiz duyguları tatmin etmek için uhrevî yolculukta bu işlere girişmek hiç de akıllıca değildir. Ahiret işlerinde kıskançlık, haset gibi durumlar riyakârlık olmaz mı?

Uhrevî işlerde, dünyevî metotları kullanmak hasarete sebeptir.

Allah’ın rızası, O’nun koyduğu kaideler ile kazanılır; hile ile, gıybetler, su-i zanlar, iftiralar, haram metotlar ile değil. Muhatabına doğruları anlatmanın en güzel yolu, kendini, niyetini temiz tutmaktır, bu en güzel etkili cevaptır.

‘En büyük hile hilesizliktir’ güçlü bir nasihattir. Hak ve hakikatin zayıf vasıtalara ihtiyacı yoktur. Doğruluğun kendisi hakka en güçlü bir delildir.

Uhrevî kazanımlar saf, temiz, berrak ve O’nun rızasını esas maksat yapan bir halis niyete ihtiyaç duyar, başka bir şeye değil. En büyük yanılgı da, Allah’ın rızasını kazanmak için, O’nun razı olmadığı metotlara başvurmaktır. Yapılan faaliyet, ibadet bile olsa niyet temelinde problem varsa, bâtıldır. Peygamber elinden kılıç alıp, cihada gidiyorum diyen kişinin niyet temeli bozuk olduğu için kaybedenlerden olması düşündürücü değil midir?

Bediüzzaman, “Hüsn-ü niyet öyle bir kimyadır ki, şişeleri elmasa çevirir, toprağı altın yapar.” der. O zaman hüsn-ü niyet yoksa, elmaslar kömüre, altın toprağa dönüşmez mi? Faaliyetten önce, niyet zeminini temizlemeli insan. Yoksa neticesiz yorulmak kaçınılmaz olur. Yapılan faaliyetin doğruluğunun bir delili de, aynı zamanda bir peygamber metodu olan meşrû meşveretli ikaz edicilerin arasında bu faaliyetleri yapmaktır. Yoksa nefis insana kendi yaptığını sevimli gösterir.

Okunma Sayısı: 1045
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Cenk Çalık

    8.5.2021 17:57:36

    İç temizliğini yapamayan netice alamaz. 'Ameller niyete göredir"hadisi ve "amelinizde rıza-i ilahi olmalı" kaidesi yolumuzu açıyor. Zahirde müşahede ettiğimiz aynı eylem olsa bile biri cennete biri cehenneme götürüyor. Demek ki pratikten önce teorik düzeltilmeli. Her risaleden önce nefsinden başlayan ve herkesten ziyade kendi nefsini ihtiyacı oşduğunu ifade eden Üstadımız muazzam bir metot sunmuştur. İbret almak duasıyla. Baki selamlar.

  • İlknur Maraş Çalık

    8.5.2021 01:31:53

    "Ortada yoğun faaliyetler geziyor" cümleniz şuanda bulunduğumuz durumu çok iyi özetlemektedir. "Yapılan iş Allah’a yakınlaşmayı, kardeşlik bağlarını mı güçlendiriyor, yoksa ayrışmayı mı? " Soru hepimizin kendi iç dünyasında sorgulaması gereken önemli bir karşılaştırmadır. Burada vardığımız sonuç vurguladığınız gibi; "Uhrevî işlerde, dünyevî metotları kullanmak hasarete sebeptir." Bu yüzdendir ki Üstadımız 21. Lema için "Laakal her on beş günde bir defa okunmalıdır." İkazını virt edinmeliyiz. Yine belirttiğiniz üzere; Ahiret işlerinde kıskançlık, haset gibi durumlar riyakârlık olmaz mı? Hissiyat-ı süfliyeden olan bu duyguların temeli ve beslenmesi hırsdan olduğunu düşünmekteyim. Nitekim üstad 19.lemada; Hırs ihlâsı kırar, amel-i uhreviyeyi zedeler. Zübeyr abinin Nefis muhasebesinde geçen;Nefsin desiselerini beyan eden eserleri sırf kendinize hitap ederek okuyunuz. Başkalarını ıslah için evvelâ kendimizi ıslah etmek icap eder.

  • Cihan Cambaz

    8.5.2021 00:46:31

    Çok isabetli bir yazı olmuş. Allah razı olsun. İnşallah ihlasa muvaffak oluruz.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı