"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kardeşi Turan Şah’ın ölüm haberini alınca çok üzüldü

Selahaddin YAŞAR
14 Mayıs 2015, Perşembe
Selahaddin Eyyubi yazı dizisi - 53

29 Mart 1180 tarihinde Bağdat’ta Halife Müstezi’nin ölmesi, İslâm âlemini yeniden hareketlendirdi. Onun yerine geçen El Nasır adına hutbe okutulması tartışmaları devam ederken Selâhaddin, kardeşi Turan Şah’ın ölüm haberini alınca çok üzüldü. Çadırına çekildi ve acısını, mersiye kitapları okuyarak dindirmeye çalıştı.

Halep’te Salih, Musul’da Seyfeddin, daha önce imzalanan anlaşmanın şartlarına riayet ettikleri için bir problem yoktu. Selâhaddin, zaman zaman gerginliklerin yaşandığı Selçuklularla, Artuklularla ve çevredeki diğer atabeylerle, emirlerle görüşmeler yapıp anlaşmalar imzalayarak ülkenin kuzeyinde sükûneti sağladı. 

Mevsim kış olduğu için herhangi bir yere sefere çıkmak mümkün değildi. Frenklere de, müstakil hareket eden Müslüman emirlere de askerî üstünlüğünü kabul ettirdiğinden onlardan bir problem beklemeyen Selâhaddin, Ferruh Şah’ı Suriye’ye vekil tayin ederek Şam’dan ayrıldı ve 2 Ocak 1181 tarihinde Kahire’ye vardı. 

Mısır’daki ilk zamanlarını sükûnet içinde geçirdi. 1181 yılının Ramazan ayını orada geçirmeyi, ardından da Mekke’ye gidip hac farizasını yerine getirmeyi planladı. Mekke’de, Medine’de harcanmak üzere hususî hazinesinden külliyetli miktarda maddî imkân ayırdı. 

Orada kaldığı zaman içinde hem hac farizasını yerine getirmek, hem de Haremeyn’e hizmet etmek istiyordu. Bedevilerle çıkan bazı meseleler yüzünden hacca gitme planını gerçekleştiremedi ise de mukaddes beldeler için ayırdığı paraları göndererek kendisinin yapamadığı hizmeti adamlarına yaptırdı ve “Hadimü’l-Haremeyn” unvanını kullanan ilk hükümdar oldu. 

Frenklerin, Akabe Körfezi ve Kızıldeniz üzerinden gidip çölü geçerek Mekke’deki, Medine’deki mukaddes beldelere saldırmayı planladıkları haberini alan Selâhaddin, onların bedevilerin kılavuzluğu olmadan bunu yapamayacaklarını bildiği için komutanlarına mektuplar göndererek bedevileri kontrol altında tutmaları talimatını verdi. 

Kendisi, 1179 senesinde yapmayı planladığı Kudüs seferini ertelediği için Frenklerin boş durmadıklarını, onların isteği üzerine yaptıkları anlaşmalara rağmen Müslümanların sınırlara yakın köylerini, kasabalarını yağmalamakla kalmayıp İslâm’ın mukaddes beldelerine saldırmaya cüret eder hâle geldiklerini görünce yumruğunu onların üzerinden eksik etmemesi gerektiğini anladı.

Frenklerin, Halep’i ele geçirmeye çalışan Musullularla anlaşma yaptıktan sonra, mukaddes beldeleri işgale “Medine’nin kapısı” olarak bilinen Teyme’yi ele geçirerek başlayacaklarını, Reyland’ın bu maksatla çölde hazırlıklar yaptığını öğrenince, bir yandan Ferruh Şah’a tedbir almasını söylerken; diğer yandan onların destek kanallarını kesip güç kaynaklarını kurutmanın yollarını aradı.

Halep’i kendi ülkesinin bir parçası olarak gördüğü için Bağdat’a, “Biz Hazret-i Peygamberin (asm) mezar-ı şerifini korurken Musul hükümdarının adaletsizlikle topraklarımızdan bir şeyler almaya çalışması şaşılacak şeydir. Musullular, Müslümanların yerine kâfirleri dost seçip onlara hazineler taşımaktadır.” gibi ifadelerin yer aldığı mektuplar yazarak Musulluları halifeye şikâyet etti.

Okunma Sayısı: 2169
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı