"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Güle güle!... Angela… (1)

Şükrü BULUT
05 Şubat 2021, Cuma
Töremizde ölülerin arkasından konuşulmaz.

Gerçi Angela ölmedi. Angela Almanya Hıristiyan Demokrat Partisi’nin başkanlığından ayrılmak zorunda kaldı. Bazı solcu yazarların Angela’ya yazdıkları “modern kasidelere” veya “mersiyelere” bakınca, bir nevi ölümünü tedai ettirdiler bende.

Angela akıllı bir kadın siyasetçiydi. İçinde yer aldığı projenin detaylarına sadık kalarak yaşadı. Tıpkı Sarkozy’nin Şirak’ın gölgesinde, Çiller’in merhum Demirel’in gölgesinde siyasete geçiş yaptıkları gibi. Politik hayatının son dakikasına kadar Marksist şeyhi Karl Popper ile yaşayan en önemli halifesi Georg Soros’a olan bağlılığını hem icraatıyla ve hem de beyanlarıyla ortaya koydu. Sigmund Freud’un müridesi Vera Shmidt’ten daha fazla Alman ailesine zarar verdiği halde, arkasındaki kapital gücü ve koruyucu meleği basın bunun dillendirilmesine müsaade etmediler. Bu plan ve projenin detaylarını merak edenler, Bertelsmannn Vakfının çalışmalarına bakabilir. Londra Ekonomi Okulunun Popperci talebelerini Kohl’un kızının etrafına toplayan neocon-neoliberal aktörler, AB’de fevkalâde güzel bir tiyatro yaşattılar insanlığa…

Merkel’in komünist gençlik teşkilâtındaki günlerini anlatmayacağız. Zira yerimiz ve zamanımız kısıtlı. Fakat, Doğu Almanya’da komünist olan bu genç bayanın, Avrupa Neoliberallerin oturaklı pratisyenince aileden sorumlu bakanlığına getirilmesi, belki de çok insanın dikkatini çekmedi. Çünkü globalcilerin “toplumsal hipnoz seanslarını” bilhassa Amerika, Türkiye, Almanya ve İngiltere’de uyguladığı günlerdi. Multi-kulti, bireysel hürriyetler, töre cinayetleri, kişisel gelişim ve nlp furyasının gürültüleri arasında “açık toplumcular” hür dünyayı halden hale sokuyorlardı. 

Popper’in “küçük ve emin adımlarla” modelini benimseyen Angela özde Marksist’ti. Papa’nın yüzünü tırmaladı, Köln Başpiskoposu ile kavgaya tutuştu ve Birinci Avrupa’nın değerlerini itibarsızlaştırma kampanyası başlattı. Müteveffa baş kardinal Maisner’in, “Lütfen partinin başındaki ‘Hıristiyan’ kelimesini siliniz. Zira sizin yaptıklarınızı ancak komünistler yapar” mealindeki sözlerini Köln medyasından okumuştuk. Fakat bu gün hepsi unutulmuş,- güya izzet ve şerefiyle muzaffer bir siyasetçi edasıyla- CDU’nun idare binasından önceden hazırlanmış bir merasimle yolcu ediliyor, Angela… Dedim ya, kolektif akıl. Ve Marksizm’in şahs-ı manevîsinin başarısı.

Siyasete girmiş kişiler hakkındaki yazılar, iftira ve hakaret olmamak şartıyla gıybet değildir. Zira hukuk-u ibadı esas alarak ve şura önünde her türlü hesabı vereceğini düşünerek bu meydana çıkanlar da bu neticeye katlanırlar. Kırk senelik Avrupa hayatımda, galiba hakkında en ziyade yazdığım bir politikacı olmalı, Merkel. Avrupa’ya Bediüzzaman’ın dürbininden bakmaya gayret ettiğimden, mümkün oldukça semavi dinler, insani değerler, çevre, tasarruf, barış ve insan sevgisi parametrelerini söz konusu yazılarda esas almaya çalıştım.

Angela Neoliberallerin AB sorumlusu Helmut Kohl’den devraldığı siyaseti yine neocon-neoliberal çizgiden ayrılmadan jübilesini yapıyor. Çok uzun bir süre. Yalçın Doğan ve diğer bazı yazarlar, bilinçli bir şekilde Angela’nın arkasındaki esas idarî gücü gizlemeye çalışsalar da, Alman halkı bunun farkına vardığı için hem Angela’nın, hem Ursula’nın ve hem de Karren-bauer’in biletlerini kestiler. Yani anlayacağınız, SOROS’un kızları veya Thatcher’in yoldaşları burada diskalifiyeye uğradılar. Von den Leyen, yine yoldaşı olan Emmanuel Macron tarafından kurtarılarak AB’nin sekreterliğine getirildi. Bu gidişle Ursula’nın bu siperde fazla kalamayacağını söyleyebiliriz. Zira Avrupa’da da tıpkı Amerika’da olduğu gibi “millî demokrasiler” artık global Marksistleri tasfiye edecekler. Buna ne Haris Kamala, ne La Garde, ne Yellen ve ne de BM’ den dünyayı idare edecek “lider kadınlar korusu”na katılacak Linda‘lar  mani olamayacaklardır.

Angela bir tarih yazdı. AB ile örtülü iç savaşın tarihini, Alman hazinesini bankalara dağıtımının tarihini, neoconların İslâm dünyasındaki cinayetlerine desteğinin tarihini, Türk askerine kurşun sıkan Marksist örgütüne neocon şemsiyesi altında yaptığı silâh yardımı ve bu teröristlere verdiği silâhlı askerî eğitimin tarihini yazdı. Sarkozy’nin yaptıklarına gizli ortaklığının, Soros’un Afrika ve Asya’dan bir buçuk milyon insanı organizeli bir şekilde Almanya’ya göç ettirmesinin de tarihini yazdı.  Amerika merkezli meşhur Mc Kensey şirketini hem Alman halkının ve hem de Türk halkının başına musallat ediş biçiminin tarihini ve Alman ailesinin çöküş tarihi gibi daha yüzlerce önemli tarihi hadisede büyük rol oynadığı için; hem biyografisini ve hem de siyasî icraatını yazmak hiç de kolay olmayacaktır. Ve bütün bu tarihi icraatları Popper’ın; iddiasız görünen, küçük adımlarla bastığı zemini sağlamlaştırdıktan sonra yürüyen ve Marksizm üzerine kapitalizmi inşayı esas alan bir modeliyle hareket etti. İddiasız, mütevazi, güç merkezleriyle sıkı iş birliği ve olabildikçe şov ve gösterişten uzak… 

Bizdeki bazı hatırşinas yazarları okuyacak Türk halkının, Angela ile birlikte yanlış bir telakkiye kapılmasını istemiyoruz. Çok demokrat ve sosyal devletçi olarak gösterilen Merkel’in; hem Avrupa demokrasilerine ve hem de Almanya sosyal devlet yapısına verdiği zararların, üniversitelerde bilimsel çalışmalara konu olacak kıymette olduğunu düşünüyoruz. Dünün Avrupa zengini Alman halkının, Merkel ile birlikte çöp kutularından bira şişesi toplamaya başladığını, mahalli gazeteler yüzlerce defa yazdılar. Fakat Merkel’in kocası Springer vakfının yönetimindeydi ve oradan yüksek paralar alıyordu. Diğer taraftan Bertelsmann’a verilen eğitim, araştırma, istatistik ve üniversite projelerini araştıranlar Merkel ile Mohn ailesi arasındaki irtibatları göreceklerdir. 750 Euro için Alman halkının çok sevdiği Christian Wolf’u çakallara yediren Merkel’in bağlantıları hakkında medyanın bir şey yazmaması elbette çok ilginçtir. Angela’nın hikâyesine bir daha ki yazımızla devam edelim, ne dersiniz…

Okunma Sayısı: 2612
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Halil İbrahim Karahan

    7.2.2021 09:28:39

    Allah razı olsun abi

  • Sertaç Lüser

    6.2.2021 23:15:37

    İnsanlık adına üzülerek okuyorum.Fakat üzerine düşünüyorum.

  • Zeliha

    5.2.2021 18:55:40

    Risale-i Nur da büyük deccalden bahseden bölümlerin hakiki şerh ve izahı olmuş. Sona doğru yaklaşırken....Allah razı olsun. İlgili bölümleri yeniden okumak ve tasdik etmek onların tesirini daha da kıracaktır inşaallah.

  • Ertuğrul

    5.2.2021 17:05:58

    Angelaya türkiye kemalistleri çok müteşekkir olmalılar. Türkiye’nin dünya normlarına yöneldiği kavşakta, angela atatürkçülerin yardımına koştu.

  • Muhammed Said

    5.2.2021 16:04:03

    Angale angel yani melek değilmiş. Meğer insî sinsi bir şeytanmış. Yazıdan bu anlaşılıyor.

  • Osman

    5.2.2021 15:28:55

    Bunlar devlet adamlarıyla iş tutuyor Devlet leri bitiriyorlar Önce kendi ülkemizi sonra diğer ülkeleri bu zındıka komitelerinden kurtaralım inşallah

  • Ömer Ergün

    5.2.2021 15:03:42

    Ne olacak yerine kim gelecek Almanya nereye gidiyor bunlarında yazacaksiniz herhalde

  • Nura

    5.2.2021 14:57:07

    Angela ab nin başında olmasaydı, Avrupa Birliği Türkiye demokrasisini belli bir noktaya taşımış olacaktı.

  • Murat

    5.2.2021 14:52:51

    Angela Merkel her ne kadar Alman siyasetini ilgilendiriyor görünse de, AB'deki misyonu yönüyle bizi de alakadar edecek önemli noktalardır, anlattıklarınız.

  • Eddai

    5.2.2021 14:45:27

    Beşerin bir suret’i vardır bir de siret’i. İkinci kısım ise, yani için dışa vuruşu herkesçe fark edilemiyebilir. Nasılki kan tahlilleri ile bedenin içi gözetiliyor, öylede insanın konuşması, tutumu ve icraatı ne olduğunu ve nereye ait olduğunu gösteriyor. Daha evvel de müteaddit yazılarınızda şansölye hakkında basiretinizde istifade ettik. Çok müthiş bir toparlama, detaylarını bekliyoruz. Tebrikler

  • Ahmet Rıza

    5.2.2021 12:57:05

    Yorumcu kardeşimiz Mahir Bey, linç kelimesini kullanmış. Linç yerine, zındıkanın yaşadığımız olayları örten dehşetli hipnozunu kaldırmak veya bozmak olarak kullansaydı daha mı yerinde olurdu. İç içe geçmiş ilişkilerle dinsizlik cereyanları hem Müslümanları ve hem de ehl-i kitabı perişan ediyorlar. Bunların mahiyetleri deşifre edilse, hızları kesilir diye düşünüyorum.

  • Muhammed Said

    5.2.2021 12:21:19

    Ramazan-ı Şerifte, Ehl-i Sünnetin selâmet ve necatı için edilen pek çok duânın âşikâre kabulleri görünmemesinin hususî sebeplerinden olan “ehl-i İslâmın fevkalâde safderunluğu ve dehşetli cânileri âlicenâbâne affetmesi; bir tek haseneyi, binler seyyiâtı işleyen ve binler manevî ve maddî hukuk-u ibâdı mahveden adamlardan görse, onlara taraftar çıkması”, bundan dolayı da “ekall-i kalîl” (azınlığın da azınlığı) olan ehl-i dalâlet ve tuğyanın, safdil taraftarla ekseriyet teşkil ederek, musîbetlerin devamına ve belki şiddetlenmesine kader-i İlâhiyeye fetva verdirmesi, “Biz buna müstahakız” dedirtmesi... (Kastamonu Lâhikası, s. 24, Mek. No: 19)

  • Niyazi N.

    5.2.2021 08:57:13

    Çok enteresan.. Merkel gerçekte meğer neymiş ! Daha iyi tanıyalım bakalım. Tebrikler Hocam.

  • Mahir erbay

    5.2.2021 08:42:24

    Bizden olmayan bir insan nasıl linç edilir sayenizde gördük.

  • Hüseyin

    5.2.2021 08:22:49

    Ölmüş, hayatını noktalamış ahirete intikal etmiş kimseler hakkında halk arasında sıklıkla kullanılan bir deyim :Ölülerin arkasında konuşulmaz. Zira ölmüş bir suretten seytan bile elini ayağını çeker, ağzını dilini topla öyle konuş derler ikaz anlamında.. İnancı ve ideolojisi mezhebi ve meşrebi ne olursa olsun insanlık aleminde değişik suretlerin ve renklerin oynadığı roller  birbirinden çok farklıdır. Suretler, etki ve yetki, imar ya da hasarın büyüklüğü  açısından aynı rolü oynamazlar. Tarihin akışını olumlu ya da olumsuz değiştiren, insanlığa faydalı veya zararlı olmuş kimselerden şeytan elini ayağını çekmiş olsa bile icraatları günahları zararları hasarları konuşulmalı, değerlendirilmeli, gerekli dersler çıkarılmalıdır. Algılar yalanlar gün ışığına çıkarıldıkça, gerçekler doğrular hakikatlar gün ışığı gibi tecelli eder...

  • Sezai MUMCU

    5.2.2021 01:36:40

    Avrupa/Bati siyasetinde güclü devletlerde liderlik pozisyonuna getirilenler fitne ve fesat kavminin fitne komitalari tarafindan kücük yaslarda belirlenip, yönlendirilip vazifeleri miadlari doldugunda biraktiriliyor, hatta vazifelerinde emirlere muhalif icraatlarindan ötürü sonradan terzil edilip, vergi kacakciligi ve ya yüzkizartici suclar veya ithamlarla tarihe veda ettiriliyor. Hata yaptin hakettin diyorlar. Ayni sistemi sonuna kadar kullandiklari süfyan icin de uyguladilar, cünkü o onlara göre hata yapti. Kur'an'i ortadan kaldiramadi ve Müslümanlari Kur'andan uzaklastiramadi nefretlerle tel'in ediliyor. Gladstonenin plani ta basindan basarisiz olmaya mecburdu bunu anlayamadilar. Kur'anin günesini kimsenin söndüremeyecegini bunun da ispatini dünyaya gösteren muzaffer Zat'i hesaba katamadilar; kaybettiler.

  • Selim

    5.2.2021 01:18:10

    Neoliberallerin tarihi başarısı: Hristiyan demokrat bir pariye marksist bir kadını yirmi seneden fazla başkan yaptılar. Ya Türkiyede ne yaptılar?

  • Ismail

    5.2.2021 00:56:48

    Global strateji hesabına güzel bir bakış!

  • Naim Kav.

    5.2.2021 00:48:02

    Vay be dedirtecek bir değerlendirme ... (kime söylesek şaşıracak bir analiz )ile efkar i amme ilk defa muhatab olacak herhalde. Teşekkürler Hocam..

  • İhsan

    5.2.2021 00:47:31

    Evet heyecan verici ve olaylarla çok yüklü bir hikaye. Bakıyesini de bekliyoruz.

  • Mehmet Demir

    5.2.2021 00:33:53

    ,👍

  • Ahmet Danışmaz

    5.2.2021 00:20:04

    Evet, bence de onun hakkında ne kadar yazılsa konuşulsa azdır. En büyük günahtı da AB'nin altını oymasıdır. Selamlar

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı