"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İran’ın savaşı mı?

Şükrü BULUT
11 Mart 2026, Çarşamba
Siz de merak ediyor musunuz?

Günümüzdeki, İran’a yapılan ABD-İsrail ittifaklı saldırıyı, tarih hangi nam altında kaydedecek? ABD ve AB halklarının lanetlediği bir savaşa, “ABD-İran savaşı” diyebilir miyiz? Veya Amerika’nın kanatları altındaki İsrail’e, Avrupa’dan gelen bunca desteğe rağmen İsrail’i hangi tarafa kaydedeceğiz… Yoksa bazı nâdanlar gibi, “Haçlı-İran çatışması” mı diyeceğiz… Biliyoruz ki, Yahudîlerin, intikam için fırsat kolladıkları can düşmanları, kendilerini yüzlerce defa katliama ve tehcire mahkum eden Hıristiyanlardır… 

Bu savaş İran’ın savaşı ise, kimlere karşı? Dünya kamuoyunu şaşırtan perdeleri; Bediüzzaman’ın gösterdiği paradigmalarla aralayabileceğimizi söylemeyi sürdüreceğiz. Âhirzaman’daki savaşın; devletler-milletler üstü olduğunu, semavî dinlerle küresel dinsizlikler arasında vuku bulduğunu, fıtratın gereği olan millî devletler ile bu devletleri global elitin idaresine mahkum etmeye çalışan Neoliberaller arasında cereyan ettiğini yazmaya devam edeceğiz. 

İran’ın savaşını çerçevelemeye makaleler değil, kitaplar lâzım. Günümüzdeki İran’ı cezalandırmaya kalkışan küresel ihtilâlci Marksistlerin, Şah’a karşı Humeyni’yi destekledikleri 1970’lerin sonundaki rejim değişikliğine değil; belki de 1953 Musaddıkîlerine ve hatta 1900’lerin başlarındaki İran’ın savaşlarını anlatmak gerekir. Bazı gayr-i samimî dindarların Siyasal İslâmcılık cihetiyle İran’a yaptıkları tenkidin, İslâm düşmanlarına manen yardım olacağını bildiğimizden; dâhilî meselelerimizi demokrasi zamanlarına bırakmayı da, bu vesileyle hatırlatalım. Sovyetlerin dağılışıyla yönünü İslâm coğrafyasına (Yeşil Kuşak) çevirmiş küresel ihtilâlci inkâr-ı ulûhiyetçilerin (Neocon) çapul ve yağmalarını görememek, Çingiz’i Celâleddin’e tercihten başka bir şey olmamalı… 

İran’ın tarihini okuyanlar, savaşların demokrasi mücadelesi olduğunu bileceklerdir. Demokrasi Batı’da henüz tesis edilmemişken İran halkının demokrasi mücadelesi vardı. İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarında, otoriter istibdattan demokrasiye yönelen ilk Doğu devleti sayılır İran… Tek kişilik istibdattan parlamenter sisteme geçmeye kalkıştığında ise, Küresel Marksistler İslâmcılık kartıyla demokrasiyi engellediler… Aynı güçler, getirmeye yardımcı oldukları zihniyeti müdahale ve zulüm ile göndermeye çalışıyorlar. Ramazan-ı Şerif’imizi hüzne boğan bu savaşı başlatanların, ahmakçasına, Irak işgalcilerinin “demokrasi” sloganını kullanmaları, onları insaniyete karşı rezil ü rüsva ediyor. Seleflerinin Irak Savaşı’ndaki zulmü ve israfı seçimlerinde kullanarak başkan olmuş birisinin, misyonuna bu denli ihanetini de hayretler içinde izliyoruz…  

İran’ın savaşının dinî, millî, iktisadî ve siyasî olduğunu söyleyenlere, bu telâkkiyle meselenin özünü anlamamızın yeterli olamayacağını belirtiyoruz. Ümmetin vahdetini, İslâm şemsiyesini ve Şia yaklaşımını esas alan İran’ın; “Açık Toplumcu” Küreselcilere kapılarını açamayacağını biliyoruz. Neoliberallere kapılarını kapattığı gibi, BOP programıyla 1990’lardan sonra sahaya çıkan Neoconlara karşı da cephesini tahkim etmişti. Rejime millî denilemezdi. Üç bin senelik tarihlerinin ve kültürlerinin sevkiyle millî renkler öne çıksa bile, etnik yapısı itibariyle Persliğini hatta Şialığını arka sıraya koymuş, nev-i şahsına münhasır bu idare hakkında dünya kamuoyu fazla bilgilenememişti. Savaş esnasında, ABD idarecilerinin bu meselede ne kadar cahil olduklarını gördük. Onların İran rejimini terörist, diktatör ve saldırgan gösterme çabalarına kamuoyları yalnızca gülüyorlar… İran rejiminin dışarıdan görüntüleri, Neoliberal ajanların verdikleri bilgiler ve zahiren çok farklı milletlerden oluşmasıyla parçalanabilir oldukları telâkkisi, ABD’nin önemli yanlışları arasına girdi. Condoleezza Rice’in petrol adam Bush zamanında hazırladığı BOP haritasında parçalanmış İran’ın, Suudi’nin, Suriye’nin ve Irak’ın, hayalden öteye geçemeyeceğini, pahalıca bir kez daha öğreniyorlar. Kaldı ki ABD’nin, başkan Carter döneminde İran ile yaşadığı rehine krizini unutmaması gerekiyordu. Kökleri Kirmanşah’a dayanan dengesiz Amerika başkanının, birçok saikle İsrail’in kuyruğunda BOP’çuların tuzağına düşmesi ise, MAGA’cıların (Yeniden Büyük Amerika) izzetlerini hâk ile yeksan etmiş görünüyor. 

İnşaallah devam…. 

Okunma Sayısı: 1764
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • irfan

    11.03.2026 22:43:48

    Savaşın İran ile İsrail veya Amerika arasında olmadığını bilmeyenlere güzel bilgiler sunmuşsunuz. Kaleminiz susmasın.

  • S.topuz

    11.03.2026 06:40:48

    😭😡😤🕋😭🇹🇷😭🇮🇷😭🇵🇸🙌🌹🤲🌹♥️🌙☝️🕋 ..."Evet o ecnebilerin, canavarlar gibi yaptıkları muamele ve zulüm-ler, İslâm dünyasında, hürriyet ve istiklal ve ittihad-ı İslâm ce-reyanını da hızlandırmıştır. Ni-hayet,müstakil İslâm devletle-rinin teşkilini intac etmiştir. İn-şâallahü Teâlâ,Cemahir-i Müt-tefika-i İslâmiye de meydana gelecek ve İslâmiyet, dünyaya hâkim ve hükümran olacaktır. Rahmet-i İlahîden kuvvetle ü-mid ve niyaz ediyoruz.İşte Ri-sale-iNurmüellifiBedîüzzaman Said Nursî, öyle bir mücahid-i İslâmdır ki; ve te'lifatı Risale-i Nur, öyle uyandırıcı ve öyle halâskâr ve öyle fevkalâde ve cihangir bir eserdir ki:Din aley-hindeki bütün o komitelerin bellerini kırmış, mezkûr muzır ve habîs faaliyetlerini akame-te düçar ve dinsizlik esasları-nın temel taşlarını parampar-ça etmiş ve köküyle kesmiştir veİslâmî ve imanî fütuhatı,per-de altında, kalbden kalbe inki-şaf ettirmiş veKur'an-ıAzîmüş-şan'ın hâkimiyet-i mutlakasına zemin ihzar etmiştir."Risale-i Nur🙌🌹🤲🌙☝️🕋😭🕊🌍🇪🇺🕋

  • Bülent Bektaş

    11.03.2026 06:40:34

    Emeğinize Sağlık Şükrü Bey çok güzel bir yazı olmuş

  • S.topuz

    11.03.2026 06:39:03

    ..."Dinsizlik cereyanına karşı ayrı ayrı iken mağlub olan İsevîlik ve İslâmiyet ittihad neticesinde, dinsizlik cereyanına galebe edip dağıtacak istidadında iken; âlem-i semavatta cism-i beşerîsiyle bulunan şahs-ı İsa Aleyhisselâm, o din-i hak cereyanının başına geçeceğini, bir Muhbir-i Sadık, bir Kadîr-i Külli Şey'in va'dine istinad ederek haber vermiştir. Madem haber vermiş, haktır; madem Kàdir-i Külli Şey' va'detmiş, elbette yapacaktır."... Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur Külliyatı, Mektubat - 57 - HAK, HUKUK, ADALET, İNSANLIK, SULH ve BARIŞ, REFAH ve HUZUR isteyenler acele bir ve beraber olup, bu sivil ve masumların Katliamlarını durdurmak zorunda! Aksini hayal bile etmeye hicab ediyorum. İnsanlığımızdan utanıyorum! Vesselâm!? ZULME RIZA ZULÜM'dür, KÜFRE rıza KÜFÜR olduğu gibi! Uyan eeey İNSANLIK, UYAAAN! ZÂLİMLER ve KÂTİLLER için yaşasın CEHENNEM! 😭🙌🌹🤲🌹🤲♥️🌙☝️😭🕋😭😭😭🕊🕊🕊😭🌍🇪🇺😭🕋😭🇹🇷😭🇷🇺😭🇺🇦😭🇮🇷😭🇵🇸😭🇵🇸

  • S.topuz

    11.03.2026 06:36:58

    "Ve onlarınbaşına geçen en büyükleri,ispirtizma ve manye tizmanın hâdisatı nev'-inden müdhiş hârikalara mazhar olan Deccal ise;daha ileri gi-dip, cebbarane surî hükûme-tini birnevi rububiyet tasavvur edip uluhiyetini ilân eder. Bir sineğe mağlub olan vebir sine ğin kanadını bile icad edeme-yen âciz bir insanın uluhiyet dava etmesi,ne derece ahmak çasına bir maskaralık olduğu malûmdur.İşte böylebirsırada, o cereyan pek kuvvetli görün-düğübirzamanda,Hazret -i İsa (a.s)'ın şahsiyet-i maneviyesi-nden ibaretolan hakikîİsevîlik dini zuhur edecek,yani rahmet i İlahiyenin semasından nüzul edecek;hal-i hazır Hristiyanlık dini ohakikatakarşı tasaffiede cek,hurafattan ve tahrifattan sıyrılacak,haka-ik-iİslâmiye ile birleşecek;manenHristiyanlık bir nevi İslâmiyete inkılab ede cektir.Ve Kur'ana iktida ede-rek,o İsevîlik şahs-ı manevîsi tâbi' ve İslâmiyet metbu'maka mında kalacak;din-i hak bu iltihak neticesinde azîmbir kuvvet bulacaktır." Mektubat

  • Hüseyin T

    11.03.2026 05:01:50

    Tarihin bu kritik kırılma noktasında, ilâhî hikmetle cereyan eden hadiselere salt jeopolitik ya da beşerî bir mercekten bakmanın ne denli yetersiz kaldığını bir kez daha idrak ediyoruz. Zira meydana dökülen güçler; bayrak, din veya ideoloji kisvesi altında hareket etse de asıl çatışma, fıtrat kanununa ve millî iradeye dayalı organik devlet yapılarıyla; bu yapıları küresel sermayenin ve tek tipleştirici bâtıl ideolojilerin güdümüne sokmak isteyen küresel ihtilâlci güçler arasında yaşanmaktadır. Musaddık'tan bu yana İran'ın başına gelen her belânın ardında, hakkı ve adaleti boğmaya çalışan aynı zâlim elin izini görmek, basiret sahipleri için hiç de güç değildir. Bugün "özgürlük" ve "demokrasi" adına bombalanan bu kadim coğrafyanın; bu kavramları Batı henüz tanımadan evvel kendi öz tarihinde ve medeniyetinde tartışmış, köklü bir millet olduğu hakikati, savaş naralarının gürültüsünde örselenmektedir.

  • Doğu Batı

    11.03.2026 01:23:58

    (4) Zira Üstadımızın müjdelediği o saadetli geleceğin ve 'Asya’nın bahtının miftahı', ancak bu hakiki ittihad ve demokratik feraset ile mümkün olacaktır.

  • Doğu Batı

    11.03.2026 01:23:37

    (3) İran üzerinden yürütülen bu baskı ve kuşatma, aslında tüm İslam coğrafyasının hürriyetine ve haysiyetine vurulmak istenen bir prangadır. Tarih bize Musaddık örneğinde olduğu gibi, Batı’nın 'demokrasi' vaadinin sadece sömürü çarklarını döndürmek için bir maske olduğunu defalarca göstermiştir. Müslümanlar olarak kendi iç meselelerimizi samimi bir 'meşveret' ile çözmeli; dışarıdan gelen müdahalelere karşı ise adalet ve insaniyet safında tavizsiz bir duruş sergilemeliyiz.

  • Doğu Batı

    11.03.2026 01:23:20

    (2) Bediüzzaman Hazretleri’nin 'Birinci ve İkinci Avrupa' ayrımı üzerinden bakıldığında, bugün hedefte olanın sadece bir coğrafya veya devlet değil; neoliberal maskeli 'küresel zındıka komiteleri' eliyle semavi dinlerin, fıtri adaletin ve milli egemenliklerin bizzat kendisi olduğu gün gibi ortadadır. Neocon ve neoliberal şer ittifakının bölgeyi tarumar etme planlarına karşı, Müslümanların mezhep veya rejim farklılıklarını bir kenara bırakıp 'Uhuvvet-i İslamiye' kalesinde birleşmesi artık bir tercih değil, zarurettir.

  • Doğu Batı

    11.03.2026 01:23:03

    (1) Kaleminize sağlık Şükrü Bey; meseleyi günlük siyasetin sığ ve tarafgir kalıplarından çıkarıp, Risale-i Nur’un o ihatalı mizanlarıyla tahlil etmeniz çok kıymetli bir hizmet olmuş.

  • ERDOĞAN KAPLAN

    11.03.2026 01:18:42

    selamün aleyküm diyursunuz ki. Biliyoruz ki, Yahudîlerin, intikam için fırsat kolladıkları can düşmanları, kendilerini yüzlerce defa katliama ve tehcire mahkum eden Hıristiyanlardır diyorsunız pekii hocam bende size şunu sorayım şimdi müslü manları bombalayan yahudiler ile hiritiyanlar değilmi iranı başka millitelermi bombalıyor selamün aleyküm

  • Hakan

    11.03.2026 00:38:33

    Jimmy Carter'ı bataklığa çekip boğanlar, Küreselsermaye ile uğraşan Trump'ı da tuzağa çekip boğuyorlar. Yanılıyor muyum?

  • Mustafa coban

    11.03.2026 00:35:40

    Hekimoglu ismail abi kölne gelmisti. Sordular.iran a hangi gözle bakmaliyiz.dediki istanbul cagaloglunda yalniz Iran konsolugu vardir.diger ülkeler hep beyoglundadir.osmanli irani kardeṣ belleyip yanina oturtmuṣtur.öbür ülkeleri uzak tutmuṣtur.tarihte cok yanlıṣlar olmuṣtur.bu gün iran halki zulme ugramaktadir.vesselam.l

  • Hür Avrupa

    11.03.2026 00:35:14

    Selamunaleyküm hocam Bir vesileylede şunu öğrenmiş olduk,şahıslara dayalı rejimler er geç bir yerde falso veriyor .örneğin trump Çok ümitvardık savaşları bitirecek ,dinsizlere karşı mücadele edecek diye lakin öyle olmadı .

  • Abdürrezzak

    11.03.2026 00:30:58

    Risaleinurun penceresinden seyretmenin farkını okumak bize zevk veriyor. Allah razı olsun.

  • Cemal Özkaya

    11.03.2026 00:19:03

    Gelişmeler değişik boyut alıyor. Bu evanjelist taifesinin milletler üstü planları çok hızlı gelişiyor. Çin işin içine girme hazırlıkları yapıyor. İfsad komiteleri hükümetleri aldatarak küresel hâkimiyet planlarını tatbik etmeye devam ediyor. İttihadı İslâm bu şer odaklarına engel olabilir oda piyasada yok. Allah'ın yardımı inşaallah erken gelir. Yoksa erken bir kıyamet acele bir kıyamet geliyor gibi.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı