"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ramazanlarımızı kana bulayanlara dair...

Şükrü BULUT
09 Mart 2026, Pazartesi
Sovyetlerin dağılışıyla başlayan insaniyet ve İslâmiyet düşmanlığına; medeniyetler savaşı, Doğu-Batı çekişmesi, kapitalistlerin zulmü, Avrupa medeniyetinin İslâm’a düşmanlığı, Yahudî milletinin Arz-ı Mev’ûd hayalleri veya komünizmin vahşi kapitalizmle yer değiştirmesi gibi sebepleri gösterebilirler.

Hâdiselerin köklerini, dayandıkları felsefeleri, geçmişteki seyirleri ve ideolojik temellerini araştırmaksızın söyleneceklerin doğru olmayacağını siz de biliyorsunuz.

Neslimizin Ramazan-ı Şeriflerinin üçüncü kışlarını yaşadıklarını, kıymetli bir yazarımız gazetemizde hatırlatmıştı. Yani 1960’ların başından bu yana Ramazan’ı idrake çalışan kuşaklarımız, en kanlı oruçlarının iftarlarını son otuz beş seneden bu yana yapageliyorlar… “Savaş” demiyoruz; zulümden, mağduriyetten, katilden ve göçten etkilenmiş Ramazanlarımızı konuşuyoruz. İftar sevinçlerimizi hüzne çeviren resim ve haberlerle ıztıraba duçar edildiğimiz Ramazanların 1990’lardan sonra başlaması elbette tesadüfî değildi…

Amerikan ve İngiliz bayrakları altında, İslâm coğrafyasını kirletmek üzere Körfez’den giren Pentagondaki Troçkiciler, bu defa güneyden hücum etmişlerdi. Dessas Blair ve Çöl Tilkileri… Yüzlerce yalanlarla… Ramazan-ı Şerif’i beklemişlerdi, âdeta… Kahroluyorduk, iftar sofralarında… Deccal’ın kandırdığı saftirikler ise, katillerimizi Mesih’in askerleri olarak alkışlamışlardı… Hafızalarımıza kanla yazılmış, acıklı uzun Ramazan-ı Şerif’ler yaşamıştık.

Sonra Somali’deki, Bosna’daki ve Çeçenistan’daki insanî felâketlerin, katliamların ve zulümlerin haberleriyle oruçlarımızı açmıştık… Hayırseverlerimiz kıtalar arasında parçalanırcasına koşuşturmuşlardı: Mogadişu, Saraybosna ve Grozni… Veya tüm Kafkasya… Kimin, ümmeti desiselerle ve yanlışlarla kandırdığı meçhuldü. Biz yalnızca ölenleri duyuyor ve resimlerini görebiliyorduk. Arabistan’dan, Orta Asya’dan, Kuzey Afrika’dan ve Avrupa’dan devşirilen anarşistler, ümmete kahraman olarak propaganda ediliyordu.

Bosna’nın yaraları henüz iyileşmedi, yer yer kanıyor. Üç sene boyunca, sığınaklarda ve tünellerde sahur ve iftar eden kahramanların destanları, ümmetin susuzluktan yanan sinelerine az da olsa ferahlık veriyordu.

Kanlı Ramazanların hâlâ içimizi acıtan tarafı ise, ümmetin cehaletiydi… Düşmanlarıyla dostlarını tefrik edemediğinden, büyük zayiat vermişti ümmet… İstibdadı hürriyet, yağmayı/talanı medeniyet, işgali istiklâliyet ve tecavüzü iffet ambalajlarıyla Basra’dan Irak’a sokan Deccal’a karşı Müslümanlar; Ramazan’ımızdaki Müslümanların, Trump/Netanyahu zalimlerinin İran saldırganlığındaki birlikteliklerini henüz gösterememişlerdi.

Kimilerine göre, milletimizin deccaliyet olarak nitelediği komünizm, Sovyetlerle birlikte tarihe karışmıştı. Bu aldatmaca haberlerle ümmet kapılarını açık bırakınca da; aralıklardan Âhirzaman’ın Moğolları, yani Âhirzaman’ın Deccaliyeti ABD ve İngiltere bayraklarıyla Afganistan’a, Bağdat’a, Bingazi’ye ve Şam-ı Şerif’e girmişlerdi. Peygamberimizin (aleyhissalâtü vesselâm) bir mucizesi daha gerçekleşmişti: Veylün lilarabi, min şerri kad ikterab (Yaklaşan şerden dolayı Araba yazık oldu…)

Komünizmin 1970’lerden sonra Chicago’ya, New-York’a, Londra’ya ve Paris’e yerleştiğini; otuz beş sene sonra, kanlı iftarlarımızla anlamaya başladık. Marksizmin resmî ve sivil cenahlarının o tarihlerden itibaren Davos’ta, meşhur Kissinger’ın koordinasyonunda tahribatını ve ihtilâllerini farklı kalıplarla devam ettirdiğini; Kiev’de bir milyon masum öldükten, Gazze’de kırk bin çocuk katledildikten ve ABD hükümetini esir alan Neoconların bombaları iki yüz kız çocuğumuzu Hürmüz adalarına bakan Minap’ta hayattan kopardıktan sonra anlamaya başladık… Kışımızın, nispeten uzun gecelerinde derince düşünerek…

Otuz-kırk senedir, inatla Ramazanlarımız bombalanıyor… İftar sevinçleri kedere bulanıyorlar… Lâkin cinayetin faillerini teşhisteki iltibaslar devam ediyor… Cinayetleri işleyenlerin Siyonist olduklarını, Haçlı olduklarını, Amerikalı olduklarını, Avrupalı olduklarını, kapitalist olduklarını ve hatta Osmanlı düşmanları olduklarını söyleyegelen ümmete; zamanın sahibinin tespitlerini söyleyemedik. Deccal’ın şerrinden ürkenler, “İhtilâlci Marksistler” diyemediler, “enternasyonal sosyalistler,” “Küresel dinsiz hegemonyacılar,” “modern Bolşevikler,” “Troçkiciler,”  “Neocon-Neoliberal çapulcuları” da diyemediler ve daha doğrusu; felsefeleri belli, enstitüleri belli, bankaları belli ve koordinasyon merkezleri belli katilleri, insanlığa ve mazlumlara zulüm ile gizlediler…. 

Okunma Sayısı: 804
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • HÇeşitcioğlu

    9.03.2026 14:40:51

    İşte, pek kesretli o muktedir ordu, Âl-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmdır ve Hazret-i Mehdînin en hâs ordusudur. Evet, bugün tarih-i âlemde hiçbir nesil, şecere ile ve senedlerle ve an’ane ile birbirine muttasıl [bağlı] ve en yüksek şeref ve âlî haseb ve asil nesep ile mümtaz hiçbir nesil yoktur ki, Âl-i Beytten gelen Seyyidler nesli kadar kuvvetli ve ehemmiyetli bulunsun.” 29.Mektup Huzeyfe ra: “Muhakkak onun [ Deccal- Turump] yanında bir su nehri ve bir de ateş nehri bulunacaktır. Fakat, sizin ateş [ yakan- tehdit ] olarak gördüğünüz şey bir sudur. Bir su [ fırsat- imkân] olarak gördüğünüz şeyse bir ateştir. Sizden her kim Deccal’ın çıkması zamanına erişir de suyu içmek isterse, bir ateş olarak gördüğü şeyden içsin. Çünkü, kendisi o ateşi bir su bulacaktır.” İspanya liderleri bu hadisin gereğini yaptılar, selam ve hidayet onlara olsun…

  • S.topuz

    9.03.2026 13:11:11

    "Elcevab: Çekirge gibi bir âfât, bir mevsimde pek çok kesretle bulunur. Mevsim değiştikçe memleketi fesada veren kesretli o taifelerin hakikatları, mahdud bazı ferdlerde saklanıyor. Yine zamanı geldikçe emr-i İlahî ile o mahdud ferdlerden gayet kesretli aynı fesad yine başlar. Güya onların hakikat-i milliyetleri inceliyor, kopmuyor. Yine mevsimi geldikçe zuhur ediyor. Aynen öyle de: Bir zaman dünyayı herc ü merc eden o taifeler, izn-i İlahî ile mevsimi geldiği vakit aynı o taife, medeniyet-i beşeriyeyi herc ü merc edecekler. Fakat onların muharrikleri başka bir surette tezahür eder. "لَا يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلَّا اللّٰهُ Bediüzzaman Said Nursi, Sözler - 345 Vekalet savaşları sebebiyle HAKİM GÜÇLER, TERÖRISTLERİ, şimdide bizzat kendileri devreye girerek, her yerde İFSADATA, Katliamlara DEVAM EDİYOR, ETTİRÍLİYORLAR maalesef! Allah c.c İSLÂH etsin, islâhı mümkün olmayanları KAHR-U PERİŞAN ETSİN İNŞAALLAH, AMIIIN! 😢🙌🌹🤲🌹☝️🌙😭😭😭😡😤🕊🕊🕊🌍🇪🇺🕋🇹🇷🇵🇸🇵🇸

  • S.topuz

    9.03.2026 13:07:25

    "Alâmet-i kıyametten olan Ye'cüc ve Me'cüce ve Sedde dair, bir risalede bir derece tafsilen yazdığımdan ona havale edip şurada yalnız şunu deriz ki: Eskiden Mançur, Moğol unvanıyla içtimaat-ı beşeriyeyi zîr ü zeber eden taifeler ve Sedd-i Çinî'nin yapılmasına sebebiyet verenler, kıyamete yakın yine anarşistlik gibi bir fikirle medeniyet-i beşeriyeyi zîr ü zeber edecekleri, rivayetlerde vardır. Bazı mülhidler derler: "Bu kadar acaibi yapan ve yapacak taifeler nerede?" Bediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nur Külliyatı, Sözler - 34 - 🇹🇷😢🙌🌹🤲🌹❤☝️🌙😭😭😭😡😤🕊🕊🕊🌍🇪🇺🕋🇹🇷🇵🇸🇵🇸🇵🇸

  • S.topuz

    9.03.2026 13:06:32

    😭🕋😭🇹🇷😭🇮🇷😭🇵🇸😭🇵🇸😭 Rivayetlerde Hazret-i İsa Aleyhisselâm'a "Mesih" namı verildiği gibi, her iki Deccal'a dahi "Mesih" namı verilmiş ve bütün rivayetlerde مِنْ فِتْنَةِ الْمَس۪يحِ الدَّجَّالِ مِنْ فِتْنَة الْمَس۪يحِ الدَّجَّالِdenilmiş. Bunun hikmeti ve tevili nedir?Elcevab: Allahu a'lem bunun hikmeti şudur ki: Nasılki emr-i İlahî ile İsa Aleyhisselâm, şeriat-ı Mu-seviyede bir kısım ağır tekâlifi kaldırıp şarab gibi bazı müşte-hiyatı helâl etmiş. Aynen öyle de; Büyük Deccal, şeytanın iğ-vası ve hükmü ile şeriat-ı İse-viyenin ahkâmını kaldırıp Hristiyanların hayat-ı içtimai-yelerini idare eden rabıtaları bozarak,anarşistliğe ve Ye'cüc ve Me'cüc'e zemin hazır eder."... Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur Külliyatı, Şualar - 593 - 😢🙌🌹🤲🌹☝️🌙🕋😭😭😭🕊🕊🕊🌍🇪🇺🕋🇩🇪🇹🇷🇷🇺😭🇺🇦😭🇮🇷😭🇵🇸😭🇵🇸

  • Hikmet

    9.03.2026 13:02:39

    Komünizmin 1970’lerden sonra Chicago’ya, New-York’a, Londra’ya ve Paris’e yerleştiğini; otuz beş sene sonra, kanlı iftarlarımızla anlamaya başladık. Marksizmin resmî ve sivil cenahlarının o tarihlerden itibaren Davos’ta, meşhur Kissinger’ın koordinasyonunda tahribatını ve ihtilâllerini farklı kalıplarla devam ettirdiğini; Kiev’de bir milyon masum öldükten, Gazze’de kırk bin çocuk katledildikten ve ABD hükümetini esir alan Neoconların bombaları iki yüz kız çocuğumuzu Hürmüz adalarına bakan Minap’ta hayattan kopardıktan sonra anlamaya başladık… İşte anlaşılamayan nokta.

  • Eda Gül Beyaz

    9.03.2026 11:20:14

    Dinsizlik fikri sadece Rusyada neşet eden komünizm ve troçkist fikirler değildir. Batı demokrasisi eliyle dünya düzeni haline getirilen materyalist felsefe de dinsizliğin kaynağıdır.

  • HASAN DOĞAN

    9.03.2026 09:49:33

    peki aklıma bir soru takılıyor,ENternasyonel Sosyailist İspanya Başbakan'ı Pedro Sanchez neden başta İsrail olmak üzxere ve şimdi de İran'a yapılan mezalime tüm gücü ile karşı çıkıyor,acaba bir mendfati mi var dersiniz sayın hocam?Bir de daha bugüne kadar kurtarıcı gözü ile birileri neden Trump'ı göklere çıkartıyordu,onlara bir çift sözünüz yok mu acaba?

  • Bülent Bektaş

    9.03.2026 06:54:32

    Emeğinize Sağlık Şükrü Bey çok güzel bir yazı olmuş Sağlıklı ve bereketli Haftalar diliyorum

  • Doğu Batı

    9.03.2026 04:29:25

    (3) Rabbim, bu mübarek günlerin hürmetine; Gazze’den Doğu Türkistan’a, Bağdat’tan Şam’a kadar tüm İslam coğrafyasındaki mazlumların ahını dindirsin ve bizlere hakiki, bayram tadında Ramazanlar nasip eylesin. Fesübhânellah! Zulüm devam etmez, küfür devam eder ama zulüm devam etmez...

  • Doğu Batı

    9.03.2026 04:28:06

    (2) Makalede isabetle vurgulandığı gibi; ümmetin bugün yaşadığı bu "hüzünlü iftarların" temel sebebi, "dostu düşmandan tefrik edemeyecek" kadar basiretimizin bağlanmış olmasıdır. İstibdadı hürriyet, işgali istiklal zanneden bir zihniyet, elbette ki Ramazanlarımızı kana bulayan odakları teşhis etmekte zorlanacaktır. Ancak unutulmamalıdır ki: "Kışın şiddeti ne kadar ziyade olsa, bahar o kadar yakın olur." Bu kanlı bulutlar, elbet bir gün Risale-i Nur’un hakikatleri ve Müslümanların İhlaslı İttihadı ile dağılacaktır. Bizler, "yeis" (ümitsizlik) bataklığına düşmeden; "Ümitvar olunuz; şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sadâ, İslâm’ın sadâsı olacaktır!" müjdesine ram olmalıyız.

  • Doğu Batı

    9.03.2026 04:24:47

    (1) Kaleme alınan makale, sadece bir siyasi analiz değil; asrın dehşetli manevi hastalığına parmak basan bir teşhis-i hikmettir. Ramazan-ı Şerif, her sene bir "bayram-ı İlahî" ve bir "ziyafet-i Rahmanî" hükmünde ruhlarımızı serinletmeye gelirken; ne yazık ki medeniyet-i sefihe’nin varisleri, bu nurani iklimi kanla kirletmeye devam ediyor. Yazıda ifade edilen o "otuz beş senelik kanlı takvim", aslında Bediüzzaman’nın işaret ettiği "beşeriyeti mahveden dinsizlik cereyanlarının" farklı maskelerle sahneye çıkmasından başka bir şey değildir. Bir yanda iftar sofrasında şehadet şerbeti içen masum çocuklar, diğer yanda bu zulmü "medeniyet" ambalajıyla alkışlayan sağır bir dünya... İşte bu, Ahirzaman Deccaliyetinin tam kendisidir!

  • Cemal Özkaya

    9.03.2026 00:28:18

    Üstadın ifsad komiteleri dediği, adliyeyi ve hükümeti aldatıyorlar dediği şebeke sayın yazar da enternasyonal sosyalistler,” “Küresel dinsiz hegemonyacılar,” “modern Bolşevikler,” “Troçkiciler,” “Neocon-Neoliberal çapulcuları” olarak tezahür etmiş. Cibali baba ve kambur misali büyüklerimiz de maalesef bu dessasların planlarına bilmeyerek kendileri alkış tutuyor etrafınıda sürüklüyor. Kaderi ilahide bu feci hatanın cezasını dünyada kılıcı olan zalimlere ödettiriyor. Biz vela teziru vaziratun vizra uhra ayetinin gereğini kalben bile yapmamaya devam edersek daha çok kanlı ramazanlar yaşarız. Allah devletimizi milletimizi ve âlemi İslam'ı muhafaza etsin inşallah

  • Hakan

    9.03.2026 00:27:50

    Üstadımızın Troçki ve Lenin hakkındaki hükümleri, bunlara yardımcı olan Yahudilerle ilgili fikirleri ve inkâr-ı Uluhiyet fikri kaybolmadıktan sonra, Allah'ın izniyle kimse bizi şaşırtamaz komünistler hakkında.

  • Mustafa coban

    9.03.2026 00:20:57

    Bir ṣarkı var agladikca diye.aglaya aglaya göz yaṣıyla,akan kanlarla islam cografyasını tekrar ihya edecegiz insallah. Bu adeta bir kanun.debdebe,israf,eglence,adaletten sapma,günahlarin alenen iṣlenmesi sonucunda Allahin Azubi yetiṣiyor.zalimler bize musallat oluyorlar.tekrar dirilme ve yükselme baṣlıyor.

  • Hüseyin T

    9.03.2026 00:14:10

    Otuz yılı aşkın süredir her Ramazan'ı bir acı haberle karşıladık, her iftar sofrasına bir matem haberi düştü; ama asıl soru hâlâ boğazımızda düğümlü duruyor: Kim yaptı bunu? Siyonist mi, Haçlı mı, kapitalist mi derken, aslında hepsinin arkasındaki tek el görülmedi, gösterilmedi ya da gösterilmek istenmedi. Komünizm öldü denildi, kapılar ardına kadar açıldı; Troçki'nin torunları bu sefer kravat takıp Pentagon'a, Davos'a ve Londra'nın finans kulelerine yerleşti. Bosna'da, Bağdat'ta, Gazze'de öldürülen her masum, aslında bu körlüğümüzün de kurbanıydı biraz.

  • Abdürrezzak

    9.03.2026 00:07:35

    Tarih sarmalında hakikatlerin zamana aksi güzel olmuş. Allah razı olsun.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı