"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Âyetü’l-Kübra’da akıl ve kalp seyahati

Süleyman KÖSMENE
06 Temmuz 2020, Pazartesi 01:00
Balıkesir’den Ramazan Yeşilsu: “Âyetü’l-Kübra’da geçen şu iki cümlede akıl ve kalp ne manaya gelir? Kalp-akıl iktiranı diyebilir miyiz? “Sonra âlem-i gayb’a yakından bakan ve akıl ve kalpte seyahat eden o yolcu…” 1, “Öyle ise âlem-i gayb cihetinde O’nu, O’nun tezahüratından bilmeliyiz, dedi. Kalbi içeriye girdi, akıl gözüyle gördü ki…” 2

Akl-ı Selim ve Kalp

Âyetü’l-Kübra’da kalp akıl ile birlikte seyahat ediyor ve seyahat ilerledikçe iman inkişaf ediyor, tahkiki imana ulaşıyor. Akıl ve kalp imtizacı tahkiki imana ulaştırıyor.

Akıl ve kalp insanda bulunan iki şuur melekesidir. Biri birisiz olmaz. Biri diğerinin mütemmimidir. İktiranları, yakınlaştıkları noktalar olduğu gibi, ayrı düştükleri noktalar da vardır.

Kuvve-i akliyenin üç halinden ifrat ve tefrit kısmı işe yaramaz. Mutedil kısmı ise sırf hikmettir ki, ona akl-ı selim denir. Akl-ı selim, kalp ile birlikte hareket eder, muhakeme eder, kalbin rahmanî hislerine yardımcı olur, iman esaslarını kavramaya hazır bir zemin teşkil eder.

Aklın ifrat hali zekâvetiyle yalan, hile ve cerbeze ürettiği, hikmetten uzaklaştığı haldir.

Kalp eğer ifrat halindeki akıl ile sapıtılmazsa hep rahmanîdir. Duygular kalple hareket ettiklerinde âlem-i gayba girerler, yüksek hakikatler keşfederler ve yükselirler. Üstad Hazretleri bu durumu, “kalp ve ruh ve sırrın derece-i hayatı” olarak vasıflandırır. Bu hayat derecesinde mazi ve müstakbel şu an gibi hayattardır, mevcuddur. 3

Bu hal, kalbin aklı kendine bağladığı haldir.

Ruhun Bilgi-İşlem Merkezi

Akıl, ruhun dış olaylardaki gözüdür. Akıl erdirme ve düşünme burada meydana gelir. Akıl, beş duyudan gelen bilgileri kendi süzgecinden geçirir, ve kalbe gönderir. Kalp tasdik ederse bu bilgiler, ilme ve doğru bilgiye dönüşür. Bu manada akıl ile kalp omuz omuza hareket ederler ve birlikte işlem yaparlar. Yani, akıl ile kalp, insan ruhunun bilgi-işlem dairesidir.

Ruhumuz; iç olayları, hadiselerin hakikî yüzünü, beş duyu ile görünmeyen tarafını ve iman cephesini kalp ile görür; dış yüzünü, görünen tarafını, beş duygunun algıladığı cepheyi ise akıl ile görür ve yorumlar.

Kalp, kendi gözüyle devşirdiği bilgileri akla doğrulatmak ihtiyacı duyar. Akıl da, beş duyu ile maddiyattan edindiği bilgileri kalbe doğrulatmak zorundadır. Akıl ve kalp birbirini terk ettikleri zaman; akıl, bütün bilgileri ile birlikte cahil kalır. Kalp de bütün marifetleri ile birlikte taassuba yakalanır.

Akıl, Kalpten Uzaklaşırsa Sapıtır

Akıl, ifrat mertebesinde kalp ile çelişir, kalbin kabul etmeyeceği tasarruflara girişir. Kalpten gelen sesi ve doğru sinyalleri algılamaz, işitmez ve dinlemez. Aldatıcı zekâsı ile kendi başına yanlış bir yol çizer ve yoldan çıkar. Hakkı bâtıl ve bâtılı hak görür. 4

Akıl kalpten uzaklaşırsa dalâlete düşer, hakkı ve istikameti kaybeder. Yanlışa düştüğünün farkında da olmaz; batılı hak diye benimsemeye başlar. Kalbin nuru olmadan, aklın ışığı aydınlatmaz, böyle akıl zulüm ve cehaletten kurtulamaz. Dimağda kalbe yer verilmediğinde, ilim ve basiret olmaz.

Yani, kalpsiz akıl hakikat ifade etmez. 5

Kalp, Bir Kumandandır

Kalp de akıldan uzaklaşırsa yanlışa düşer; kontrol ve denetim mekanizmasını kaybeder. Fakat bu durumdaki kalp en azından safi niyetini muhafaza ettiğinden, yanlışında muaf sayılabilir ve affa uğrayabilir.

Kalp tek başına hareket etmeyip; akıl, ruh, sır, nefis gibi duygu merkezlerini kendisiyle birlikte ibadete ve Allah’a kulluğa sevk etmeyi başarırsa, dairesini genişletmiş olur. Bu durumdaki kalp, kendisi bir kumandan olur; bütün diğer merkezlere kumanda eder, talimat gönderir, onları sevk ve idare eder, onları yönlendirir ve onlarla birlikte manevî maksadına yürür. 6

İşte Âyetül-Kübra’da kalp bütün bu duygu merkezleriyle birlikte hakikati arayan seyyaha dönüşmüştür.

Dipnotlar:

1- Tarihçe-i Hayat, s. 341,

2- Tarihçe-i Hayat, s. 341.

3- Sözler, s. 474.

4- İşârâtü’l-İ’câz, s. 29.

5- Sözler, s. 646.

6- Sözler, s. 486.

Okunma Sayısı: 2184
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı