"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bu nefisle ne yapmalıyım?

Süleyman KÖSMENE
06 Ekim 2021, Çarşamba
Abdullah Bey: “Yıllardır besleyip kudurttuğum nefsimi hâlâ kontrol altına alamadım. Hatta duâ ederken, Allah’a yalvarırken bile boğazımı sıkan bir nefsim var. Risale-i Nur sohbetleri vesilesiyle ibadetlerime başladım, günahlarımı azalttım hatta bazılarından tamamen vazgeçtim. Ama beş vakit namazı bırakmadığım halde, ne kadar tövbe etsem de tekrarladığım -zararı kendime- günahlarım var. Geceleri yalvarıp yakarmama rağmen, bir başka gün, kendimi günah işlerken buluyorum. Ben ne yapmalıyım?”

Nefis Böyle Bir Zalimdir

Bu ıztıraplar tamamen hak ve hakikat olan ve dünyanın en gerçek ıztıraplarındandır. Hiç endişe etmeyin. Kendinize uzaylı gibi de bakmayın! Siz dünyalısınız ve her dürüst dünyalı gibi nefsinizle mücahede ediyorsunuz. Mücahede tam da böyle olur: Kendini kınayarak! 

Nefis böyle bir zalimdir. Siz onun boğazını sıkamazsınız. Onun boğazını sıkmaya çalıştıkça o sizin boğazınızı sıkar ve o yine galip gelir. Kul dünyada işte böyle bir zalimle mücahede ediyor. Bu mücahedesiyle inşallah Cennet’i hak ediyor, yenmesiyle değil!

Nefsi yenmek değil, nefisle mücahede etmek ve onu hayra sevk etmektir istenen. Bu mücahede ölünceye kadar devam eder. Esasen bu mücahede kulun Allah katında derece kazanması için lâzımdır. 

Nefsin azgınlığı olmasaydı nefisle mücahede olmazdı. Nefisle mücahede olmasaydı, Allah katında kulun terfi ve terakki etmesi mümkün olmazdı. Kul terakki etmeyince melekler gibi makamı sabit kalırdı.  

Anlatılır ki, Gavs-ı Geylani Hazretleri bir gün “Nedir senden çektiğim? Çık içimden!” diyerek nefsini içinden çıkarıp atmış. 

Nefis yere bir siyah külçe halinde düşmüş.  O sırada gaybtan bir ses gelmiş: “Ey Abdülkadir! Al onu içine! Sen onunla yüksek makamlara ulaştın! O olmasaydı kiminle mücahede edecektin? Mücahede edemeyince nasıl yükselecektin?”

Ehl-i İmana Teveccüh Eden İsimler Var

Ancak nefsi, isteklerinin muadili olan helâle ikna etmek ve helâl ile iktifa etmeye razı kılmak mümkündür. Helâl daire nefsin azgınlığını, zulmünü ve cebrini kırar. İstenen de budur zaten. Ama nefis yine susmayacaktır. Ona karşı ölünceye kadar her an müteyakkız durmaktan ve şerrinden Allah’a sığınmaktan başka çare yoktur.

Bu yüzdendir ki, Sevgili Peygamberimiz (asm) nefis hakkında Allah’a sığınmış ve ümmete örnek bir duâsında şöyle buyurmuştur: “Allah’ım! Göz açıp kapayıncaya kadar –hatta daha az bir zamanda bile- beni nefsimle baş başa bırakma!” 1 

Nefsin kulağını şeytana dayayarak insanı ölünceye kadar taciz ettiğindendir ki, -Bediüzzaman Hazretleri’nin ifadesiyle- “Cenab-ı Hakk’ın “Gafur”, “Rahîm” gibi iki ismi, tecelli-i a’zamla ehl-i imana teveccüh ediyor. Ve Kur’ân-ı Hakîm’de Peygamberlere en mühim ihsanı, mağfiret olduğunu gösteriyor ve onları, istiğfar etmeye dâvet ediyor. Bismillahir-rahmanirrahim kelime-i kudsiyesini her sûre başında tekrar ile ve her mübarek işlerde zikrine emretmesiyle, kâinatı ihata eden rahmet-i vasiasını melce ve tahassüngâh gösteriyor ve feste’ız emriyle “Eûzü billahi mineşşeytanirracîm” kelimesini siper yapıyor.” 2

Gücümüzün Yettiği Kadar

Bu nefsin içimizde var olduğunu bildikten ve bizi ölünceye kadar taciz ettiğini, günaha ve isyana sürüklediğini teslim ettikten sonra yapacağımız şey Allah’a sığınarak nefis ve şeytanın telkinlerine karşı uyanık olmak, nefis ve şeytanla mücahedeyi bırakmamaktır. Bu yüzdendir ki Allah’ın emirleri –yapabilelim diye- az ve kolay şeylerdir. Nefsin ve şeytanın yüzümüze ekşidiği kadar değildir. Gücümüzün yettiği derecede, yapabileceğimiz seviyededir. 

Ama o az ve kolay emirleri yaptığımızda ve o az ve kolay nehiylerden kaçındığımızda –inşallah- Allah’ın rahmet, inayet ve mağfiret dairesine gireriz ve bizi Allah korur. 

Dolayısıyla nefsin bu sürükleyiciliğinden ve desiselerinden kaygı duydukça daha çok Allah’a sığınmalı, böyle günahların sevap gibi kafalara sokulduğu bir çağda Risale-i Nur ile imanımızı daha çok güçlendirmeliyiz. 

Dipnotlar:

1- Ebû Davud, Edeb, 110. 2- Lem’alar, s. 157.

Okunma Sayısı: 1722
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah

    6.10.2021 08:46:51

    Birde üstad hazretleri la ilahe illllah zikrinin nefsi emmareyi zayıflattığı söyler. sabah namazlarindan sonra 1000 kez la ilahe illallah zikrini çekebilirsiniz. Buda Gümüşhanevi hazretlerinin kitabında geçer. Allah yardimciniz olsun tesirini görürsünüz inşaallah.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı