"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hiç uğruna PKK inadı

Zekeriyya Kocalan
19 Ekim 2015, Pazartesi
PKK, memleketin bir numaralı sorunu. Ülkemin tekerine çomak sokan bir sorun. Kangren haline gelen bir sorun. Kürt kardeşlerim için dağda değiller. PKK’lılar memleketini koruyan Mehmetçiğe kurşun sıkıyor.

Kürtlerin hakkını ve hukukunu korumak için değil. Kürtlerin can güvenliğini korumak için değil. Namusunu korumak için hiç değil.

Bilâkis PKK, Kürtlerin canına kıyıyor. Kürtlerin malına haksız yere el koyuyor. Kürtlere hizmet için gelen polisini, askerini öldürüyor.

Kürtlerin sağlık hizmetlerini görmek için gelen doktora, hemşireye engel oluyor. Kürtlere iş sağlamak için yatırım yapan iş adamına engel oluyor. İşçilerini kaçırıyor, iş makinalarını yakıyor.

Bunlar mı Kürtlere hizmet? Vardıkları nokta, 40 binden fazla insanın ölümü. Vardıkları nokta Kürtlere memleketlerini dar etmek oldu.

Elde ettiklerini söyledikleri haklar bir insanın ölümü olmadan, demokratik eylemlerle de elde edilebilecek şeylerdi. Belki zahmetli olurdu. Belki biraz sıkıntılı olurdu. Belki biraz gecikirdi. Ama iş olurdu. Bir insanın canı yanmadan olurdu.

Bakın bu ülkede dindar vatandaşlara edilen zulümlere... Sembolleri olan, değerleri olan, mukaddesleri olan camileri, medreseleri, tekkeleri kapatılmış. Kur’ân’ı yasaklanmış. Ezanları susturulmuş. Pek çok din adamı susturulmuş. Görmedikleri eza, çekmedikleri cefa kalmamış. 

Kürtlerin arasından çıkan merhum Üstadımız Said Nursî, ideali uğruna hapishanelere atıldı, işkenceler, hakaretler gördü. En zor şartlarda yaşadı. Hatta zehirlendi. Buna rağmen olumsuz hareket etmedi. İsyan etmedi. Ama pes de etmedi. Doğruları söylemekten geri durmadı. “Hakkın hatırı yücedir, hiçbir hatıra feda edilmez” dedi.

Bu gün idealine gönül vermiş yüzbinler oldu. Bunu bir kişinin burnu bile kanamadan kendisine Rabbim lütfetti.

Ama, PKK askeri şehit ediyor. Karşılığında onlarca Kürt gencinin ölümüne sebep oluyor. Onlarca Kürt gencini ölüme gönderiyor. Ne uğruna? Hiç uğruna. Evet, bir hiç uğruna... 

‘Doğu bizden sorulur’ dercesine efelik tasladılar. Devlet gibi hareket ettiler. 

‘Devlet önlem aldı’ diye misilleme yapıyorlar, yine masum askeri, polisi vuruyorlar. Sivilleri rahatsız ediyorlar. Ekonomiye zarar veriyorlar. Ne kazanıyorlar? Hiç. Ne kazanacaklar? Hiç. Galip mi gelecekler? Mümkün değil. Galip olamayacaklarını da çok iyi biliyorlar. O zaman niye bu öldürmeler? “Biz de varız” demek için. Kuru bir iddia, kuru bir isyan içindeler.

Zerre kadar insaflı olan, zerre kadar akıllı olan, zerre kadar vicdanlı olan bir insan bu yolun çok yanlış olduğunu görür ve terk eder. Terk etmesi gerekir.

Korktu demesinler, kaçtı demesinler, terk etti demesinler diye, bu saçma ve boş mücadelenize devam edemezsiniz. Yazık Kürt çocuklarına. Yazık Doğuda yaşayan Kürt insanlarımıza. Yine sıkıntı, yine stres. Yıllarca yaşattınız. Yeter artık.

Şehit düşen masum askerimizi, masum polisimizi düşünmüyorsunuz, onların ailelerini düşünmüyorsanız, bari Kürt çocuklarını ve anne-babalarını düşünün.

Okunma Sayısı: 1546
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı