"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Önce sevgi projesi

30 Mart 2019, Cumartesi 00:15
Nihayet bir seçim hır gürünün daha sonuna geldik. Bu hafta sonu son sözü millet söyleyecek ve herkesin saçı gözünün önüne dökülecek.

Medenî ülkelerde seçim, bir demokrasi şöleni halinde geçer. Bir zamanlar bizde de öyleydi. Tatlı sert atışmalar, meydanlarda seçmenlerle esprili diyaloglar kurulurdu. Rahmetli Demirel’in anlattığı ince esprili fıkralar, dinleyenleri kırıp geçirirdi. İnsanlar miting meydanlarından ayrılırken bütün gerginlikleri gitmiş, rahatlamış bir şekilde evinin yolunu tutardı. Kürsülerde seviyeli ve içi dolu konuşmalar yapılır, tv ekranlarında karşılıklı ve seviyeli tartışmalar yaşanırdı. Özellikle mahallî seçimlerde adaylar seçmenin karşısına çıkar, neler yapacaklarını anlatır, vaat ve projelerinden bahsederlerdi. 

Ama bu son seçim sürecinde, bunların hiçbirini göremedik. Adaylar ve liderler, temiz siyaset yerine, bir birlerinin kirli çamaşırlarını meydanlara sermekle meşgul oldular. Bu seçimin tek temiz tarafı, bayraklarla donatılan sokakların daha az kirlenmiş olmasıydı. 

Bazı adaylar bir takım projeler de açıkladılar. Bol vaadlerde bulundular. Hatta, kendileri siyaset sahnesinde yok iken yapılan ve hizmete açılan eserleri de biz yaptık diye sahiplendiler. Bazı hatiplerin kullandıları dil, onsekiz yaşından küçüklerin dinlememesi gereken müstehcen kelimeler ihtiva ediyordu. Cami, okul, kışla gibi siyasetten uzak olması gereken mekânlar da siyasete alet edildi. 

Bir bakan milletin bir kısmına “adiler” derken, bir siyasetçi de binmiş olduğu trene bakan vatandaşlara “şeyin trene baktığı gibi bakıyorlar” diye güya espri yaparken, yanındakilerde buna gülüyorlardı. 

Meydanlarda atılan nutuklar ise, fetih için sefere çıkacak bir orduya moral vermek için atılan hamaset nutuklarından farksızdı. İnsanlar öyle bileniyorlardı ki, “Allah Allah” nidaları ile İstanbul surlarına saldıracak yeniçeriler gibiydi.

 Seçim kampanyası boyunca en çok işittiğimiz kelimeler, ihanet, cehalet, terörist, çeteler, şer güçler, illet, zillet, bay Kemal ve beka kelimeleri oldu. Televizyonların haber programlarında en çok konuşan, rakibine en sert saldıran, en iyi demagoji yapan insanlar itibar görür hale geldi. 

Yeri gelmişken Mevlânâ Hazretleri’nden bir misal verelim: Konya’da iki esnaf tartışıyorlarmış. Birisi komşusuna şöyle bağırıyormuş: “Bana bak efendi, sen bana bir söylersen benden bin işitirsin”. Bunu işiten Hazreti Mevlânâ o adama dönmüş, “bana bak efendi, sen bana bin söylesen benden bir kelime bile işitemezsin” demiş. Adam da mahçup olup boyun bükerek dükkânına dönmüş. Şimdiki siyaset esnafını kim susturacak, bilemiyoruz.

Bazı başkan adayları da projelerini açıkladılar. Ama projelerinde sevgiden, saygıdan, dostluk ve kardeşlikten bir şey yoktu. Yol yapmaktan, köprü yapmaktan, millet bahçesi ve kıraathane yapmaktan, dikey yapılaşmaktan vazgeçip yatay yapılaşmadan, yani yine demirden ve çimentodan bahsettiler. 

Halbuki, bu milletin en büyük ihtiyacı, “sevgi projesi” idi. İnsanların birbirini sevmeye, selâmlaşmaya, hoş sohbet etmeye ihtiyacı vardı. 

Kalpten kalbe giden yollar yapmadan, sevgi köprüleri kurmadan, kardeşlik tünelleri açmadan, kısacası, sevgi projeleri hazırlayıp tatbik etmeden millete hizmet etmek mümkün değildir. Mega projelerinden ve çılgın projelerden önce sevgi projelerine ihtiyacımız var.

Okunma Sayısı: 1986
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ramazan çalışan

    30.3.2019 08:25:41

    Yazınızın bu bölümünü "Halbuki, bu milletin en büyük ihtiyacı, “sevgi projesi” idi. İnsanların birbirini sevmeye, selâmlaşmaya, hoş sohbet etmeye ihtiyacı vardı. Kalpten kalbe giden yollar yapmadan, sevgi köprüleri kurmadan, kardeşlik tünelleri açmadan, kısacası, sevgi projeleri hazırlayıp tatbik etmeden millete hizmet etmek mümkün değildir. Mega projelerinden ve çılgın projelerden önce sevgi projelerine ihtiyacımız var." Büyük harflerle yazsaydınız keşke. Herkesin bağırarak konuştuğu bir zamanda küçük harflerle konuşulanları duymuyoruz.

  • Necati

    30.3.2019 06:39:14

    Güzel yazı olmuş tebrik ederim muhterem ağabey. Fakat aynı zamanda son derece adaletten uzak eşit olmayan şartlarda bir seçim kampanyası da yürütüldüğünü, devletin tüm imkanlarını cumhurbaşkanı sıfatıyla akp için seferber edilirken, dp gibi bir partiye bütün medyada ambargo uygulanması es geçilmiş.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı