"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kâbrin mâhiyeti

Abdülbakî ÇİMİÇ
07 Ekim 2019, Pazartesi
Risale-i Nur’un müteferrik kısımlarında bahsi çokça geçen kâbir, kâbir âlemi ve kâbrin mâhiyeti ile ilgili çok önemli ve dikkate değer açıklamalar yapılmıştır.

Bu çalışmamızda da kâbrin mahiyeti, ehl-i iman ve ehl-i isyan için kâbir hayatı ve kâbre girmenin yollarını okuma notlarımızdan tasnif etmeye çalıştık.

İnşâalah istifadeye medâr olur.

Ehl-i iman için Kâbrin mâhiyeti:

Kâbir, ehl-i îmân için Cennet bahçesinin bir kapısıdır. Ya hiçlik ve zulümât-ı ebedîye kuyusunun kapısı; veyahut daha mükemmel dâimî ve nûrânî bâki bir dünyanın kapısıdır. Ehl-i îmân için bu dünyadan daha güzel bir âlemin kapısıdır. Meydân-ı imtihândan ravzâ-i Cinâna açılan bir kapıdır. Zahmet-i hayattan Rahmet-i Rahmân’a, zindân-ı dünyadan bostân-ı bekâya açılan bir kapıdır. Meydân-ı imtihândan ravzâ-i cinâna ve zahmet-i hayattan Rahmet-i Rahmân’a açılan bir kapıdır. Zulümâtlı bir kuyu ağzı değil, nûrânîyetli âlemlerin kapısıdır. Saâdet-i ebedîyenin kapısıdır. Rahmet kapısı, nûr kapısı, hak kapısıdır. Âlem-i rahmete ve dâr-ı saâdete ve bağistân-ı cinâna (bağistân-ı rahmete) ve nûristân-ı Rahmân’a açılan bir kapıdır. Ehl-i Kur’ân ve îmâna, dehliz-i cinândan Rahmet-i Rahmân’a ve zindân-ı dünyadan bostân-ı bekâya açılan bir kapıdır. Bu uzun yolda ikinci menzilimizdir. Ebed-ül âbâd memleketinin iskelesi hükmündedir. Dâr-ı bekânın ilk kapısıdır. Öyle bir kapıdır ki âlem-i âhirete açılmış bir kapı; bâtını rahmet, zâhiri ve ön tarafı ise azâbdır. Arka ciheti rahmettir, ön ciheti ise azâbdır. Ehl-i îmân ve Kur’ân için dehliz-i cinân içinde Rahmet-i Rahmân’a açılan bir kapıdır. Kâbir gibi görünen meşakkatler netice i’tibârîyle saâdetlerdir. Çünkü, nûrânî âlemlere giden yol Kâbirden geçer ve en büyük saâdetler büyük ve acı felâketlerin neticesidir.

Kâbir, bu dâr-ı fâniden firâk-ı ebedî ile ebed-ül âbâd yolunda kurulmuş, açılmış evvelki menzil ve birinci kapıdır. Ehl-i Kur’ân ve îmân için bu muvakkat ve kararsız dünyadan bostân-ı bekâya ve meydân-ı imtihândan ravza-i cinâna ve zahmet-i hayattan Rahmet-i Rahmân’a açılan kapıdır. Kâbir, ahbaba kavuşturur; ejder ağzı, vahşet yatağı, hiçlik boğazı değildir. Zulümâtlı bir kuyu ağzı değil; nûrâniyetli âlemlerin kapısıdır. Dünyanın zînetli, lezzetli şeylerini hediye olarak kabûl etmez.

Âhireti inkâr eden, tasdik edip sefâhet ve dalâlette gidenler için Kâbrin mâhiyeti:

Kâbir, kâfir ve münâfık zındıklar için Cehennem çukurundan yılan ve akreplerle dolu bir çukurdur. Âhirete inanmayan ehl-i inkâr ve dalâlet için bir îdam-ı ebedî kapısıdır. Âhireti tasdik eden, fakat sefâhet ve dalâlette gidenlere bütün dostlarından bir tecrîd içinde bir haps-i münferid, yalnız başına bir hapis kapısıdır. Âhireti tasdik eden, fakat sefâhet ve dalâlette gidenlere, bir haps-i ebedîdir. Âhirete inanmayan ehl-i inkâr ve dalâlet için hem kendisini, hem bütün sevdiklerini îdam edecek bir darağacıdır. Ehl-i dalâlet ve tuğyana, vahşet-i nisyân içinde zindân gibi bir berzâh ve su’bân batnı (büyük yılan karnı) gibi dar bir mezâra açılan bir kapıdır. Ehl-i dalâlet ve günahlarda gidenler için vahşet-i nisyân içinde zindân gibi sıkıntılı ve bir ejderha içi gibi dar bir mezara açılan kapıdır. Ehl-i dalâlet için, vahşet ve nisyân içinde ejderha batnı gibi dar bir mezara açılan bir kapıdır.

Kâbre girmenin yolları:

Kâbre girmenin birinci yolu: Ehl-i îmân için bu dünyadan daha güzel bir âlemin kapısıdır.

Kâbre girmenin ikinci yolu: Âhireti tasdik eden, fakat sefâhet ve dalâlette gidenlere, bir haps-i ebedî ve bütün dostlarından bir tecrid içinde bir haps-i münferid, yalnız başına bir hapis kapısıdır.

Kâbre girmenin üçüncü yolu: Âhirete inanmayan ehl-i inkâr ve dalâlet için bir idâm-ı ebedî kapısıdır.

Elhasıl: Kâbrin arkası için çalışınız, hakikî saâdet ve lezzet ondadır. Kâbrin arkasında dünyevî lezzetli saâdetten daha câzibedâr bir saâdet ve ferâhlı bir vaziyet vardır ki; Yûsuf (as) gibi hakikat-bîn bir Zât, o gâyet lezzetli dünyevî vaziyet içinde gâyet acı olan mevti istedi, tâ öteki saâdete mazhâr olsun.

Okunma Sayısı: 1214
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı