"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bize aşı lâzım…

Adil Özbakır
16 Ocak 2021, Cumartesi
Herkesin dilinde bir aşı, bir an önce en tesirli aşı bulunsa da kurtulsak bu zahmetten, yine eski günlerde ki gibi huzurla sağlıkla sevdiklerimizle birlikte hayatın keyfini sürsek…

Acaba hangi aşı daha tesirli, yan etkileri var mı? Hangi ülkenin aşılarını alsak? Çin mi yoksa başka bir ülke mi? Hangileri daha güvenli acaba? Yok yok Çin’in bir oyunu bu önce virüs sonra aşı…

Uzayıp giden yorumlar, fikirler… Eee insanlık haklı elbette, hayat bu muhafaza edilmesi lâzım, hatta bu uğurda gece gündüz çalışılmalı, öyle yolda bulmadık ki hayatımızı, en kıymetli malımız hayatımız gözümüz gibi koruyacağız elbette. Başına bir hal gelmemesi için de gerekiyorsa nöbet tutacağız başucunda.

Hayatımızın rahatını, huzurunu garanti altına almaya çalışmalıyız. Hayatımızın sağlığından sıhhatinden daha ehemmiyetli ne var ki? Herkesin ortak kanaati, sağlık her şeyin başı… Evet, hayatı korumak her insanın en birinci derdi. Her Müslüman çok iyi bilir ki, hayat şu dünya yaşantısından ibaret değildir.

Hayret edilecek bir şeydir ki, bitmesi muhakkak olan dünya hayatını tehdit eden virüslere karşı her türlü tedbiri alır, her türlü çareyi arar da, ebedî hayatını tehdit eden virüslere karşı lâkayd kalır. Ölümü ensesinde hisseder de, yine de dünya hayatını seve seve ahiret hayatına tercih eder. Halbuki hayat her ikisinin bütününden ibarettir. Ve yapması gereken en akıllıca iş de her ikisini aynı anda muhafaza etmeye çalışmaktır.

Hayat, hem dünya hem ahiretin bütününden ibaret olduğundandır ki; insan her ikisinin de saadet ve muhafazası için çalışacak cihazlarla donatılarak yaratılmıştır. Bu cihazlardan bir tanesi yaşamak ve hıfzı hayat cihazı. İnsanın bütün hayatını muhafaza etmesi için kendisine verilmiş bir cihaz. İsraf ve kanaatsizlik virüsleriyle nefes almakta zorlanır bir halde olduğundan diğer bütün cihazları da kendi ile meşgul edip onlara vazifelerini unutturmuştur. Ve bütün cihazlar hep birlikte, virüslerin sebep olduğu şuursuzluk hastalığı ile yalnızca şu dünyanın saadeti için gece gündüz hırs ile çalışmaktadırlar. Gözleri, yalnız şu geçici dünya hayatını görmektedir. Yani dünyayı ahirete bilerek tercih etmektedirler.

O halde bütün hastalara tesirli bir aşı lâzımdır. Hayatını çok seven ve zayi olmasına gönlü razı olmayan insanlığın en büyük derdi tesirli bir aşı olmalıdır hakikatte. 

İsraf ve kanaatsizlik virüslerini yok edip hırs ile yalnızca dünyaya çalışmak hastalığından kurtacak bir aşı… Milyonlarca hasta üzerinde denenmiş ve geçer not almış bir aşı…

Evet böyle bir aşı var... Bediüzzaman Hazretleri tarafından, her türlü sıkıntı, zorluk ve engellemelere rağmen Kur’ân eczanesinde üretilmiş en tesirli aşı. Türkiye menşeli, Kur’ân garantili bir aşı. Hayatın bütününün (dünya ve ahiret) lezzet ve sıhhatini tesis eden, milyonlarca hastanın şahitliği ile de kuvveti ispat edilmiş bir aşı. İnsanın zerrelerine kadar işleyip, hayatını tehdit eden her türlü virüsü yok eden, yan etkileri olmadığından da gönül rahatlığıyla kullanılabilecek bir aşı, Risale-i Nur eserleri…

Bediüzzaman Hazretleri bu hakikati şu sözlerle ifade eder: “Bu acip asrın bu acip hastalığına ve dehşetli marazına karşı Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın tiryak misâl ilâçlarının nâşiri olan Risale-i Nur dayanabilir; ve onun metîn, sarsılmaz, sebatkâr, hâlis, sadık, fedakâr şakirtleri mukavemet edebilir. 

Öyleyse, herşeyden evvel onun dairesine girmeli, sadâkatle, tam metanetle ve ciddî ihlâs ve tam itimad ile ona yapışmak lâzım ki, o acip hastalığın tesirinden kurtulsun’’. (Kastamonu Lâhikası)

Elhasıl; bu vatan ahalisinin dünya hayatlarını tehdit eden her türlü virüsü yok etmek için maddî manevî gayret gösteren idareciler, elbette bu mübarek milletin ebedî hayatlarını tehdit eden virüslere karşı da aynı hassasiyeti göstermelidirler.

Faydadan başka hiçbir etkisi bulunmayan Risale-i Nurlar’ı, okullarda, camilerde, mescitlerde, yani hayatın her alanında resmî olarak neşretmek gerekir.

Bediüzzaman’ın şu tesbitiyle noktalayalım: “Ben dünyanın halini bilmiyorum. Fakat, Avrupa da istilâkârane hükmeden ve edyan-ı semaviyeye dayanmayan dehşetli cereyanın istilâsına karşı Risale-i Nur hakikatleri bir kal’a olduğu gibi, Âlem-i İslâm’ın ve Asya Kıt’ası’nın hal-i hazırdaki itiraz ve ittihamını izale ve eskideki muhabbet ve uhuvvetini iade etmeye vesile olan bir mu’cize-i Kur’âniyedir. Bu memleketin vatanperver siyasileri çabuk aklını başına alıp Risale-i Nur’u tab’ ederek resmî neşretmeleri lâzımdır ki bu iki belâya karşı siper olsun.’’

Evet bizlere aşı lâzım…

Okunma Sayısı: 1539
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Said Yazar

    16.1.2021 10:45:29

    Teşekkürler ve Tebrikler.Harika Bir yazı olmuş.devamini bekliyoruz

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı