"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hayat, ancak helâl dairesine sığar

Adil Özbakır
20 Haziran 2020, Cumartesi
Hayat denilen ve eşi benzeri olmayan bu nimet, yalnızca dünyevî nefes alıp vermek ve yiyip içmekten mi ibarettir?

Âciz, zayıf, çabuk dağılır et ve kemikten ibaret olan cesetten mi ibarettit yoksa hayat? Eğer bunlardan ibaret değilse, sınırlı ve daracık bir eve sığan hayat olmasa gerektir o halde. Hayat nedir o zaman, nerden getirir nereye götürür, vazifesi ve hakikati nedir?

Üstad Hazretleri 30. Lem’a’nın İsmi HAYY bahsinde hayatın ne olduğu, mahiyeti ve vazifesiyle ilgili çok geniş bir izahat yapmaktadır. O izahatlardan bir tanesi de şöyledir:

’’Hem hayat, bu kâinatın tezgâh-ı azamında öyle bir istihale makinesidir ki, mütemadiyen her tarafta tasfiye yapıyor, temizlendiriyor terakki veriyor, nurlandırıyor. Ve zerrat kafilelerine güya hayatın yuvası olan her ceset, o zerrelere vazife görmek, nurlanmak, talimat yapmak için bir misafirhane, bir mektep bir kışladır. Âdeta Zat-ı Hayy ve Muhyi, bu makine-i hayat vasıtasıyla bu karanlıklı ve fâni ve süfli olan âlem-i dünyayı latifleştiriyor ışıklandırıyor bir nevi beka veriyor, baki âleme gitmeye hazırlattırıyor’’

Bu ifadelerden de anlaşılacağı üzere hayat, şu dünya hanında geçirilen zamandan ibaret değildir yalnızca. İnsan, çok donanımlı olarak yaratılmış olduğundan hazır zamanla alâkadar olduğu gibi, gelecek ebedî hayatı ile de aşk derecesinde alâkadardır. Şu salgın hastalık sürecinde, kısacık dünya hayatını muhafaza edebilmek için çektiği bütün sıkıntılar, aylarca en sevdikleriyle bile görüşmeden yaşamak zahmetine katlanması, ebedî olarak huzur, sağlık ve lezzet içinde yaşamayı şiddetle arzuladığının delilidir elbette.

İyi de insanı bu mahiyette yaratan nasıl olurda bunca sıkıntı ve zahmet çekmesine razı olur? Hikmeti nedir? Zulüm müdür? Yoksa ebedî saadete giden yoldan şaşmış ve çıkmazlara gidecek yollara sapmış beşere, “yolunuza girin” diye kaderden ikaz olarak atılan İlâhî birer taş mıdırlar?

Emir tahtında hareket eden bütün mevcudat gibi, bu salgın hastalığa sebep olan ve ölümü şiddetli ders verip şu fâni hayatı muhafaza için onca zahmete katlanmamıza sebep olan bu virüs, bir Mürşidi Kâmil olarak hakikatte şu dersi vermektedir aslında aklı başında olanlara.

Hayat çok pahalı, sizlere ucuza verildi diye ucuz zannetmeyin. Şu geçici hayatınızı muhafaza etmek için benden ve en yakınlarınızdan köşe bucak kaçtığınız gibi, ebedî hayatınızın mahvına çalışan mânevî virüslerden de köşe bucak kaçın.

Sosyal mesafe kuralına uyun, şeytan ve nefsi kendinize yaklaştırmayın.

Maskelerinizi takın, göz, kulak, dil vs. tüm cihazatlarınızı haramlara karşı kapatın.

Temizliğe çok dikkat edin, ibadet, zikir, fikir ve tövbe istiğfar yani İslâmiyet suyu ile her gün kalp, ruh ve bütün lâtifelerinizi yıkayın, ta ki ebedî hayatınızı yoğun bakımda kimsesiz, nefes alamaz ateşli bir azap içinde geçirmeyin.

Risale-i Nur bu hakikati şu veciz ifadelerle şöyle beyan eder:

‘’Madem dünyada hayat var; elbette insanlardan hayatın sırrını anlayanlar ve hayatını su-i istimal etmeyenler, dar-ı bekada ve Cennet-i bakiyede hayatı bakiyeye mazhar olacaklardır. Amenna’’

Elhasıl, poşet, poşet gıdalarla sığındığımız ve gaflet içinde yalnızca cismimizi ve nefsimizi şişirdiğimiz evimize sığan hayat değil, dünyadır.

Hayat ise, hakikatte ancak Helâl dairesine (evine) sığar.

Okunma Sayısı: 1171
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Bülent Bektaş

    20.6.2020 15:03:36

    Tebrikler güzel bir yazı olmuş

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı