"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Emevi Devleti (661-750)

Adil SÖYLEMEZ
18 Haziran 2016, Cumartesi
Hz. Ali şehit edildikten sonra Kûfeliler, Hz. Ali’nin oğlu Hz. Hasan’ı halife seçtiler. Hz. Muaviye de Şam’da halifeliğini ilân etti.

Müslümanlar arasında kan dökülmesini istemeyen Hz. Hasan, Hz. Muaviye ile anlaşarak halifelikten çekildi. Hz. Muaviye, Müslümanlar arasındaki karışıklıkları önleyerek ülkede huzuru sağlamaya çalıştı. Hz. Muaviye iç huzuru sağladıktan sonra kara ve denizden Doğu Roma üzerine, Kuzey Afrika sahillerine, doğuda Maveraünnehir’e, kuzeyde Kafkasya ve Anadolu içlerine ordular sevk ederek fetih hareketlerine başladı.

Hz. Muaviye, İstanbul üzerine de bir ordu gönderdi. Bu ordu İstanbul’u kuşattı (668), fakat kuşatmadan sonuç alınamadı. Kuşatma sırasında daha önce Hz. Muhammed’in (asm) sancaktarlığını yapan Hz. Eyüp El Ensari şehit oldu. Bugün İstanbul’daki Eyüp semtine adını veren Eyyüp El Ensari Hazretleri, aynı semtteki türbesinde yatmaktadır.

Hz. Muaviye ve oğlu Yezid döneminde doğuda Türklerin hâkimiyetinde olan Maveraünnehir, Harzem, Türkistan ve Buhara ele geçirilerek Hindistan’a kadar olan yerler fethedildi. Müslümanlar, Tunus’taki Kartaca’ya kadar olan bölgeleri de fethedince Kuzey Afrika’daki Bizans egemenliği sona erdi. Hz. Muaviye ölmeden önce oğlu Yezid’i halife tayin ederek halifeliği saltanat hâline getirdi. Böylece Dört Halife Döneminde devam eden meşveret ve seçimle yönetime gelme anlayışı son bulmuş oldu.

Kerbelâ Faciası (680): Hz. Muaviye ölünce oğlu Yezid halifeliğini ilân etti. Yezid’in halifeliğini kabul etmeyen Kûfeliler, Hz. Ali’nin küçük oğlu Hz. Hüseyin’i halifeliğe getirmek için Kûfe’ye çağırdılar. Bunu haber alan Yezid, Hz. Hüseyin’in Kûfe’ye gitmesini engellemek için üzerine kuvvet gönderdi. Hz. Hüseyin’in yolu Kerbelâ denilen yerde kesildi. Hz. Hüseyin ve beraberindekileri günlerce kuşatma altında tutarak teslim olmalarını istediler. Bu istekleri kabul edilmeyince Hz. Hüseyin ve yanındakileri şehit ettiler. Bu olay Kerbelâ Faciası olarak tarihe geçti. Hz. Hüseyin’in şehit edilmesinden sonra İslâm dünyasında daha önce baş gösteren ayrılıklar Hz. Ali taraftarları ve Hz. Muaviye taraftarları şeklinde kesin ayrılıklara dönüştü.

Okunma Sayısı: 5427
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali Vefalı

    18.06.2016 18:59:41

    Hz.Ali ve özellikle Muaviye zamanında yaşayan Hasan Basri Hazretleri; Muaviyeyi mahveden dört şeyden ilki, meşru halifeye isyan etmesi(Sıffın savaşında 80 bin ölü), ikinciside Hz. Aliye Basra camisinde buğzetmeyen Peygamberimizin yakın dostu Hz.Hicr ve arkadaşlarının başlarını vurdurmasıdır der. Bediüzzaman ise fitneye meydan vermemek için de, Muaviyenin içtihat hatasından dolayı bir sevap, Hz.Alininde iki sevap aldığını yazar.Ama çok tarihci ve alimlere göre; Muaviyenin sebebiyet verdiği müthiş ayrılık ve düşmanlık şu anda da devam etmektedir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı