Bu dünya hizmet ve hikmet ülkesidir. Bu fânî dünya, sınav salonudur. sıkıntılı ve zahmetlidir.
Sınav gereği; çok şeyler gizli, örtülü, saklı ve sırlıdır. Tılsımlıdır. Ancak bazı şeyler, Kur'ân ve iman nuru ile; ilim, tefekkür ve tevekkülle anlaşılır. Cennet ise kudret ve ücret yurdu olduğundan ve imtihan yeri olmadığından, orada gizli ve saklı bir şey yoktur. Tüm yaratılmalar ani ve def'atendir. Bir muz kopardığımızda hemen yenisi gelir. Dünyada olduğu gibi bir yıl beklemeye gerek yoktur. Orada üzüntü keder, hastalık, elem, yaşlılık, pahalılık ve fakirlik çilesi yoktur. Sınav son bulduğu için, sevap ve günah da yoktur. Her şey mucize gibi bir anda gerçekleşir.
Resûl-i Ekrem Aleyhissalatü Vesselâm, deriden bir tuluk su doldurdu, ağzına üfledi ve dua etti. Sonra ağzını bağladı bir kısım Sahabe'ye verdi. "Ağzını açmayınız. Yalnız abdest aldığınız vakit açınız" dedi. Gitmişler; abdest almak vaktinde ağzını açmışlar. Görüyorlar ki, hâlis bir süt, ağzında da kaymak var." (Mektubat, s.149.)
Bu mucizede olduğu gibi, Cennette de; süt ırmakları, süzülmüş bal ırmakları, sarhoş etmeyen Cennet şarabı ırmakları ve tatlı su ırmakları vardır. (Muhammed Suresi: 15)
Orada her şey; "Kün!" (ol, yaratıl!) Emri ile bir anda gerçekleşecektir.
Hatta insan kendi elbisesi, Cennetin dağı ve taşı ile bile konuşup sohbet edecektir. Cennette insan, bir anda yüzlerce kişiyle aynı anda sohbet edebilecektir. Dünyada bile bunun bir nebze benzeri vardır. Işınlama yoluyla spiker televizyonda yüz binlerce evde haber okumuyor mu?
Cennetin ise her şeyi; daha canlı, daha hârika daha akıllı ve daha şuurludur. Oranın eşyası bile hayat sâhibi, laftan ve emirden anlar ve denileni yapar. "Sen bir ağaca desen, "Filan meyveyi bana getir!"; getirir. Filan taşa desen, "Gel!"; gelir. Madem taş, ağaç, bu derece ulvî bir sûret alırlar; elbette, ekl ve şürb (Yeme ve içme) ve nikah dahi, hakikat-i cismâniyelerini muhâfaza etmekle beraber, Cennetin dünya fevkindeki derecesi nisbetinde, dünyevî derecelerinden o derece yüksek bir sûret almaları iktizâ eder." (Sözler, s. 460.)
Cennet ülkesi; ecir, sevap, mükâfât ve mutluluk yeridir. Altından ve zümrütten sarayları ve diğer nimetleri devamlıdır. Dünyadaki gibi tükenmez.
Peygamberimiz sallallâhu aleyhi ve sellem'e bir adam geldi. "Ey Allah'ın Resûlü! Ben ziraatle uğraşmayı ve çiftçiliği çok seviyorum. Cennette çift sürmek ve ziraatle uğraşmak var mıdır?" diye sordu. Sevgili Nebîmiz: "Evet, senin için o da vardır!" buyurdu ve soru soran Sahabe'yi sevindirdi. Demek ki, insanı sevindiren ve mutlu eden her şey Cennette vardır.
Önemli olan "İÖS"de yani, imanlı ölme sınavında başarılı olabilmaktır. En ehem ve en elzem mesele, tahkikî imanı ve ihlâsı kazanmak ve koruyabilmektir. Sonrası suhûlet ve kolaylıktır.
İman, ihlâs, istikâmet, Kur'ân ve sünnet üzere kalınız.
(Merhum yazarımız İbrahim Günaydın'ın vefat etmeden önce göndermiş olduğu makalelerinden)